Konu:Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:46
Tarih:16/01/2019


Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

FİKRET ŞAHİN (Balıkesir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Ben de 37 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 44'üncü maddesi hakkında görüşlerimizi ifade edeceğim.

Efendim, tabii, bu kanun imalat sanayisine yönelik yatırım teşvikleri ve kurumlar vergisi indirim oranlarının nasıl uygulanacağına yönelik bir düzenleme içeriyor. 2006 yılında kabul edilmiş bir kanun, 2017 yılında da geçici 9'uncu maddeyle bu süreler, iki yıllık teşvik süresi, 2017 ve 2018 yılındaki teşvik süreleri iki yıllığına uzatılıyor; daha sonra da şu anda konuşmuş olduğumuz maddeyle de bu süre bir yıl daha uzatılmak isteniyor ve Cumhurbaşkanına da beş yıl süreyle bu yatırım teşviklerindeki oranlar konusunda yetki veriyoruz.

Tabii, burada asıl konuşulması gereken konu şu: Yani bu yatırım teşvikleriyle ilgili bu düzenlemeler, bu oranlardaki oynamalar, artışlar, indirişler, vergi indirimlerindeki artışlar acaba faydalı olmuş mudur olmamış mıdır? Tabii, buradaki sorunun cevabı şu ki: Eğer yararlı olmuş olsaydı şu anda ekonominin ve sanayinin durumu bu hâlde olmazdı, şirketler ardı ardına bu kadar konkordato ve iflas kararı almazlardı.

Bakınız, daha geçen hafta yayınlanmış olan Sanayi Üretim Endeksi'ne ait bir grafiği sizlerle paylaşmak istiyorum. Bakın, 2017 yılı grafikler iniş çıkışlı, 2018 yılından itibarense tamamen inişe geçmiş durumda; yoğun bakımda yatan bir hastanın kalp grafisine bakarsanız bu hasta ölümcül durumda ve bir an önce acil müdahaleye ihtiyacı var.

Efendim, sanayicinin -sorduğumuz zaman- 2019 yılına ait beklentileri maalesef olumlu değil, kendisini âdeta üvey evlat gibi hissediyor. Alın teri dökerek, yıllarca büyük emek harcayarak kurmuş oldukları elli yıllık, yüz yıllık şirketler maalesef son buluyor. Sanayici, bırakın yatırım yapmayı, yaşam mücadelesi verme durumunda, ayakta kalmaya çalışıyor. Sanayici, bir taraftan döviz kurunun yüksek olması nedeniyle pahalı ithalat yapıyor, diğer taraftan da kredi faizlerinin yüksek olması sebebiyle borçlarını ödeyemiyor, kredi kullanamıyor. Sonuç olarak sanayicimiz, öz kaynaklarını her gün giderek yitiriyor ve yaşamda ayakta kalma mücadelesi veriyor. Sizlerden bu şekilde geçici bir madde değil, iktidardan ayakta kalabilmek için, borçlarını ödeyebilmek için finansal destek kredisi bekliyor sanayicilerimiz.

İthalata dayalı dolarkolik olmuş ekonomi modeliyle ve bir iki yıllık böyle kısa vadeli sürelerle yapılacak olan teşviklerle, geçici ve ciddi olmayan yöntemlerle sanayimizin gelişemeyeceği açık. Öngörülü, daha ciddi ve uzun vadeli yatırım planı programlarına ihtiyacımız var. Bu yasa teklifinin buraya gelmesi bize bir öngörüsüzlüğün ve plansızlığın da göstergesi. Zaten mevcut yönetim öngörülü olmuş olsaydı bu kadar kandırılmazdı diye düşünüyorum. Tabii bundan önceki kandırılanlarla ilgili pek çok söylenti burada gerçekleşti, konuşuldu. Ben bununla ilgili değil ama sanayiyle ilgili olması açısından 2018 yılının enflasyon rakamıyla ilgili de bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Bakın, 2018 yılında enflasyon tahmininiz yaklaşık olarak yüzde 7 civarında iken 2018 yılının sonunda bu enflasyon tahmininiz yaklaşık olarak yüzde 20,3; yani yüzde 10-20 şaşmıyorsunuz, yüzde 300 oranında bir şaşma var enflasyon rakamında, yüzde 300 oranında. Yani bu öngörüsüzlüğe sonuç olarak bir de plansızlık eklendiği zaman tabii sanayicinin ve toplumun hâli daha da vahim hâle geliyor. Bu plansızlığa bir örnek vermek istersek, bakın, şu konuştuğumuz torba yasa dahi bir plansızlığın göstergesi. Adı üzerinde, torba; yani düzensiz bir noktadayız. Yani alıyoruz elimize gelen ne varsa torba dediğimiz nesnenin içine yığıyoruz. Yani düzensiz bir yasalaşma faaliyeti içindeyiz.

Bakınız bir örnek vereceğim. Geçen hafta çarşamba günü buradayız, saat 19.00 gibi bir mesaj geliyor "Efendim, yarın saat 11.00'de Plan ve Bütçe Komisyonunda yeni bir torba yasayı görüşeceğiz..." Gece saat ikide buradan ayrılıyoruz ve Plan ve Bütçe Komisyonundaki görevli arkadaşlarımız Komisyona başvurup diyorlar ki: "Biz hazırlık yapmak için zaman istiyoruz sizlerden, uzmanlara danışacağız." İnanın ertesi gün ben de gittim Plan ve Bütçe Komisyonuna hiçbir plan, hiçbir program yok. Yani pek çok yasa teklifi hiç danışılmadan, sakat şekilde önümüze geliyor. Yani korkarım ki en planlı, en düzenli olması gereken komisyon Plan ve Bütçe Komisyonu yakında ismini....

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi bağlayın Sayın Şahin.

FİKRET ŞAHİN (Devamla) - Yakında bu plansızlıkla Plan ve Bütçe Komisyonunun ismini herhâlde Plansız Bütçe Komisyonu olarak değiştirmek zorunda kalacağız. Bizler halkımızın ihtiyacı olan yasaları burada hazırlarken onlara özenli bir şekilde davranmak durumundayız. Yani bir şeyi yapalım, bir eksiği giderelim derken daha büyük mağduriyetlere sebep oluyoruz.

Bir örnekle sözümü tamamlayacağım. Önceki torba yasaların içinde vardı emekli hekimlerin maaşlarının düzenlenmesiyle ilgili fakat o yasa teklifinde sadece Emekli Sandığından emekli olan ve çalışmayan hekimlerin maaşlarıyla ilgili düzenleme vardı. Fakat BAĞ-KUR'dan ve SSK'den emekli aynı yıl emek harcamış, aynı süre görev yapmış hekimler maalesef bu yasa teklifi dışında bırakıldı ve mahrum bırakıldı. Yani bir taraftan onaralım derken diğer taraftan daha büyük bir mağduriyete sebep oluyoruz ve bu yasa yapma çalışmalarının daha titizlikle yürütülmesini yüce heyetinizden istiyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum efendim, sağ olun. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)