Konu:(2/976) esas numaralı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/16) münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:45
Tarih:15/01/2019


(2/976) esas numaralı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/16) münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda değişiklik yapılması için verdiğim kanun teklifi, ülkemizde emeklilikte yaşa takılanlar olarak bildiğimiz ve ciddi mağduriyet yaşayan kesimin sorunlarını ortadan kaldırmak için verilmiştir. Bu teklifle, emeklilikte yaşa takılanların ülkemizde uğradığı haksızlığın giderilmesi amaçlanmaktadır.

1999 yılında emeklilik yaşı olmayan kanunla ülkemizde emekli olunuyordu. Yani sigorta ve prim gün sayısını dolduranlar emekliliğe hak kazanıyorlardı. O günün koşullarında yaş sınırı getirildi, ardında da 2008 yılında bu yaşla ilgili düzenleme 65 yaşına kadar yükseltildi. Keza, bu konuda mağdur olan kesimin emeklilikle ilgili 2008 yılından sonra ücretlerinde yapılan düzenlemede de geriye dönük bir uygulama gerçekleşti.

Değerli arkadaşlar, emeklilikte yaşa takılanların talebi: Kendi ödedikleri prim ve doldurdukları gün sayısıyla hak ettiklerini istiyorlar yani ek bir talepleri yok. "Biz çalışarak bunu hak ettik, hakkımız verilsin, mağduriyetimiz giderilsin." diyorlar. Orta ve ileri yaşlarda işini yitirenler gittikleri zaman bir işe girmeye, işveren diyor ki: "Sen yaşlısın, işe alamam." Devlet "Sen gençsin, seni emekli edemem." diyor. Bu insanlar açlıkla karşı karşıyalar. Eğer bir evin bir geliri yoksa, emeklilikte yaşa takılan da işsiz kalmışsa o evdeki insanların mağduriyeti daha da katlanıyor. Ayrıca bunlar, doğal olarak, sigortayla ilgili prim yatıramadıkları için sağlık hizmetinden dahi yararlanamıyorlar. Suriyelilere tanıdığımız hakkı dahi bunlardan esirgiyoruz.

Bildiğiniz gibi, şu anda emekli olanların maaşları yukarı doğru değil, aşağıya doğru gidiyor. Adalet ve Kalkınma Partisinin düzenlemesine göre, bu böyle devam ederse 65 yaşına geldiğinde arkadaşlar, bırakın maaş almayı, bir de borçlu çıkabilir; bu anlayış onları daha da sorunlu hâle getirebilir. O anlamda, bu sorunu birlikte çözmemiz gerekiyor.

Komisyona gönderilmesi için teklifimizi verdik, bekledik, bugüne kadar gelmedi ama komisyona gitseydi, bütün partilerin ortak bir çözüm üretimiyle buraya gelseydi, bu kanun bütün partilerin de talebi doğrultusunda gerçekleşseydi, bu mağdur olan kesimleri el birliğiyle mutlu etmiş olacaktık.

Değerli arkadaşlar, çalışanların hakkını nedense Adalet ve Kalkınma Partisi görmezden geliyor. İşçinin, çiftçinin, memurun, BAĞ-KUR'a ödediği primiyle esnafın hak ettiği bir olayı duymazdan gelmemiz mümkün değil. Bugün Türkiye'nin her yerinde bu kardeşlerimiz örgütlü olarak talepte bulunuyor, bütün milletvekillerimize de durumu yansıtıyorlar. Gelin, bu yanlışı düzeltelim. Geriye doğru işletilmiş, dünyada örneğine çok rastlanmayan bir düzenlemeyle kendi çalışanlarımız mağdur kaldı. Bundan vazgeçmemiz gerekiyor. Bu kanun teklifim yasalaştığında -destek verirseniz- şu anda emeklilikte yaşa takılıp emekli olamayanların tümünün emekliliği gerçekleşmiş olacak. Bu insanlar umutla bunu bekliyor. Verdiğiniz emekli ücreti zaten asgari ücretin de altında. Yani bu, onların mutlu olmasını sağlayacak bir rakam değil ama hak edişlerini istiyorlar. Bunların sayısı kaç? Soruyoruz, bize ciddi bir rakam olarak söyleyen de yok; herkes kafasına göre takılıyor, Sayın Cumhurbaşkanı da hakkını arayanlara "türedi" diyor. Oysa bunlar sizin, bu ülkenin yurttaşı.

Biraz evvel işçilerin de temsilcileri bulunan 20 arkadaşımızın Meclise girmesi dahi İdare Amirince yasaklandı ama Meclis Başkan Vekilinin girişimiyle 20 arkadaşımızı buraya zorla aldık. Burada ne yazıyor? "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir." yazıyor. Mustafa Kemal Atatürk bu Meclisin varlığını yalnız milletvekilleri için sağlamamış ki, yurttaş da gelip tribünlerden kim ne yapıyor görmek istiyor. (CHP sıralarından alkışlar) Hangi parti halkın yanında, sorunlarına iniyor, onlar için çözüm istiyor, vatandaşların bilme hakkı yok mu? Ne demek vatandaşlara Meclisi kapatmak? Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Bravo.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Emeklilikte yaşa takılanların mağduriyetini giderecek bu kanun teklifine Meclisteki tüm arkadaşlarımın destek vermesini ve bu mağduriyetin bugün sonlandırılmasını talep ediyorum. Bunu, bir milletvekili olmadan öte, bir yurttaş olarak istiyorum. Çünkü meydanlara, sokaklara gittiğimiz zaman yaşanan mağduriyeti bizlere nakleden o insanların durumunu gidin bir görün. Ülkenin içinde bulunduğu koşullarda, enflasyonun her geçen ay arttığı; yokluğun, yoksulluğun büyüdüğü yerde bir emekli maaşını bu yurttaşlarımıza çok görmeyelim diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Gürer, bir dakika daha süre veriyorum size.

ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Emeklilikte yaşa takılanların sesine kulak verin diyorum. Bunların da oy hakkı olduğunu unutmayın. Eğer böyle giderseniz 31 Mart seçimlerinde ne kadar olduklarını, kim olduklarını size göstereceklerine ben inanıyorum. Onun için, gelin bu kanun teklifimize olumlu oy verin diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar; İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Gürer.