Konu:Hukukun İtirazlarla Şekillenen Bir Mekanizma Olduğuna, Özgür Özel'in Üslubunun Ağır Hakaretler İçerdiğine, Kimsenin Adayını Belirlemek İstemediklerine Ve Adil Yarıştan Yana Olduklarına İlişkin Açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:41
Tarih:26/12/2018


Hukukun itirazlarla şekillenen bir mekanizma olduğuna, Özgür Özel'in üslubunun ağır hakaretler içerdiğine, kimsenin adayını belirlemek istemediklerine ve adil yarıştan yana olduklarına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Şimdi, Sayın Başkan...

MURAT EMİR (Ankara) - Nerede kaldı mahkeme Türkiye'de?

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - O, sizin zamanınızın mahkemeleri, sizin zamanınızın mahkemeleri.

Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; müsaade ederseniz. Ben hukukçuyum, yirmi yıldır mahkemelere gidiyorum, geliyorum. Mahkemede ayağını yere vurup -mahkemenin salonundan bahsediyorum, hâkimin odasından bahsediyorum- "Benim odama başörtülü bir kadın giremez." diyen bir ülkeden bahsediyoruz ya. Hangi yerlerden gelmişiz? (CHP sıralarından gürültüler)

EDNAN ARSLAN (İzmir) - Gene başörtüsüne döndüler ya.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Ondan sonra dönüyorsunuz "Mahkemeler böyle, mahkemeler şöyle." Mahkemelerin verdiği kararlara itiraz etmek başkadır, Türkiye'de yargı olduğunu söylemek başka bir şeydir. Hukuk her zaman itirazlarla şekillenen bir mekanizmadır.

Değerli arkadaşlar, müsaade ederseniz bir cümle söyleyeceğim: Sayın Özgür Özel'in konuşmasını o akşam çok net hatırlıyorum. Söylediği şeyler içerisinde en önemlisi bakanları değersizleştirmektir bir bütün olarak: "Atanmışlar, atanmışlar..." bu bile bence tartışmalı bir meseledir. (CHP sıralarından gürültüler)

MURAT EMİR (Ankara) - Yalan mı ya, yalan mı?

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - O zaman hiçbir amirin verdiği karar geçerli değildir. Anayasa'ya dayanarak verilen kararları...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Buradan başlayabiliriz, gerekirse metnin tamamını da çıkarır üzerine konuşuruz. O akşam burada olan arkadaşlarım hatırlayacaklardır Sayın Özel'in tavrını, üslubunu; insanı hakikaten çileden çıkaracak kadar ağır hakaretler içeriyordu.

Burada ben şunu ifade edeyim: Kimsenin adayını belirlemek istemiyoruz. Sonuç olarak biz adil bir yarıştan yanayız. Girdiğimiz bütün yarışları eze eze kazanmış durumdayız. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) İstanbul'u da çok iyi bilen birisiyim; kimi getiriyorsanız getirin, zaten biz Allah'ın izniyle, çalışarak kazanacağız. Ama karar verirken sizin düşünce mekanizmalarınızda korku var, biz korkularla hayatımızı yönetmiyoruz, siyaseti korkuyla değil cesaretle yapıyoruz; size de tavsiyemdir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)

MEHMET BEKAROĞLU (İstanbul) - Biz korkuyoruz ya, ben korkuyorum.

ENGİN ALTAY (İstanbul) - Herhâlde benimle polemik yaptığına göre...

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Siz söylüyorsunuz ya, siz korkmuyorsunuz niye bizi korkuyla itham ediyorsunuz, tuhaf buluyorum ya. Korkmuyorsanız korkmayın tamam. (CHP sıralarından gürültüler)