Konu:Mehmet Akif Ersoy'un 20 Aralık doğumunun 145'inci ve 27 Aralık ölümünün 82'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:41
Tarih:26/12/2018


Mehmet Akif Ersoy'un 20 Aralık doğumunun 145'inci ve 27 Aralık ölümünün 82'nci yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; millî değerlerimizi, karakterimizi ve ideallerimizi yansıtan, gönlü bayrak, millet, devlet ve iman aşkıyla dolu vatan şairimiz merhum Mehmet Akif Ersoy'umuzun 20 Aralık doğumunun 145'inci, 27 Aralık vefatının 82'nci yıl dönümü nedeniyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Meclis Başkan Vekilimiz Sayın Mustafa Şentop'a söz verdiği için teşekkür ediyorum.

Burdur halkı tarafından da çok sevilen, Birinci Mecliste Burdur halkının milletvekilliğini yürüten Mehmet Akif Ersoy'a yıllar sonra, 2006 yılında AK PARTİ Hükûmetimiz döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve Burdur halkının kadirşinaslığının bir göstergesi olarak üniversitemize Mehmet Akif Ersoy ismi verilmiştir. Üniversitemiz bundan sonra Akif'in doğum ve ölüm yıl dönümlerinde 12 Mart İstiklal Marşı'nın kabulü ve Akif'i anma törenlerinde Mehmet Akif Ersoy Uygulama ve Araştırma Merkeziyle öncülük edecektir. Meclis albümünün kayıtlarında şöyle yer almaktadır Mehmet Akif: "Mehmet Tahir Bey'in oğlu olup Sebilürreşad başmuharririyken 48 yaşında mebus seçilmiştir. Maarif ve İrşat Encümenlerinde çalışmıştır, İstiklal Marşı'mızın şairidir."

Mehmet Akif'i tanımadan Anadolu'da verilen Millî Mücadele ruhunu anlayamayız. Mehmet Akif, aydın kimliğiyle Anadolu'yu gezerken merkezi ve yereli tanıyan bir halk adamıdır. Medrese eğitimi almış, camilerde vaaz verebilecek bilgi ve birikime sahip bir din adamıdır. Kur'an-ı Kerim'i tercüme edecek kadar dinî bilgi ve birikime sahip bir âlimdir. Aldığı üniversite eğitimi ve fen ilimlerine aşinalığıyla bir ilim adamıdır. Doğuştan edebiyata ve sanata düşkün olması sebebiyle bir şairdir. Mehmet Akif, bütün bunların ötesinde, Anadolu toprakları işgale uğradığında karşı çıkıp Anadolu'yu karış karış dolaşan bir vatanperverdir. Mehmet Akif, geçmişte olduğu gibi, şimdi de gençliğimize ilham olmaktadır. Biz Mehmet Akif'i dindar olduğu için seviyoruz. Biz Akif'i inandığı gibi yaşayan adam olduğu için seviyoruz. Biz Akif'i haksızlık karşısında susmadığı için seviyoruz. Biz Akif'i mazlumun, garip gurebanın yanında durduğu için seviyoruz. Biz Akif'i İstiklal Marşı'nı satmadığı için seviyoruz.

Ülkenin zor dönemlerinde halkıyla bağlarını koparan Batı hayranı aydınların çıkmazlarına ışık tutan fikirlerini yeni yeni daha iyi anlayabiliyoruz. "Çağdaşlık" adı altında çağ dışı ve insanlık dışı fikirlerle boğuşan gençliğin ilk okuyup anlamaya çalışacağı düşünce dimağımızdır Akif. Mehmet Akif'in mücadelesinin özü şudur: Bir tarafta yerli ve millî olan vardır, diğer tarafta belli mahfillerin taklitçiliğini aydın sananlar vardır. Bir tarafta bu millete hizmet edenler vardır, diğer tarafta milleti tahkir edenler, aşağılayanlar vardır. Bir tarafta "Hâkimiyet milletindir." diyenler, diğer tarafta mümeyyiz görmeyen vesayetçiler vardır. Bir tarafta bu ülkenin gençlerinin geleceği için canını siper edenler, diğer tarafta gençleri kör ideolojilerine kurban edenler vardır. Bir tarafta ihya, imar ve inşa edenler, diğer tarafta yakıp yıkmalar vardır.

Ona isteyen "Akif'im." der, isteyen "Bizim Akif'imiz." der çünkü onda sözde ve özde dindarlığı görür, onda kahramanlık mesabesinde memleketseverliğini görür, onda millî ve manevi değerleriyle büyük bir medeniyet tasavvurunu görür.

Değerli milletvekilleri, ülkesini yöneten devlet adamlarının rehberi ve izinde gittiği Mevlâna olursa, Yunus Emre olursa, Hacı Bektaşı Veli olursa, Hacı Bayramı Veli olursa korkmayın. Ülkesini yöneten bir Cumhurbaşkanının başucu kitabı "Safahat" olursa ve Mehmet Akif olursa endişelenmeyin, tereddüde düşmeyin çünkü onun yüreğinde gözyaşı medeniyetinin esintileri vardır. İçeride ve dışarıda bir tarafta zulmeden, diğer tarafta da mazlum varsa "Türkiye'nin tavrı ne olacak?" diye merak etmeyin. Mehmet Akif şöyle bir yol çizmiş:

"Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem;

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdadıma saldırdı mı, boğarım!

-Boğamazsın ki!

-Hiç olmazsa yanımdan kovarım.

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale;

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Kanayan bir yara gördüm mü sızlar ta ciğerim,

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırma da geç git! diyemem, aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!" (AK PARTİ sıralarından "Bravo!" sesleri, alkışlar)

Mehmet Akif'in ruhu için en güzel hediyemiz Fatiha olsun.

Saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.