Konu:RTÜK tarafından Halk TV ve FOX TV'ye verilen para ve yayın durdurma cezasına, siyaseti farklılıklara, eleştiriye tahammül konusunda, darbeye giden koşullara karşı dikkatli olma konusunda uyarmak zorunda olduklarına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:41
Tarih:26/12/2018


RTÜK tarafından Halk TV ve FOX TV'ye verilen para ve yayın durdurma cezasına, siyaseti farklılıklara, eleştiriye tahammül konusunda, darbeye giden koşullara karşı dikkatli olma konusunda uyarmak zorunda olduklarına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, dün de bugün de burada hem basın özgürlüğü hem de darbeyle ilgili tartışmalar yaptık. Biraz önce sosyal medyaya düştü: FOX TV'ye, tahmin edeceğimiz yayın dolayısıyla 1 milyon lira, Halk TV'ye 80 bin lira para cezası; yine, FOX TV'deki akşam haberlerine üç gün yayın kaldırma, Halk TV'deki programla ilgili de beş gün ceza verilmiş RTÜK tarafından.

Elbette ki biz, hiç kimsenin yayın yasağı baskısıyla, para cezası baskısıyla karşılaşmasını istemeyiz ama -ismini anmak istemiyorum- çeşitli kanallar var, her gün nefret suçu işliyor, her gün nefret söylemi üzerine yayın yapıyor. Ama buradaki tablo, doğrudan muhalefeti engelleme, medyayı baskı altına alma olarak yorumlanabilecek bir uygulamadır.

Bakın, asla "ama" ve "ancak" kelimeleriyle birlikte kurmuyorum. 27 Mayıs öncesinde Vatan Cephesi kuruldu ve radyolardan Vatan Cephesine üye olanların isimleri okunuyordu; sonra da bunlar 27 Mayıs dosyasında dava konusu olarak kendisine soruldu Menderes'in.

27 Mayıs ve sonrasına nasıl "ama"sız, "ancak"sız karşı çıkıyorsak ve darbelere -kim tarafından gelmiş, kime karşı yapılmış olursa olsun- karşı çıkıyorsak siyaseti de siyaset yapma biçimi, farklılıklara tahammül, eleştiriye tahammül konusunda, darbeye giden koşullara karşı dikkatli olma konusunda uyarmak zorundayız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Bu, darbe sevicilik değildir, darbeyi meşrulaştırmak değildir; aksine, romantik bir darbe karşıtlığının hiçbir gerçekçiliği yoktur bu ülkede. 4 kere, 5 kere darbe, muhtıra, uyarı, postmodern, bilmem ne olmuşsa demek ki somut koşullar oluşuyor ve bu gerçekleşiyor. O acıları tekrar yaşamamanın biricik yolu, siyasetin sorun çözmesi ve darbeye götüren koşullardan ders çıkarmasıdır. 1950-1960 arasındaki yanlışlardan ders çıkarmaz, aynı yanlışları yaparsak ne yazık ki aynı sonuçlarla karşı karşıya kalırız.

Teşekkür ediyorum.