Konu:Chp Grubu Önerisi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:43
Tarih:09/01/2019


CHP Grubu önerisi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ HDP GRUBU ADINA RIDVAN TURAN (Mersin) - Sayın Başkan, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bilim göçünü engellemenin, beyin göçünü engellemenin tek yolu ülkedeki özgürlük ortamının artmasıdır. "Su akar, yatağını bulur." derler, aynı onun gibi beyin göçü de bilimsel süreçlerle iştigal eden insanlar da kendileri için en uygun yerler nerelerse oralara giderler.

Bugün Türkiye'de ciddi bir beyin göçü sorununu tartışıyorsak bununla eş anlamlı olarak ülkedeki demokrasi meselesini ele almak ve tartışmak zorundayız. Bakın, barış bildirisine imza atan binlerce akademisyen görevlerinden uzaklaştırıldı. "Savaş bir halk sağlığı sorunudur." diyen meslektaşım, hekimler -ki bunların önemlice bir kısmı akademisyendi- akademiden uzaklaştırıldı. AKP iktidarında, kendine benzemeyen hemen herkes, bir biçimiyle yaşam koşulları zorlaştırılmak suretiyle, bir tür toplumsal mobbing uygulanmak suretiyle dışarıya gitme gerçeğiyle karşı karşıya bırakılıyor.

Fakülteden beraber mezun olduğumuz bir arkadaşım iki ay önce bana enteresan bir şey söyledi. Bu arkadaş genetikçi ve Türkiye'nin genetik alanında çok iyi isimlerinden birisi, ismi bende saklı. "Yazdığım makalenin enstitü müdürü tarafından içinde Evrim Teorisi vurgusu olduğu sebebiyle eleştirilmesi ve bir gerilim çıkması sebebiyle makalemi yayınlamaktan vazgeçtim, ülkeyi terk etmeyi düşünüyorum." dedi. Bu galiba gelinen son nokta. Bilime karşı ne kadar yabancı davranırsak bilim de bize o kadar yabancı davranır.

Aslında bazı örnekler var. Bakın, ikinci savaşta Nazi zulmünden kaçan Alman bilim insanları ABD'yi var ettiler. Einstein'dan Oppenheimer'a kadar nükleer fizik alanında çalışan insanlar Manhattan Projesi'ni ortaya koydular. Ya da uzay programı von Braun gibi öncü fizikçiler sayesinde gelişti. ABD'yi ABD yapan şey tam da oradan gelenlerdi.

Peki, geride Almanya'ya ait ne kaldı? Arkadaşlar, Almanya şu anda bütün İslam ülkelerinin ürettiği gayrisafi millî hasılanın daha fazlasını üreten bir ülke. Buna rağmen Almanya ikinci savaşta kaybettiği akademisyenlerden yani yaşadığı bilim göçünden dolayı şu anda akademik olarak hâlâ iki ayağının üzerinde durabilmiş durumda değil. Bütün ileri hâline rağmen, gayrisafi millî hasıla üretme noktasındaki maharetine rağmen durum ne yazık ki böyle.

O dönemde 1.500 civarında akademisyen ABD'ye gitti, 800 civarında akademisyen Türkiye'ye geldi. Hani 1930'larda yüzde 10'larla bir büyümeden bahsedilir ya işte önemli sebeplerinden bir tanesi Türkiye'ye gelen, İstanbul Üniversitesini var eden, Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesini, Ankara Üniversitesini var eden...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bir dakika ilave edeyim.

RIDVAN TURAN (Devamla) - Çok sayıda Alman bilim insanının katkısı sayesinde bunlar bu hâle geldi.

Dedim ya, bilim özgür çalışabileceği yeri arar ve sonuçta bulur. Lidere kesin itaatin olduğu, ideolojinin bilim üzerinde hegemonya tesis ettiği yerlerde bilimsel gelişme olmaz ve beyin de ister istemez başka ülkelerde kendisini var etmeye başlar.

Yani bunu antik toplum için de söyleyebiliriz. Antik Yunan'ın felsefi temeli daha sonra İslam medeniyetini bir ölçüde belirledi. Orada oluşan muazzam sentez bu defa Batı'ya döndü ve Batı'yı önemli ölçüde belirledi. Şimdi bunların hepsi entelektüel varlığın akışıydı, entelektüel bir süreçti.

Vallahi, büyük olasılıkla, bu, kabul edilmeyecek. Ben kabul edilmesini çok isterdim bu önergenin ama kabul edilemeyecek. Yalnız, ben size söyleyeyim: Bilim, beyin Nazi Almanyasından niye göçtüyse AKP Türkiyesinden de o sayede göçüyor değerli arkadaşlar.

Saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)