Konu:Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:53
Tarih:14/02/2019


Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

AKP iktidarı -on yedi yıldır- yer altı zenginliklerini rahat rahat sömürmek için yeni bir maden yasası daha getirdi. Getirdiğiniz bu yasayla, Türkiye'nin can damarları nasıl kurutulur, iliği nasıl sömürülür, bizlere bir kez daha göstermiş oldunuz.

Bu kanun teklifini hazırlayanlara ve destek olanlara soruyorum: Siz, meslek odalarının, sendikaların, üniversitelerin ve sektörde çalışanların görüşünü aldınız mı? Almadınız çünkü kapalı kapılar ardında, yandaşlarınızın özel talepleri doğrultusunda bu kanunu hazırladınız. İktidara geldiğiniz günden beri, maden sektörünü yabancı sermayenin sömürüsüne sonuna kadar açtınız. Büyük öneme sahip yer altı kaynaklarımızı hızla özelleştirdiniz. Özelleştirme politikalarınızdan yer üstündeki fabrikalar ve yer altındaki millî kaynaklarımız da nasibini aldı.

Hazırlanan bu yasayla madencilik sektöründe sömürünün önünü açtınız. Çıkardığınız yasalarla yabancı şirketler de yer altı servetlerimizi yağmalamak için Türkiye'ye akın ettiler. Binlerce yıllık geçmişiyle birçok medeniyete beşiklik etmiş tarihî şehirlerimizi altın avcılarına yağmalattınız. Madencilik sektöründe yaptığınız her düzenleme, iş cinayetlerinin ve maden kazalarının katlanarak artmasına sebep olmuştur. Başta kömür olmak üzere tüm maden ocaklarında insan yaşamını hiçe saydınız, işçi sağlığı ve iş güvenliğini, madencilikte iş kazalarını gayriciddi bakışla kaderin eline bıraktınız. Bunlar kaza değil, cinayettir. Uyarılarımızı ciddiye alacak araştırma ve soruşturmalardan hep kaçtınız. Maden kazalarındaki artış ve kazaların nedenleri, sermayeye göre çıkardığınız düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. Maden ocaklarında sözde değil özde denetimler yapılmalıdır. Kimi zaman, ölçümü yapılmayan karbonmonoksit oranı, kimi zaman, bakımı yapılmayan cephe asansörü, bazen kapatılmayan inşaat çukuru, bazen de çadırdaki elektrik kaçağı işçilerimizin canını alıyor. Oysa ölümlerin asıl nedeni, madenleri yandaşa peşkeş çekmenizdir.

Bu maden cinayetlerinde her yıl yüzlerce emekçi yaşamını kaybediyor, yüzlercesi de sakat kalıyor. Her yıl yüzlerce emekçinin alın terine gözyaşı ve kan karışıyor. Sizin bu madencilik politikanız yüzünden, üretimi değil, başta Soma, Ermenek, Şırnak olmak üzere maden cinayetlerini konuştuk. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin hazırladığı 2018 Yılı İş Cinayetleri Raporu'na göre 2018 yılında en az 1.923 işçi yaşamını yitirmiştir. Bu işçilerin 66'sı madencilik iş kolunda çalışmaktadır. Madenleri peşkeş çektiğiniz yandaşların, iş adamlarının isimlerini eminim ki ezbere bilirsiniz ama bu ölen 66 maden işçisinin 1 tanesi aklınızda mı?

Başta işletme sahipleri olmak üzere, göz göre göre yaşanan bu katliamlardaki tüm sorumlular derhâl ve etkili bir biçimde cezalandırılmalıdır. Kaçak ve denetimsiz tüm maden işletmeleri derhâl kapatılmalıdır. Ruhsatlı olarak üretim yapılan ocakların işçi sağlığı ve iş güvenliği tedbirleri en üst düzeye çıkarılmalıdır. Özelleştirmeler iptal edilmeli, madencilik sektörü başta olmak üzere taşeronluk ve redevans ile her türlü güvencesiz çalışma uygulamalarına son verilmelidir. İş cinayetleri, sendika örgütlenmelerinin olmadığı, taşeronların üstlendiği iş yerlerinde meydana gelmektedir. Bu gerçek ortadayken taşeron sisteminin devam ettirilmesi ısrarınızı anlayamadık. Başta madencilik sektörü olmak üzere, sendikal örgütlenmenin önündeki tüm engeller derhâl kaldırılmalıdır.

Madencilik sorunlarının yanında şimdi de güncel bir konuya değinmek istiyorum. Malum, şu anda domates, biber, patlıcan kuyruk dönemi başladı. Barış Manço'nun şarkısını yıllar sonra tekrar hatırlattınız. Fiyatları indirmek için Ankara'da, İstanbul'da tanzim satış yerleri açtınız. Şimdi sizlere soruyorum: Vatandaşın cebini yakan benzin, mazot, doğal gaz, elektrik, su fiyatlarını düşürmek için tanzim satış noktaları açacak mısınız; çiftçinin gübresinin, ziraatçının ilacının fiyatını düşürmek için tanzim satış yerleri açacak mısınız?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

MÜRSEL ALBAN (Devamla) - Eğer sermayesiz halkı düşünüyorsanız, bunlar için bir tanzim satış noktası açın, görelim. Dökme suyla değirmen dönmez, bu devran böyle sürmez. Bu kürsüden emekçilerin sözleriyle sizlere sesleniyorum:

"'Yürü.' derler, 'Yürü.' derler, 'Açlığa yürü.' derler.

Kara elmas tabut olmuş, 'Gerekirse ölün.' derler.

Günü gelir, utanmadan, ağlaşana 'Gülün.' derler.

Yalanlara artık sabrım yok."

Boş vaatlere karnımız tok.

Bu kürsüde yaptığım her konuşmanın sonunda olduğu gibi, diyorum ki: Direnin işçiler, direnin maden emekçileri, direnin köylüler, direnin gençler; güzel günler göreceğiz, güneşli günler. Martın sonu bahar.

Genel Kurula saygılar. (CHP sıralarından alkışlar)