Konu:Maden Kanunu İle Bazı Kanunlarda Ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:49
Tarih:06/02/2019


Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sıra sayısı 41 olan Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşüyoruz.

Burada kanun teklifinde 7 milletvekili arkadaşımızın adı yazıyor. Tabii, bu torba kanun olduğu için 1 milletvekilinin adı yazılsa ayıp olur diye düşünmüşler herhâlde, 7 tane isim yazmışlar. Ama kanunun bütününü incelediğiniz zaman görüyorsunuz ki Bakanlık bürokratları tarafından hazırlanmış ve Meclise getirilmiş. Yani Anayasa değişikliğiyle ortaya çıkan bence ucube durumun somut yansıması. Şimdi, burada milletvekili arkadaşlarımız gündemde halkın var olan sorunlarıyla ilgili kanun tekliflerini getirme yerine, bakanlık bürokratlarının düzenlemelerini buraya kanun teklifi diye getiriyorlar. Adalet ve Kalkınma Partisinin bir alışkanlığı var, her yıl Maden Kanunu'nda bir değişiklik yapıyor. Bu kanun teklifinin 3'üncü maddesinde "Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ihtiyaç duyulması halinde kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması amacı ile bu Kanun kapsamında elektrik üretim tesisleri kurması ve işletmesi ile ticaretinin yaptırılması konusunda görevlendirilen veya kendisine üretim tesisi işletme hakkı devredilen sermaye şirketlerinin sözleşme kapsamında tahsis edilen sahasından kömür alımı yapabilir." diyor. Böyle bir maddeye neden ihtiyaç duyuldu ve milletvekili arkadaşlar niçin böyle bir maddeyi burada kanun teklifi olarak huzurumuza getirdi, açıkçası kendi aramızda da biraz evvel tartıştık. Çünkü buradaki uygulamada satır arasına gizlenen olay, acaba burada enerji üretmek için kömür sahasını işleten firmaların, kendilerinin enerji üretmesi dışında, devlete kömür satıcılığına da mı soyunacağı konusunda bir kaygı açıkçası var. Kömür alımıyla ilgili yapılan düzenleme için Cumhuriyet Halk Partisi olarak "Bu kömür alımı, Elektrik Üretim Anonim Şirketi ve ilgili sermaye şirketi arasında yapılan sözleşmeye devlet alım garantisi uygulanmaz." şeklinde değişiklik önerisini Komisyona arkadaşlarımız getirmesine rağmen kabul edilmedi. Oysa, bu sayede, çöken elektrik devlet alım garantili modelin kömür alımı garantisi modeline çevrilerek EÜAŞ tarafından uygulanmasını ve devlet kaynaklarının verimli kullanılmasını, zarar etmesinin önüne geçilmesini istemiştik; bu öneri dikkate alınmadı.

Değerli arkadaşlar, konu enerji olunca, tabii, Niğde'yle ilgili de Niğde Milletvekili olarak olanları anlatmazsam olmaz. Niğde'mizde bu konuda bekleyen yatırımlar var. Örneğin, Karaman'la birlikte enerji ihtisas bölgesinin Niğde'ye kurulacağı 2015 yılından beri söyleniyor. Bu dönemde, 2019 yılında tekrar devreye alınacaktı ama bununla ilgili hâlâ bir çivi çakılmadı. Bor Enerji İhtisas Bölgesi Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları tahsisi için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ihaleye çıktı; Resmî Gazete'de yayımlanan ihale kararı, gerekçe gösterilmeden, 13 Ocak 2019 tarihinde iptal edildi. 2014 yılında enerji ihtisas bölgesi kurulması Karaman'dan önce de Niğde'de konuşuluyordu; ne yazık ki bundan Niğde mahrum kaldı şu aşamada. Bununla ilgili 2.539 hektar yatırım alanı ayrıldı. Yatırımın ne zaman yapılacağını Niğdeliler soruyorlar.

Yine, Niğde'de özel sektörün bir yatırımı vardı, bu yatırım da güneş panelleriyle ilgiliydi. Bor Karma Organize Sanayi Bölgesi'nde 32 bin metrekare alanda güneş paneliyle ilgili yatırımın da temeli 2016 yılında siyasilerin de katılımıyla atıldı. O günden bu yana bir değişim olmadı; temel, temel olarak kaldı. Bu arada, 23 Haziran 2018'de Resmî Gazete'de burayla ilgili de süper teşvik desteği sağlanan bir karar da alındı. Umarım, dilerim bir an önce bu yatırım bölgeye gelir.

Yine seçim geliyor. Niğde'de petrol aramasıyla ilgili haberler gazetelere düştü. Değerli arkadaşlar, bunu ben Türkiye Petrolleri Anonim Şirketinin Genel Müdürüne sordum, dedim ki: "MTA 'Niğde'de petrol var.' diyor." Bu konudaki KİT toplantısında Genel Müdüre sorduğum soruya verilen yanıt şu: "Kesinlikle Niğde bölgesinde petrol kaya sayacına rastlandı. İşletilmesi olası olmadığı için gittim, mührü ben çaktım, orada petrol yok." E, şimdi bu neyin nesi? Devletin kurumlarının birbirinden haberi yok mu? Keşke Niğde'de petrol çıksa ama olmayan petrol niye hep seçimden önce "Niğde'de petrol aranıyor." diye gündeme geliyor, bunu anlaşılır bulmak da mümkün değil.

Ayrıca, milletvekili arkadaşlarıma tavsiyemdir: Bu ara tarımda yaşanan sorunları hepiniz biliyorsunuz. Yer altından enerjiyle çıkarılan su var. Çiftçilerin bundan dolayı borçları bulunuyor, icralıklar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Milletvekili.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Bu konuda çiftçilerin yer altından çıkardıkları su için enerji borçlarından dolayı yapılandırmaya yönelik bir kanun teklifi de verdim. Milletvekili arkadaşlarımız bunlara destek versinler. Onunla ilgili çiftçilerin sorunlarını en azından kısmen hafifletecek, icralık olanların da mağduriyetini giderecek bu tür kanunlar Meclisimizde gündeme gelsin, bunları görüşelim. İşçinin, çiftçinin, esnafın, köylünün, emeklinin, engellinin beklentileri var; atanamayanların, atanıp da hakkını alamayanların, taşeronların, EYT'lilerin. Bunlarla ilgili bu Meclise kanun teklifleri getirsek de bakanlık bürokratlarının teklifini milletvekilleri getiriyormuş gibi gündeme taşımayıp Meclisimizin çalışmasını verimli kılacak başka alanlara yönelsek daha yararlı olur diye düşünüyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)