Konu:Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:52
Tarih:13/02/2019


Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Maden Kanunu Teklifi üzerinde görüşmelerimize devam ediyoruz.

Tabii "maden" deyince sermayenin aklına altın gelir, kömür gelir, bakır gelir, para gelir; emekçinin aklına doğa gelir, esnek çalışma gelir, güvencesiz çalışma gelir. "Bu kanun teklifinde emekçiler için ne var?" derseniz, hiçbir şey yok. Ama değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz günlerde, Sayın Cumhurbaşkanı yaptığı bir konuşmada dedi ki: "KİT'lere kadro verdik." Bu madenlerle ilgili oluşturulmuş kamu kuruluşlarının bazıları KİT. Ne yazık ki burada çalışan arkadaşlarımıza kadro verilmedi. Cumhurbaşkanına yanlış bilgi vermişler. Şu an KİT'lerde çalışanlar kadro almadılar. KİT'lerde kadro almayanların yanı sıra, o madene üst düzey bürokratı götüren kamudaki kiralık araç şoförü kardeşlerimiz de kadro almadılar. O madende oluşan kaza sonucu, gittiği hastanedeki hastane bilgi işlemcilere de, hastane görüntüleme merkezi çalışanlarına da, sosyal tesis çalışanlarına da, yemekhane çalışanlarına da kadro verilmedi. Yani taşeronla ilgili yapılan düzenleme ne yazık ki söylendiği gibi bir düzenleme olmadı ve bugün, Türkiye'nin her yerinden, taşeron çalışanlarının bir kısmı işten atıldığı için, bizlere de ulaşıp "Bizim kadro sorunumuz bir an önce çözülsün." diyorlar. Bu Meclisten beklentileri bunlar. Karayollarında çalışanlar, Devlet Demiryollarında çalışanlar, postanelerde çalışanlar, maden ocaklarında çalışanlar, hâlâ taşeron yanında çalışan olarak kaldılar. Oysa verilen söz neydi? Kamuda çalışanların tümüne kadrolar verilerek artık taşeron uygulaması işçiler için kamuda sonlandırılacaktı. Eşit işe, eşit ücret verilecekti, eşit kadro verilecekti. Bu söylenenlerin hiçbiri gerçekleşmedi.

Millî Eğitim Bakanlığında toplum yararına çalışan proje kapsamındaki arkadaşlarımızın kadro beklentileri devam ediyor. Yalnız bugün Millî Eğitim Bakanlığında dahi 4-5 çeşit çalışan tanımı ortaya çıkarıldı. Hizmetli diye bildiğimiz çalışanların yerine kimisi İŞKUR'dan kimisi Toplum Yararına Program'dan alınan ve çalışmaları okul aile birlikleri tarafından da sağlanan işçi çalışanlarımız var. Arkadaşlar, bunların tümünü kadroya alalım. Bir iktidarın devlet anlayışıyla işçileri bu şekilde kadrosuz çalıştırmaları yakışık almıyor. Çalışanların güvencesiz, kıdem tazminatsız, ihbarsız çalıştırılması hak ve adalete de sığmıyor.

Bakınız, ülkemizde çoğu işte geçici ve mevsimlik işçiler var. Bunlar bir yıl boyunca çalıştırılmıyorlar. Belediyelerde ve il özel idarelerinde beş ay yirmi dokuz gün çalışanların dört ay daha çalışmasına hak da tanınmadı. Bunların hepsinden İşsizlik Fonu'na para kesiliyor. Onlara İşsizlik Fonu'ndan işsiz kaldıklarında para verilmiyor ama işverene para aktarılıyor. Yani işçiye "Sana destek olacağım." diye kurulan fonu bile işverenlerin kullanımına sunuyoruz.

Değerli arkadaşlar, belediyelerde çalışan 450 bin işçi ne yazık ki belediye kadrolarına alınmayıp onlar da belediye şirketlerine aktarıldılar. Hâlihazırda bunların çalışma koşulları da taşeron çalışma koşulları gibi. Onlara verilen söz neydi? Sizleri belediye kadrosuna alacağız diyorlardı, almadılar. Keza taşeronda kadroya geçen arkadaşlarımızı da 2020 yılına kadar 4+4'le çalıştırarak toplu iş sözleşmesinden kazandıkları hakları dahi verilmiyor. Emekçilerin ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik koşullarda yaşadığı sorunları bilmeyen milletvekili olduğunu sanmıyorum ama yapılan düzenlemeyle emekçilerin sömürüsü devam ediyor, bu sömürünün hiç kimseye faydası yok.

Bence, bir an önce, verilen sözler yerine getirilsin. Taşeronla ilgili vermiş olduğumuz kanun teklifleri var. Bu kanun teklifleri komisyona gönderilsin, tüm siyasi partiler değerlendirme yaparak sorunu yeniden ele alalım. Kanun hükmünde kararnameyle 1 milyona yakın işçiye kadro verdiğiniz yalanını, bunun olmadığını, gelin, o kanunda, değerlendirmede görelim. Yani söylenen ile alandaki uygulanan bir değil. Şu anda, taşeron nedeniyle, emekliliği nedeniyle ya da yapılan güvenlik soruşturması nedeniyle işinden olanlar var, 4 Aralık tarihi nedeniyle daha sonra işe girip taşeronda kalanlar var. İşçilerin sesine kulak verelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - İşçilerin üretimden gelen, emeğe dayalı çalışmalarının karşılığını verelim. Bu ülkede yaşayanların önemli bölümünün çalışanlar olduğunu da unutmayalım. Onların taşeron uygulamasıyla olan hak gasbını sonlandırarak ülkenin geleceğinin güzel kılınması adına, kardeşçe bir yaşam için, ezilenlerin, işçilerin, emekçilerin sorunlarına Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak sahip çıkalım diyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)