Konu:Vergi Kanunları İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:46
Tarih:16/01/2019


Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

İRFAN KAPLAN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye, sendikal hak ve özgürlükler bakımından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında. AKP Hükûmetiyle birlikte Türkiye'de sendikalaşma değil, sendikasızlaşma süreci işliyor. AKP'nin Türkiye'yi devraldığı zamanki sendikalaşma oranı yüzde 57 iken son on altı yılda işçi sayısı 3 kat arttı ve sendikalaşma oranı yüzde 12'ye düştü. 15 milyon sigortalı çalışan var. Grev ve toplu sözleşmelerden faydalanan çalışan sayısı 700. Her 100 işçiden sadece 12'si sendikalı, sendikalı işçilerin de sadece yüzde 7'si toplu iş sözleşmesinden yararlanabiliyor.

Sendikalaşmanın önündeki engellerden bir diğeri de grev hakkının kısıtlanması. Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi'nde yaklaşık 50 bin kişi işten çıkarıldı.

İşçi Bulma Kurumu verilerine göre, işsizlik maaşlarından yararlanan kişi sayısı 11 bin civarında. On altı yıllık AKP iktidarı döneminde toplam 16 grev yasaklandı, 60 bine yakın işçi bu yasaklardan etkilendi.

Sendikalaşmanın önündeki en önemli engellerden biri de özelleştirmedir. Son on altı yılda 11 liman, 90 elektrik santrali, 41 işletme, 11 otel, sosyal tesis, 37 maden sahası özelleştirildi. Yapılan özelleştirmelerle cumhuriyetin birikimleri yok edilirken emekçiler de mağdur edildi.

Medyayı, bürokrasiyi, hukuku kendi tekeline dönüştüren AKP'nin sendikalarda da aynı politikayı izlediğini görüyoruz. AKP iktidarı tüm bunların yanında kendi yandaş sendikacılık anlayışını ilerletti, kendi bünyesinde ve güdümlü sendikacılık anlayışını destekledi.

Değerli arkadaşlar, işçiler, AKP eliyle açlığa, yoksulluğa mahkûm edilmeye devam ediliyor. Enflasyon oranının yüzde 25'leri gördüğü, açlık sınırının 2 bin TL'yi aştığı, aylık elektrik, doğal gaz ve su faturalarının 500 TL'yi geçtiği, en temel besin maddelerinin emekçi sofralarında âdeta lüks olduğu bir dönemde 2.020 TL asgari ücret, işçiye, emekçiye zammı değil, zulmü hedefliyor.

Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde asgari ücret 1 Ocaktan itibaren 2.200 TL oldu. Partimizin asgari ücretin 2.200 TL olması ve asgari ücretten vergi alınmaması yönündeki teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında hâlâ bekletiliyor.

Değerli arkadaşlar, 2017'de resmî işsizlik oranı yüzde 11 iken, 2018'de bu yüzde 12'leri buldu. 5 milyon 300 bin gencimiz evde oturuyor. Kadın işsizliğin oranı bu yıl yüzde 19'larda. Sadece 2018 yılının Eylül ve Ekim ayları içerisinde 10 bine yakın işçi işten çıkarıldı. "İşsizlik Fonu" adı altında verilen fon, işsizlere değil işverene cömert davranıyor. Geçtiğimiz kasım ayında fondan işsize 500 milyon, işverene 1 milyar 200 milyon TL ödendi.

Değerli arkadaşlar, Türkiye iş kazalarında da dünyada 3'üncü, Avrupa'da ise 1'inci sırada. Bu ayıp bize yeter, bunu değiştirmek insan olarak vicdani sorumluluğumuzdur. 2018 yılında 2 bine yakın işçi, çalışırken yaşamını yitirdi. Denetimsizlik, güvencesizlik ve kâr hırsı bu yıl da işçilere ölüm olarak geri döndü. Adına da "kader" ve "fıtrat" denildi. Eğitim görmesi gerekirken çalışmak zorunda kalan en az 70 çocuğumuz iş kazalarında öldü. Yaşamını yitiren işçilerden yüzde 95'i ise sendikasız işçilerden oluştu.

Değerli arkadaşlar, taşeron işçilere kadro düzenlemesi, taşeron işçileri bir kez daha güvencesizliğe mahkûm etti. 275 bine yakın işçi herhangi bir sebep gösterilmeden kadro düzenlemesinin dışında kaldı. 450 bin belediye işçisine kadro hakkı tanınmadı, bunun yerine işçiler belediye şirketlerine geçirildi. Güvenlik soruşturmasına takılan işçiler ise işten atıldı. Daha önce yine gündeme getirmiştim, Gaziantep'te kapatılan çadır kentlerdeki taşerondan kadroya geçirilen işçilere verilen sözler tutulmadı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın sözlerinizi Sayın Kaplan.

İRFAN KAPLAN (Devamla) - Başka illere mecburi tayin edildiler. Asgari ücretle nasıl geçiniyor bu insanlar, hiç düşündünüz mü?

KİT'lere kadro sözü verildi ancak bu söz tutulmadı. 80 bin civarında KİT çalışanına kadro hakkı tanınmadı.

Değerli arkadaşlar, AKP'nin işçilere ve sendikalara olan tutumu ortada. Mensubu olduğum Cumhuriyet Halk Partisinin bir vekili olarak her zaman işçilerimizin, emekçilerimizin yanında olacağımızı bir kez daha buradan belirtmek istiyorum. Emeği, emekçiyi, işçinin haklarını koruyan, yandaş değil vatandaş için görevini yapan tüm sendikaların Cumhuriyet Halk Partisi olarak yanındayız.

Saygılar sunuyorum. Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)