Konu:Hdp Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:53
Tarih:14/02/2019


HDP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ HDP GRUBU ADINA RIDVAN TURAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Şimdi, gıda güvenliği ülkemizin çok temel meselelerinden bir tanesi. Çok kabaca ifade etmek gerekirse tarladan tabağa gelene kadar gıda maddeleri sebebiyle meydana gelebilecek istenmeyen durumları, enfeksiyonları, hastalıkları engellemeyi temel almış bir disiplinden bahsediyoruz "gıda güvenliği" derken. Bunun içinde tabii, ürünlerin işlenmesi, depolanması ve bunların kontrolü de dâhil. Fakat bu süre içerisinde, değerli arkadaşlar, son derece yoğun kimyasal kullanımına rastlıyoruz yani özellikle tarla safhasında, üretim safhasında yoğunluklu olarak kimyasalların kullanıldığı biliniyor. Şimdi, size sorsam bu konuda yapılmış araştırma var mı, ne biliyorsunuz diye, büyük olasılıkla kamuoyu, buradaki vekillerimiz de ne yediğimizi, yediğimiz şeylerin içerisindeki pestisit kalıntılarının ne düzeyde olduğunu, bunun insan sağlığına ne düzeyde zararlı olduğunu bilmiyor durumda olacak. Özellikle tarımda pestisitlerin yoğun kullanılmasına bağlı olarak son derece önemli hastalıklarla karşı karşıya kalıyoruz.

Bakın, Avrupa Birliği müktesebatında REACH Tüzüğü var. Bununla tam uyumlu hâle geldikten sonra yapılan gıda denetimlerinde 2017'de 54 firma denetlenmiş ve 6.620 adet olumsuz, sağlıksız, güvensiz ürüne rast gelinmiş. Bir sene sonra firma sayısı yarıya düşmüş, güvensiz gıda sayısı tam 6 kat artmış. Bunların içerisinde de yoğunluklu olarak pestisitler var. Örneğin, basından duyuyoruz, işte, Rusya'ya isot biberi ihraç edildi. İçinde aflatoksin buldu Ruslar ve geri gönderdiler. Hiçbiriniz şimdiye kadar bunların Konya Ovası'nda üzerine benzin dökülüp yakıldığını gördünüz mü? Biz bunları tüketiyoruz arkadaşlar. İhraç ettiğimiz ve kapıdan dönen ürünleri ne yazık ki burada tüketiyoruz.

Şimdi, tam bu noktada Sağlık Bakanlığı 2011-2016 arasında çok önemli bir araştırmaya imza attı. Bu, özellikle Kocaeli, Antalya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli illerini kapsayan yani 5 ili kapsayan çevresel faktör değerlendirmesiydi ve 10 milyon civarında insanın, 1 milyon 300 bin de çocuğun sağlık durumunun kontrolünü esas aldı. Araştırmada özellikle Ergene Nehri'nde meydana gelmiş olan sanayi atıklarının ve çevrede kullanılan pestisitlerin insan sağlığına ne türden zararlar oluşturduğu araştırılmış oldu. Dünyanın en önemli halk sağlığı araştırmalarından bir tanesi ve biliyorsunuz, Bülent Şık bu araştırmaları Bakanlığın açıklamamış olması sebebiyle -2016'da açıklaması gereken sonuçları Bakanlık açıklamadı- Bülent Şık bu sonuçları açıkladı. Gıda güvenliğinin ne kadar yerlerde süründüğünü hep beraber görmüş olduk. Buna karşılık, ne yazık ki Sayın Şık'a on iki yıla kadar, Sağlık Bakanlığının suç duyurusu sebebiyle şu anda ceza isteniyor. Başka bir ülkede olsa omuzlar üzerinde taşınması gereken bir bilim insanı, bu ülkede gerçekleri açıklamış olması sebebiyle cezayla karşı karşıya.

Peki, Sağlık Bakanlığı bu verileri hangi sebeple açıklamıyor? Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı, bu bölgedeki pestisit kalıntılarına yönelik olarak herhangi bir adım attı mı? Cevabını vereyim: Herhangi bir adım atmadı. Ergene'nin temizlenmesine ilişkin herhangi bir adım attı mı? Atmadı. Ergene Nehri sebebiyle, özellikle her dört ölümden 3'ünün kanser sebebiyle olduğu Dilovası ve Trakya'da az önce sözünü ettiğim illere ilişkin herhangi bir çalışma yapıldı mı? Yapılmadı. Dedim ya, on milyon insanın sağlığını ilgilendiren bir durumla karşı karşıyayız ve 66 farklı pestisit araştırılmış gıda güvenliği açısından ve bunların yüzde 51'inde 1'den fazla pestisit kalıntısı yani zehir, yüzde 11,2'sinde 2'den fazla pestisit kalıntısı, yüzde 5,1'inde 3'ten fazla ve yüzde 3,5'unda da 4'ten fazla zehir kalıntısı bulunmuş durumda. Açık konuşmakta fayda var, özellikle Ergene Havzası ve Dilovası başta olmak üzere pek çok bölgede açıkça zehir yiyoruz. Çarliston biberinden yeşil biberine, domatesine kadar bütün ürünlerin üzerinde yoğun miktarda pestisit kalıntıları var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Turan.

RIDVAN TURAN (Devamla) - Ve bunların büyük çoğunluğu hormonal sistemi bozan ve çocukların sağlığını özellikle tehdit eden niteliğe sahip. Yine, arkadaşlar, bölgede 11 su örneğinde kimyasal kirlenme tespit edilmiş, 52 yerleşim yerlerindeki suların içilemez olduğu sonucuna ulaşılmış. Bunları Bülent Şık açıkladı ve başına gelmeyen kalmadı.

Hatırlanacaktır, Çernobil'de de fındıkta, tütünde, sütte yüksek oranda radyasyon çıktığı hâlde dönemin iktidarı bu açıklamayı yapmamıştı. Şu anda da ne yazık ki iktidar Sağlık Bakanlığının elinde olan bu verileri açıklamıyor yani gıda güvenliğinin sağlanması ne yazık ki iktidar eliyle o zaman nasıl engellenmişse şimdi de bu biçimde engellenir durumda. Bu sebeple "Gıda güvenliği mi sermaye güvenliği mi?" sorusu gündeme bir kez daha geliyor.

İktidara önerimiz, sermayenin güvenliğini bir kenara bırakıp halkın, çoluğumuzun çocuğumuzun sağlıklı yaşayabilmesi için gıda güvenliği...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RIDVAN TURAN (Devamla) - ...konusundaki tedbirleri ve önlemleri bir an evvel alması yolundadır.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)