Konu:Oturum Başkanı ve TBMM Başkan Vekili Levent Gök'e Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir ile Ağrı Milletvekili Abdullah Koç'un yaşadığı olaya gösterdiği duyarlılık için teşekkür ettiğine, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladığına, KHK mağdurlarının mağduriyetlerinin devam ettiğine, uyuşturucu trafiğinde kamu gücünün kullanılması konusunun üstünün örtülmeyip sorumluların ortaya çıkartılması gerektiğine ve Kars'ta taşeron olarak çalışan belediye işçilerinin mağduriyetine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:44
Tarih:10/01/2019


Oturum Başkanı ve TBMM Başkan Vekili Levent Gök'e Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu Demir ile Ağrı Milletvekili Abdullah Koç'un yaşadığı olaya gösterdiği duyarlılık için teşekkür ettiğine, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutladığına, KHK mağdurlarının mağduriyetlerinin devam ettiğine, uyuşturucu trafiğinde kamu gücünün kullanılması konusunun üstünün örtülmeyip sorumluların ortaya çıkartılması gerektiğine ve Kars'ta taşeron olarak çalışan belediye işçilerinin mağduriyetine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, ben de öncelikle, açılış sırasında, dün milletvekillerimizin il binası önünde basın açıklaması yapmaya çalışırken uğradıkları muameleyle ilgili gösterdiğiniz duyarlılık için teşekkür ediyorum. Elbette ki parti ayrımı gözetmeksizin, hangi milletvekiline demokratik hakkını kullanırken kim tarafından müdahale edilirse edilsin sahip çıkmak, bir bütün olarak siyaset kurumuna olan saygınlığı, güveni korumak açısından önemlidir.

Birçok arkadaşımız 10 Ocak dolayısıyla, Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla kutlamalarını yaptılar. Ben de çok uzatmadan, hem çalışan gazetecilerin hem çalışamayan, çalışmalarına fırsat verilmeyen gazetecilerin gününü kutluyorum. Şüphesiz, bir kamu hizmeti yapıyorlar. Yeni sistemde, özellikle sistemin, rejimin tümüyle otoriterleşip keyfîleşmesini önleme konusunda denge-denetlemenin sadece güçler ayrılığı olmadığını; sadece yasama organı, sadece yargı organının yürütme karşısındaki pozisyonunu değil, aynı zamanda sivil toplumun özgürlüğünü, aynı zamanda medyanın özgürce çalışmasını önemsememiz gerektiğini ifade etmek istiyorum.

Yine çok sayıda, çok ciddi mağduriyetlerden kaynaklı taleplerin olduğu bir alana dikkat çekmek istiyorum. KHK mağdurlarından, özellikle eğitim kurumlarıyla ilgili, çocuklarının kazandıkları burslar, kapatılmış okullara yatırdıkları paraların geri iadesi konusunda çok yoğun talepler geliyor. Kişiler tahliye olmuş, cezaevine girmişler, çıkmışlar, görevlere iade edilmemiş ama bir de üstüne üstlük bu kurumlarla ilgili, kayyum atanmış kurumlarla ilgili alacaklarını tahsil edemiyorlar, çok ilginç bir durumla karşı karşıyalar. Kayyum atanmış bu kurumlar, ellerindeki tahsil edebilecekleri evrakları, senetleri, çekleri bir biçimde tahsil ediyorlar vatandaştan.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Ama aynı kurumlar, vatandaşa olan borçlarını ödeme sorumluluğu hissetmiyorlar. Söz konusu okullar sonuçta Millî Eğitim Bakanlığının onayıyla, akreditasyonuyla çalışmışlar, çocuklar başarılı olmuşlar, burs kazanmışlar, aileler ücretlerini ödemişler ama şimdi bu kriminalize ediliyor ve hiçbir başka bağ, hiçbir somut gerekçe gösterilmeksizin bu konudaki mağduriyet hâlâ devam ediyor.

Sayın Başkan, bütçe görüşmeleri sırasında uyuşturucuyla ilgili, uyuşturucu trafiğinde kimi güvenlik görevlilerinin payıyla ilgili bazı değerlendirmeler yaptığımızda İçişleri Bakanı bunun kurumları yıpratmak olarak algılanacağına dolayısıyla bunların doğru olmadığına, yanıltıcı olduğuna dair cevaplar vermişti. Şimdi, dün, yine, Çukurca İlçe Jandarma Komutanının dâhil olduğu 400 kilo uyuşturucu yakalandı. Biz elbette ki kişilerin her kurumda hukuk dışı davranışlarının...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Kişiler hangi kurumda olurlarsa olsunlar, hangi üniformayı, hangi sıfatı taşıyor olurlarsa olsunlar, yaptıkları yanlışların bir bütün olarak kuruma, bütün çalışanlara mal edilmesini asla doğru bulmuyoruz ama bunun üzerine gitmek, bu kamu gücünü kullanarak daha kolay, daha keyfî bu alanda faaliyet gösteriyor olmanın kendisi hesabı sorulması gereken, hesabı verilmesi gereken, üstü örtülmeyip sorumlularının ortaya çıkartılması gereken konulardır. Tam da üstünü örtmek, tam da gereken ciddiyeti göstermemek kurumları yıpratır. Bu konuda daha duyarlı olunması gerekir.

Bir de, tabii, bu konuyla ilgili, Sayın Cumhurbaşkanının Hint keneviri ekimiyle ilgili söylediği sözler de aslında bu konuyu daha ciddi, dikkatle yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Bugüne kadar Hint keneviri ekimi tamamen terörün finansmanı kapsamında ele alındı. Oysa biliyoruz ki medikal alanda, tıp alanında bir kullanım söz konusu. Biz bir tercih yapmıyoruz ama en azından bugüne kadarki yaklaşımdan farklı bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor.

Sayın Başkan, son olarak da özellikle, Kars'ta taşeron olarak çalışan belediye işçilerinin üç aydır maaşlarını alamıyor olmaları, bütün yazılı sorularımıza rağmen cevabını alamadığımız bir konu. Firmayla görüşüyoruz, firma diyor ki: "Belediyeden altı yedi aydır tahsilat yapamıyoruz; biz, buna rağmen, fedakârlık yapıp işçileri mağdur etmemeye çalışıyoruz."

Biliyoruz ki seçimler yaklaştığında belediye ödeneklerindeki kesintiler durur, kanunun gereği budur. Belediyenin hiç olmazsa bu kış gününde, hem firmayı hem çalışanları daha fazla mağdur etmemesi dileğimizi paylaşmak istiyoruz.

Teşekkür ediyorum.