Konu:19 Ocak Hrant Dink'in katledilişinin 12'nci yıl dönümüne, 17 Ocak Hakkâri Milletvekili Leyla Güven'in açlık grevinin 71'inci gününü tamamladığına, tecritin insanlık suçu olduğuna ve partilerüstü bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine, insanların seçime olan güvenini sarsmaya hiç kimsenin hakkının olmadığına, Doğu Ekspresi seferlerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:47
Tarih:17/01/2019


19 Ocak Hrant Dink'in katledilişinin 12'nci yıl dönümüne, 17 Ocak Hakkâri Milletvekili Leyla Güven'in açlık grevinin 71'inci gününü tamamladığına, tecritin insanlık suçu olduğuna ve partilerüstü bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine, insanların seçime olan güvenini sarsmaya hiç kimsenin hakkının olmadığına, Doğu Ekspresi seferlerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, 19 Ocak 2007 tarihinde katledilen Hrant Dink'in ölüm yıldönümü. Önümüzdeki günlerde Meclis, çalışmalarına ara vereceği için bugün bir araştırma önergesiyle katillerinin yargılanma sürecini yeniden gündeme getireceğiz.

Hrant Dink'in katledilmeden önce hakkında açılan davanın seyri ile Hrant Dink'i katledenlerin davasının seyri hemen hemen aynı hızla gidiyor. Bu on bir yılda aldığımız mesafe ne yazık ki katledilişiyle ilgili şaibeleri de çok net biçimde güçlendiriyor.

Leyla Güven'in eyleminin 71'inci günü bugün. Elbette ki kişiye özel hukuk nasıl olmazsa kişiye özel hukuksuzluk da aynı şekilde kabul edilemez. Tecrit herkes için suçtur, dolayısıyla da bu insanlık suçunun partiler üstü bir yaklaşımla ele alınması ve bu eylem karşısında daha fazla sessiz kalınmaması çağrımızı bir kez daha yapıyoruz.

Sayın Başkan, dün de somut bazı adresler verdik. Daha önceki gün araştırma önergemiz çok genelgeçer ifadelerle reddedildi. Birtakım adresleri, sokak numaralarını, kapı numaralarını ve bu küçücük adreslerde yüzlerce seçmenin kayıtlı olmasını dikkate sunduk ama işte "Buralar garnizon." falan denilerek konu geçiştirildi. Tekrar, bir kez daha hatırlatıyoruz çünkü bu konu önümüzdeki dönem başka kaosları, başka krizleri beraberinde getirecek. Bu atmosferde gidilecek bir seçim şimdiden tartışmalı hâle gelecek. İnsanların sandığa olan, seçime olan güvenini, umudunu, karamsarlığa dönüştürmeye, inançsızlığa dönüştürmeye hiç kimsenin hakkı yok. Bu sadece bir muhtarın kazanması, bir belediye başkanının kaybetmesi meselesi değil; bir bütün olarak ülkenin, siyaset kurumunun, demokrasinin kaybı olacak.

Bakın, Beytüşşebap'ta sadece son aylarda Mersin, Adana, Antep, Hatay gibi illerden tek bir adrese 500 seçmen taşınmış. Kim tarafından taşındığı, kimin akrabası olduğu, hangi aday tarafından organize edildiği çok açık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Dolayısıyla, bu tip iddialarımızı elbette ki biz Seçim Kuruluna dilekçe vererek, hukuk komisyonlarımız tarafından, seçim kurullarındaki temsilcilerimiz tarafından gündemleştiriyoruz ama bu konu, sadece teknik bir konuymuş gibi, sadece bireysel bir durummuş gibi sorumluluk üstlenmeden, siyaseten gereğini yerine getirmeden üstü örtülecek bir konu değil. Elimizde çok somut biçimde Bitlis Hizan ve Ahlat'ta, Van Gürpınar'da, yine Ağrı, Muş merkezlerde çok sayıda bu şekilde organize işler var; tırnak içerisinde ifade ediyorum. Kars'ta Yusuf Bey Caddesi 54/3 adresinde 119 yeni kayıt var. Bir adres, bir daire; kamu kurumu değil, misafirhane değil. 119 kişi nasıl bir ilgiyle Kars'a son anda kayıtlarını taşımışlar, nasıl bir Kars sevgisidir, herhâlde herkes bunu tahmin eder.

Sayın Başkan, son olarak da -biraz önce dile getirildiği için ben de ifade etme ihtiyacı duyuyorum- evet, Doğu treni, Doğu Ekspresi son dönemde neredeyse şehrin ekonomisine katkı sunan tek uygulama.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Şehirdeki küçük esnafı, otelleri, restoranları canlandıran, şehri hareketlendiren tek şey ve şehirdeki esnaf diyor ki -biraz ironik bir durum ama- "Devletin seksen yılda yapmadığını gençler 'selfie'yle yaptılar." Bu tren zaten on yıllardır var. Ben de çocukluğumda biniyordum, uzun yolculuklar yapıyorduk. Ama gençlerin 'selfie'yle yaptığını organize etmeyi bile beceremiyoruz. Yirmi dört, yirmi beş saatlik yolculuk ne yazık ki otuz altı saati buldu artık. Yani bir yola çıktığınızda yüzde 5, yüzde 10, elbette iklim koşulları, teknik arızalar, gecikme olur ama neredeyse rutin biçimde artık bu yolculuk Ankara'dan otuz altı saati bulmuş durumda ve bir negatif algı oluşmaya başladı. Akşam otele girecek olanlar sabahleyin ancak şehre varabiliyorlar. Dolayısıyla hani bir katkı sunamıyoruz, bari hiç olmazsa bu kendiliğinden oluşan motivasyonu engellemeyelim, kesmeyelim.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Bilgen.