Konu:Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:44
Tarih:10/01/2019


Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülen teklifin 24'üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum.

4342 sayılı Mera Kanunu'nun 14'üncü maddesinde yeni bir düzenleme yapılıyor. Bu düzenlemeyle 2004 yılından bugüne kadar Adalet ve Kalkınma Partisinin farklı torba yasaların içinde getirdiği ve 9 kez meraların sınırlandırıldığı örneğin biri daha gerçekleşiyor.

Ülkemizde ne yazık ki meralar giderek azalıyor. Cumhuriyetin ilk yıllarında 46 milyon hektar mera alanı varken, TÜİK'in hesaplamalarına göre 14,6 milyon hektara kadar gerilemiş olan mera alanımız, farklı araştırmalara göre 11 milyon hektara kadar düşmüş bulunuyor. Bu gidiş hayvancılık için de ülkenin doğal dengesi için de olumlu bir gidişin yolu değil. Mera alanlarının yok olması demek hayvancılığın yani besiciliğin de giderek yok olması demek. Farklı torba yasaların içinde meralara göz dikerek her seferinde farklı bir amaç uğruna bu meraları yok etmenin kime ne faydası olacak? Yalnızca rant için bu alanların kullanılması ülkenin geleceğinden çalmaktır. Çocuklarımızın, gençlerimizin, gelecekte bu topraklarda yaşayacakların hakkını bugünden gasbediyoruz, yok ediyoruz. Toplulaştırma adına yapılan düzenlemelerde, farklı uygulamalarda mera alanlarının bir tarafından yok edilmesi devam ediyordu, bu kez de yasal düzenlemelerle bunlara kılıf da uyduruluyor.

Değerli arkadaşlar, Adalet ve Kalkınma Partisinin ne yaptığını ben bugüne kadar anlayamadım. Söyledikleri farklı, yaptıkları farklı, alanda insanlara anlattıkları farklı. Sayın Cumhurbaşkanı, yerel yönetimlerle ilgili toplantıda deniz kenarlarını, ormanları betona çevirme gayreti içinde olanların varlığına dikkat çekiyor. "Şu para var ya nelere muktedir, bu kapitalizm nelere muktedir; orman morman ne var ne yok kesiyor, atıyor, götürüyor." diye konuşuyor, "Doğa şöyle olmuş, böyle olmuş, umurlarında değil." diyor.

Değerli arkadaşlar, bu tanımlama üzerine şunu sormak gerekmez mi: Daha geçen yıl mart ayında orman alanlarının deniz kenarlarında vasfını yitirdiği gerekçesiyle bu Mecliste kanun geçirip deniz kenarlarındaki orman alanlarının imara açılmasının yolunu kim açtı? Daha bir yıl önce bu Meclisten bu konuda kararı kim geçirdi? Şimdi de merayla ilgili yapılacak düzenleme için Sayın Cumhurbaşkanı çıkıp "Mera alanlarını biz artırdık." diye yerel seçimlerden önce konuşursa artık yadırgamayacağım. Çünkü çıkan kanunlardaki amaçlananla Sayın Cumhurbaşkanının söyledikleri birbiriyle örtüşmüyor. Burada bir yanlış var. Ya Cumhurbaşkanının söylediklerini, imzaladığı kanunda, danışmanları farklı aktarıyor ya da bu gerçeği bile bile çarpıtıyor.

Mera alanlarının yok olması bu ülkede hayvancılığın geleceğinin yok olmasıdır. Bakınız, bugün yem fiyatları almış başını gidiyor, süt inekçiliği yapan besiciler hayvanlarını kesmek için kesimhanelere götürüyorlar, orada sıra olduğu için süt ineğini kestiremiyorlar. Çünkü yem fiyatları nedeniyle sütten para kazanamaz duruma geldiler. Bunun nedeni şu: Eskiden mera alanlarına hayvanlarını götüren besici, yazın dahi mera alanı kalmayınca kapalı alanda hayvanını beslemek durumunda. Hayvanını kapalı alanda besleyen besici on iki ay ona yem veriyor, on iki ayda yemle beslenen bir hayvanın maliyeti artıyor, o nedenle sıkıntı büyüyor. Mera olmazsa hayvancılık olmaz. Ülkemizin içinde bulunduğu durumda değerlerimizi tek tek tüketiyoruz. Mera alanına göz dikiyorsunuz, ormana göz dikiyorsunuz, barajlara göz dikiyorsunuz; satacak kala kala bunlar kaldı, ülkeyi varlığıyla toptan satar duruma getiriyorsunuz, yabancıların eline geçiriyorsunuz. Bakanlara soruyorum, ülkemizde mülk alanları soruyorum, arazi alanları soruyorum... Yabancılar için bu ülke cennet hâline getirilmiş. Ama yapılanın doğaya, çevreye, geleceğe faydası var mı? Faydası yok. Kime faydası var? Ranta faydası var. Bu, bir yanlış anlayıştır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak mera alanlarının yok edilmesine karşı çıkıyoruz, onun için de buna "hayır" diyoruz.

Teşekkür ederim.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)