Konu:Ceza Muhakemesi Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:55
Tarih:20/02/2019


Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MENSUR IŞIK (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet arkadaşlar, bugün konumuz Türkiye'nin yargı sistemi ve adalet sistemimizin düştüğü durum. Biraz önceki tartışmalardan da bu zaten net bir şekilde anlaşılıyor aslında.

Bugün Dünya Sosyal Adalet Günü. Bugün vesilesiyle ben Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Türkiye'yi bir günde üç ayrı dava dosyasından mahkûm ettiğinden bahsetmek istiyorum. Birinci dava dosyası Kemal Gömi dava dosyası. İşkence ve kötü muameleden dolayı Türkiye'yi mahkûm etti.

Değerli arkadaşlar, ikinci dava Ilımdar Çataltepe davası. Özel mülkiyetin ihlalinden dolayı Türkiye'yi mahkûm etti.

Üçüncü dava dosyası ne? Cem Vakfının davası. Yani camilerin elektriğinin devlet tarafından ödenmesine karşı, Cem Vakfının da açmış olduğu davayla cemevlerinin elektriğinin de devlet tarafından ödenmesi talep edilmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu davayı da kabul etti ve Türkiye'nin düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü ihlal ettiğine hükmetti.

Değerli arkadaşlar, dördüncü dava dosyası da şu: PKK üyesi olmakla suçlanan Ruşen Bayar dosyası. Makul yargılama süresi, avukata erişim hakkının engellenmesi ve adil yargılanma gibi sekiz ayrı hak ihlalinden dolayı Türkiye'yi yine mahkûm etti.

Şimdi sadece Türkiye'nin içerisinde bulunduğu adalet sistemi bu mu arkadaşlar? Yok, maalesef. Ben size Celal Şeker'den bahsetmek istiyorum. Celal Şeker partimizin Muş il yöneticisiydi -düzmece deliller, uydurulmuş deliller- ve hukuka aykırı bir şekilde mahkûm edildi, örgüt üyeliğinden ceza aldı. Değerli arkadaşlar, Diyarbakır D Tipi Cezaevinde yatıyordu. Zaten hastaydı, cezaevinde hastalığı daha da arttı. Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği ve şeker hastalığı vardı. Defalarca hastaneye götürüldü ve üç veya dört ayrı hastaneden "Cezaevinde kalamaz." raporu alınmasına rağmen sizin bu yaratmış olduğunuz yargı sistemi, adalet sistemi kendisini tahliye etmedi. Değerli arkadaşlar, haftanın dört gününü hastanede tedaviyle geçiriyordu ve en sonunda hastanede mahkûm koğuşunda elleri ranzaya kelepçeli bir şekilde hayatını kaybetti. İşte sizin yaratmış olduğunuz yargı bu ey AKP'liler, siyasi iktidarın elemanları, üyeleri; yargınız bu. Celal Şeker öldükten sonra, hayatını kaybettikten sonra Muş'ta taziyesi kuruldu. (Gürültüler)

Arkadaşlar, dinleyin. Lütfen dinleyin, vicdanınız biraz sızlasın.

Celal Şeker'in taziyesinde, babası taziyeleri kabul ettiği için babası hakkında dava açıldı örgüt üyeliğinden. "Neden taziye kabul ediyorsunuz? Neden taziye kuruyorsunuz?" diye.

Ve son bir şey Celal Şeker dosyasına dair: Celal Şeker'in tahliye edilmesi gerektiği düşünüldüğü için Anayasa Mahkemesine başvuru yapıldı. Celal Şeker dokuz ay önce hayatını kaybetmişti, hayatını kaybettikten dokuz ay sonra Anayasa Mahkemesi yapılan başvuruyu reddetti, dedi ki: "Celal Şeker'in hastalığı yok, tahliye edilmesine gerek yok." Oysaki Celal Şeker dokuz ay önce zaten hayatını kaybetmişti.

İşte, arkadaşlar, adalet bir gün sizlere de lazım olacak ve emin olun, size lazım olduğunda bizler yine sizi savunuyor olacağız. O zamanki ruh hâlinizi ve psikolojinizi çok merak ediyorum ve yüzünüzde acaba utanma olacak mı, onu da çok merak ediyorum; buna göz yumduğunuz için, bunu yarattığınız için.

Ben biraz önce Adalet ve Kalkınma Partisinin Grup Başkan Vekili Sayın Zengin'in Selahattin Demirtaş kararını yorumlarken söylediği sözlere bir iki yorum yapmak isterim. Kendisi bir milletvekili, parlamenter, grup başkan vekili ve bir kadın. Kendisine "Siz yalan söylüyorsunuz." demeyeceğim, kültürüm ve nezaketim el vermiyor ama bir gerçeklik ancak bu kadar ters yüz edilebilir. Madem Selahattin Demirtaş için "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tahliye edilsin." demedi, sizin Genel Başkanınız, Sayın Cumhurbaşkanı hemen aynı saatte, iki saat sonra neden "Biz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararını tanımıyoruz ve hamlemizi yaparak gereğini yapacağız." dedi. Ve neden Selahattin Demirtaş'ın dosyasını BAM 700 dosya öne alarak, derhâl, apar topar karar vererek onayladı?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MENSUR IŞIK (Devamla) - Sayın Başkan, toparlayacağım.

BAŞKAN - Toparlayalım.

MENSUR IŞIK (Devamla) - Sayın iktidar, sizler bunu görmeden bunu hissetmeden, adalet duygusunu vicdanınızda hissetmeden, yüreğinizde hissetmeden bu ülkeye adalet gelmeyecektir. Ama emin olun, bu ülkeye adalet geldiği zaman -biraz önce de söyledim- yine bizim grubumuz, adalet geldiği gün partinin ismi ne olur bilemem ama... Çünkü benim sizi görünce, bu yargı sistemini görünce maalesef umudum elbette ki zayıflıyor ama biz büyük umutlarla bu ülkeye mutlaka adaleti getireceğiz ve adaleti getirdiğimizde de sizin karşıtlarınız -karşıtlarınız diyorum- sizi yargıladığında da, sizin gibi muhalifleri yargıladığında da biz yine muhalefet sıralarında oturduğumuzda yine adaletin, hakkın, hukukun savunucusu olacağız, yine sizi savunacağız diyorum. Mağduriyet nerede varsa, haksızlık nerede varsa biz orada olmaya devam edeceğiz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)