Konu:Vergi Kanunları İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:46
Tarih:16/01/2019


Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 64'üncü maddede Helal Akreditasyon Kurumuyla ilgili bir düzenleme yapılıyor. Özünde, Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişten sonra, daha 2017 yılında çıkarılmış olan düzenlemenin bir değişik versiyonu diyelim; o uygulamaya geçiyoruz. Ama benim burada üzerinde durmak istediğim şu: "Helal" "haram" kavramları, önemli kavramlar. Bu kanun ilk çıktığı zaman burada, Bakan, 36 İslam ülkesine satışta bu yöntemle sağlanabilecek avantajlara değinmişti. Tabii, buraya baktığımız zaman, yurt dışına satılacak helal ürünlerle ilgili düzenlemeyi düşünmek iyi de Türkiye'de ne yiyoruz, ne içiyoruz, ne hâldeyiz; ona da bakmak gerektiğini düşünüyorum.

23/3/2018 tarihinde en son Tarım Bakanlığının açıkladığı listede yer alan bazı ürünleri bu saatte sizinle paylaşayım: Köfte -dana, kuzu- etinde tek tırnaklı eti tespit ediliyor. Hazır kıymada, kıyma harcında, kıymalı pide harcında, kıyma kuzu etinde... Bunlar, tek tırnaklı hayvanlar at ve merkep. Bunun yanında, kuru köftede, sebzeli pişmiş köftede, ısıl işlem görmüş dana sucukta domuz eti tespit ediliyor. Keza sütte, yağda, aldığımız peynirde nişasta ve bitkisel yağ olduğu ortaya çıkıyor. Sizlere tavsiyem, Tarım Bakanlığının sitesine girin, bunlardan bazıları sizin çocuklarınızın da gittiği yerlerden oluşuyor. Ama ne yazık ki bir yıldır bu konuda Bakanlığın yapmış olduğu denetimlerle ilgili bir açıklama yok. Balda, zeytinyağında, baharatta -isotu, kırmızı biberi boyayıp satıyorlar- enerji içeceğinde, çikolatada, bitki çayı ve kahve ürünlerinde, takviye edici gıdalarda, süt ve süt ürünlerinde kısacası insanlarımıza şu anda yedirilenlerin takibi gerekiyor. Gıda ürünleri, bildiğiniz gibi merdiven altı üretime de hızla kaymakta. Yokluk ve yoksulluğun artmasıyla insanlarımız da ne yapsınlar ucuz buldukları bu ürünleri alıyorlar. Ama bunun ahlaki ve vicdani sorumluluğu iktidarda. Bu anlamda denetimlerin artırılması gerekiyor. Vatandaş helalden, haramdan vazgeçti ne yiyecek, ne içecek, o konuda sıkıntı var. Enflasyonun bu kadar arttığı ülkede alım gücü düşünce doğal olarak da kalitesiz, içeriği belirsiz ürünleri de kullanmak durumunda kalıyor. Bu anlamda, yurttaşların Bakanlığa yapabilecekleri şikâyetlerin ötesinde, laboratuvarlarda inceleme yapılması için gittiklerinde ücret talep ediliyor. Aldıkları ürünün denetimi daha pahalı. Bunun için, tüm belediyeleri ve bölge illerdeki tarım müdürlüklerini en gelişmiş laboratuvarla donatmamız da gerekiyor. Burada liste var, farklı şehirlerde, isimlerini okursam şaşkınlığa uğrarsınız. Öyle işler yapılıyor ki, adını "Hicret" koymuş, adam domuz etini kullanmış, "Osmanlı kavurma" diyor at, eşek eti kullanmış. Bir de adını "Hicret" koyuyor "Osmanlı" koyuyor, oradan malı götürüyor. (CHP sıralarından alkışlar) Onun için, bu konularda yapılması gerekenlerin olduğu bir gerçek. Doğru, Helal Akreditasyon Kurumunun düzenlemeleriyle yurt dışına ürün satmanın yollarını arayalım ama bu ülkede yaşayan 80 milyon insanın da yediğinin, içtiğinin içeriğini kontrol edelim. Sağlıklı ürünlerin denetim sonunda insanlara erişmesini sağlamanın sorumluluğunu taşıyanların bunları açıklaması ve bir an önce de geçen yıl mart ayından bugüne kadar yapılmayan denetim sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerekiyor. Biliyorsunuz bu kanunda Mecliste bir düzenleme yapıldı, ona göre de bu konuda belli aralıklarla kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekli. Türkiye'nin bütününde olmasa da ben burada baktığım zaman, Trakya'dan Doğu Anadolu'ya kadar farklı illerde gerek at, eşek gerek domuzun insanlara yedirildiğini gördüm. Bundan da bir milletvekili olarak üzüntü duyup uyarı görevimi yapmak istiyorum.

Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki: Bildiğiniz gibi, Adalet ve Kalkınma Partisi, 2006 yılında, Sayın Cumhurbaşkanı o zaman Başbakanken, domuz etinin kasaplık hayvan olmasını bir yönetmelikle düzenledi. Onun için bunun kasapta satılmasının artık bir mahzuru yoktur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Gürer, sözlerinizi bağlayın.

Buyurun.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Domuz etinin kasapta satılması Adalet ve Kalkınma Partisi eliyle kabul edildi. Eğer bunu biz yapsaydık hangi köye gitsek yurttaş yakalardı bizi, "Ya, siz domuz etini de kasaplık hayvan yaptınız." derdi. Ama Adalet ve Kalkınma Partisi yapınca onu da size sormuyor. Onun için o anlamda bir sorun yok, düzenlemeyi yaptınız ama ben veya bir yurttaş, böyle bir tercihi yoksa, dana eti yiyorum diye, koyun eti yiyorum diye domuz eti yemesinin de hak ve adalet olmadığını düşünüyorum, bunun da sizler tarafından kabul edilecek bir durum olmadığını da düşünüyorum.

Bu bağlamda, yapılacak düzenlemelere de gereksinim olduğu gibi, Tarım Bakanlığının bu anlamda sorumluluğu var. Tarım Bakanlığı denetimlerini sıklaştırsın, kime, ne yediriliyor ne içiriliyor bunları bir kontrol altına alsın diyorum.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)