Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı Maddeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:37
Tarih:19/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı Maddeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HDP GRUBU ADINA GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Muş) - Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi partim ve grubum adına saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Ben de 13'üncü madde üzerinde partim adına söz aldım.

Konuşmamın içeriğine geçmeden önce, bir önceki bölümdeki, 12'nci maddedeki tartışmalara kısaca bir iki şey söylemek istiyorum. Tabii ki yeni bir polemik açmak ya da yeni bir sataşmaya konu olmak babında değil, sadece şu gerçeği bu Meclis çatısı altında bulunan herkesin bir kez daha anlaması için: Hani "Asimilasyon yok." diyorsunuz ya, asimilasyon var. Biz Kürtleri yıllardır sistematik bir şekilde asimile ediyorsunuz ama sadece Kürtleri değil, bu ülkede yaşayan bütün farklılıkları, Çerkezleri, Pomakları, Lazları ve aynı zamanda bu ülkenin kadim toplumlarından olan Ermenileri ve diğer bütün halkları da asimile ediyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

KEMAL ÇELİK (Antalya) - Sen bölücüsün, bölücüsün sen!

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Aynı zamanda Arap halklarını da asimile ediyorsunuz. Sadece etnik grupları asimile etmiyorsunuz, aynı zamanda Alevi inancını, farklı inançları da asimile ediyorsunuz ve bunların hepsi de sistematik bir devlet politikası olarak yıllardır devam ediyor. Siz yok dediniz diye hiçbir şey yok olmuyor.

İSMAİL TAMER (Kayseri) - Sen var deyince de var olmaz!

BAŞKAN - Sayın Tamer, lütfen sakin olalım.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - "Asimilasyon yok." diyorsanız şu soruya cevap verin: Niçin TRT Şeş'i "müjde, müjde, müjde" diye verdiniz?

İSMAİL KAYA (Osmaniye) - Kürtlerin de haberi olsun diye verdik.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Hani asimilasyon yok, Kürtler bu kadar özgürse niye ana dilde kurs açılmasını, özel kurs açılmasını dünyanın yeni bir buluşu gibi Türkiye'ye lanse ettiniz? Madem ana dilde konuşmak serbestse niye şimdiye kadar cezaevinde mahkûmlar, tutuklular anneleriyle Kürtçe konuşamıyorlardı "AKP Hükûmetinde, bizim sayemizde konuşuyorlar." diye söylediniz?

İSMAİL KAYA (Osmaniye) - AK PARTİ çözdü işte!

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Madem asimilasyon yoktu, madem Kürtler özgürdü niye bunlarla övünüp duruyorsunuz? Bir de birçoğu da gerçek değil, o da ayrı bir konu.

Değerli arkadaşlar, bu ülkenin tarihi ne yazık ki katliamlar tarihi. O tarihlerden biri de 19 Aralık. 19 Aralıkta ne mi oldu?

İSMAİL KAYA (Osmaniye) - Bu ülkede sorunları AK PARTİ çözer.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - 19 Aralıkta bu ülkenin Alevi Kürt halkı bir soykırıma, bir katliama maruz kaldı değerli arkadaşlar. Ne yaptılar? Bildiğimiz yöntemler; önce oraya istihbarat elemanları gitti, Millî Piyangocu görüntüsü altında. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

HÜSEYİN KAÇMAZ (Şırnak) - Dinle, dinle.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Ya, bir dinleyin ya. Bir tahammül et ya.

HÜSEYİN KAÇMAZ (Şırnak) - Dinle, yeter ya. Çık orada konuş. Çık orada konuş. Sabahtan beri bağırıyorsunuz.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Ya bir dinleyin ya. Bir konuşmayın. Siz de konuşuyorsunuz.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Şehre 26 Millî Piyangocu gönderildi ve bunlar ne yaptılar? Bir sinemaya bomba konuldu. Bir söylenti çıkarıldı "Bu bombalamayı yapanlar Alevilerdir, solculardır, komünistlerdir." denildi ve olayların fitili ateşlendi. Çok hızlı bir şekilde müdahale edilebilecekken, olayların önü alınabilecekken yapılmadı, 2 solcu öğretmen katledildi. Yetmedi, cenazesine giden insanlar, damlardan, önceden örgütlenmiş paramiliter güçler tarafından taşlandılar. Ama bu da yetmedi değerli arkadaşlar, bu da yetmedi, ayın 23'ünde, bütün bir Maraş'ta, daha önce çarpılanan evler başta olmak üzere, Aleviler katledildiler. Nasıl mı? Size Ali Traş'ı söylemek isterim, Ali Traş'ı. Nasıl mı katledildi değerli arkadaşlar? Hunharca katledildi, kolları ve vücudu ayrıldı ve kendi kanında bir kazanda kaynatıldı.

ŞAHİN TİN (Denizli) - Bu kadar da iftira olmaz ya!

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Ya, ayıptır, bir dinleyin ya!

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Eğer "Bunlar olmadı." diyorsanız, önce gidin MİT'in arşivlerine, sonra da devlet arşivlerine bakabilirsiniz.

ALİ ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - İddianameye bak ya, inanmıyorsan iddianameye bak sen.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Eğer Maraş katliamıyla yüzleşilseydi bu ülkede Çorum olmayacaktı. Çorum'la yüzleşilseydi Sivas olmayacaktı. Sivas'la yüzleşilseydi Gazi katliamı yaşanmayacaktı ve biz burada o katliamda yitirdiklerimizi de anmak zorunda kalmayacaktık. (İYİ PARTİ sıralarından "Başbağlar, Başbağlar" sesleri)

TAMER AKKAL (Manisa) - Başbağlar'da ne oldu? Başbağlar'ı söyleyin.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Dediğim gibi, sizin "Yok." demeniz bir şeyi değiştirmez, gerçekler güneşle, balçıkla sıvanmaz.

Değerli arkadaşlar, bir şey daha: Bugün 19 Aralık, arkadaşlarım da girişte söylediler. Aynı zamanda adı "hayata dönüş operasyonu" olan ama 2'si asker, 32 insanın yaşamına mal olan bir operasyon yapıldı. Niçin, soruyorum size. O insanlar ne istediler? Cezaevi koşullarının iyileştirilmesini istediler. Cezaevi koşullarında insan onuruna yaraşır bir muameleyi talep ettiler. Buna karşılık ne yapıldı? Görüşme heyetinde olanlar hâlâ bu Meclis çatısı altındalar. Görüşmeler bitmeden düğmeye basıldı ve operasyon gerçekleştirildi. Sonuçta, 2 asker kendi askerî silahtan çıkan kurşunla ama 30 insan ne olduğu belli olmayan kimyasalların yanıklarıyla, kurşunlarla, darplarla katledildiler. Bu, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun raporlarıyla da tespit edilmiştir. O dönem tutanak altına alınmıştır, isteyenler Meclis arşivlerinde de o dönemki bu tutanağa bakabilirler, bu rapora bakabilirler.

Değerli arkadaşlar, peki, bu operasyonlar ilk miydi? Tarih, bu ülkedeki muhaliflerin payına hep katliamları, hep acıları, hep gözyaşlarını düşürdü. Çünkü şöyle bir görüş var...

HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Başbağlar ne oldu, Başbağlar?

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Sanıyorsunuz ki bu devlet sadece sizin. Siz makbul vatandaşsınız, biz Kürtler, biz Aleviler, biz kadınlar, solcular, muhalif olanlar da bu ülkede hiç yaşamamışlar sanıyorsunuz. Ama...

YELDA EROL GÖKCAN (Muğla) - Bu şekilde konuşamazsın!

KADİR AYDIN (Giresun) - Hangisisiniz, bir karar ver.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Sayın Başkan, susturacak mısınız.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Hatibi dinleyin, hatibi dinleyin.

BAŞKAN - Karşılıklı konuşmayalım.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul) - Hatibi dinleyelim.

YELDA EROL GÖKCAN (Muğla) - Tüm Türkiye'deki kadınlar adına konuşamazsın!

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Susturacak mısınız.

AYŞE ACAR BAŞARAN (Batman) - Başkan ama bizim hatibe müdahale olduğunda hiçbir söz söylemiyorsunuz.

BAŞKAN - Müsaade ederseniz ben karar vereyim müdahale edeceğim noktaya, olur mu?

KADİR AYDIN (Giresun) - Buradan iyi ki sataşmayacakmışsınız yani!

ŞAHİN TİN (Denizli) - Bu millete hakaret etme. Bu millete hakaret etmeden konuş.

KEMAL ÇELİK (Antalya) - Ne katliamından bahsediyorsun sen, katliamı PKK yapıyor?

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Hayır, hayır, susmuyorlar.

BAŞKAN - E, tamam, müdahale ediyorum ama bunun da bir şeyi var burada, istediğiniz gibi sükûnet sağlanmıyor ilkokul 1'deki gibi. Lütfen... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt) - Ama sizin de müdahale etmeniz lazım.

BAŞKAN - Böyle bir şey yok burada, müdahale ediyorum ben. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Arkadaşlar...

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Evet, tabii, gerçekler acıdır, gerçekler çok acıdır.

KADİR AYDIN (Giresun) - Sen bu milletin kürsüsünden konuşuyorsun.

BAŞKAN - Arkadaşlar...

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Gerçekler çok acıdır...

KADİR AYDIN (Giresun) - Burası milletin kürsüsü, partinin değil.

BAŞKAN - Arkadaşlar, kime söz verdiysem o konuşuyor.

Lütfen...

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Evet, burası milletin kürsüsü ve millete yapılanları, bu ülkenin öz yurttaşlarına yapılan katliamları söylüyoruz. Bu insanlar bu ülkenin yurttaşıydılar, bu ülkeye vergi veriyorlardı ama bu ülkenin yurttaşı olarak ne yazık ki yaşamlarını cezaevlerinde, Maraş'ta, Çorum'da, Sivas'ta kaybettiler.

AHMET ÖZYÜREK (Sivas) - Sivas'a karışma.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Bunlar geçmiş olanlar değil mi? Daha yakına gelelim değerli arkadaşlar. Daha yakında ne var?

ŞAHİN TİN (Denizli) - Başbağlar...

TAMER DAĞLI (Adana) - PKK var, PKK.

BAŞKAN - Arkadaşlar...

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Bu arada, bu resmî hepinize göstermek isterim. Bu resim, 19 Aralıktaki operasyonda cezaevinden hastaneye giderken Hacer Hanım'ın resmi, bu resme iyi bakın. Ne diyor biliyor musunuz? "Bize öyle bir madde attılar ki elbiselerimiz yanmıyordu ama derilerimiz akıyordu." Düşünebiliyor musunuz? "Derilerimiz akıyordu." Hâlâ açıklanmış değil o kullanılan kimyasal neydi, içeriğinde ne vardı değerli arkadaşlar?

MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Yalan, mahkeme raporlarıyla sabit, kimyasal falan yok.

ŞAHİN TİN (Denizli) - Yalan bunların hepsi ya, hepsi yalan.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Meclis tutanaklarına bakarsınız, Meclis araştırma komisyonunun, inceleme komisyonunun tutanaklarına bakarsınız değerli arkadaşlar.

Yakın döneme gelelim. Peki, bitti mi bu katliam silsilesi? Ne yazık ki bitmedi. 14 Aralıkta başlayan ve aylarca süren ablukalarda insanlar yine sokak ortasında, evinin avlusunda, evinin içinde, kimisi namaz kılarken, kimisi Kur'an okurken, kimisi çocuğuna yan tarafa geçip komşusundan kalan sütü almaya giderken vuruldu. Onlardan biri de Taybet anaydı ve Taybet ana 11 çocuk annesi bir kadındı, yedi gün cenazesi AKP Hükûmetinin denetimindeki kolluk güçlerinin engellemesi sonucunda sokaktan ne yazık ki alınamadı. Orada Taybet ana ölmedi, orada bu ülkenin vicdanı öldü, vicdanı.

SALİH CORA (Trabzon) - Oraya bomba koydunuz, bomba.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Orada bu ülkenin insanlık değerleri öldü.

SALİH CORA (Trabzon) - Oraya bomba koyduğunuz için alınamadı.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Onun için bu insanlık değerlerine her birimizin sahip çıkması gerekiyor.

SALİH CORA (Trabzon) - Oraya bomba düştü, bomba.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Acıları yarıştırarak, en ufak bir meselede "vatan, millet, Sakarya" diyerek gerçekleri çarpıtamazsınız. Ortada bir gerçek var; o da evet, Kürt sorunu var, Alevi sorunu var... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

TAMER DAĞLI (Adana) - PKK sorunu var, PKK; Türkiye'nin PKK sorunu var bu ülkede, Kürtlerin PKK sorunu var.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla)- PKK bir sonuçtur...

ŞAHİN TİN (Denizli) - Söyle bakalım oradan...

BAŞKAN - Arkadaşlar, ara vereceğim, lütfen... Bakın, lütfen... Konuyu bir sürdürebilelim ya, kime söz veriyorsam o konuşsun, lütfen...

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Şimdi, en azından kendi siyasi çizginizi biraz takip edebilmiş olsaydınız, şu anda, Cumhurbaşkanının, kendi Genel Başkanınızın "Kürt sorunu vardır, Kürt sorunu bu ülkenin sorunudur ama en başta da benim sorunumdur." dediğini bilirdiniz.

SALİH CORA (Trabzon) - Sen Kürtleri ağzına alma.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Şunu söylediğini de bilirdiniz aynı zamanda: "Kürt sorunu yani "PKK bir sonuçtur..."

ŞİRİN ÜNAL (İstanbul) - "Pe-Ke-Ke" değil, "Pe-Ka-Ka."

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - "...asıl neden ana dildir, ayrımcılıktır, anayasal eşitliğin olmamasıdır." dediğini de herhâlde bilirdiniz ama sanırım, bunları unutmuşsunuz. Nisyan yani bu hafıza kaybı da önemli bir şey tabii değerli arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MÜŞERREF PERVİN TUBA DURGUT (İstanbul) - Siz de PKK'nın katliamlarını unutmuşsunuz Hanımefendi, sizde bir hafıza kaybı var.

BAŞKAN - Tamamlayalım.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla)- Toparlayacağım Başkan.

Bir şey daha söyleyerek bitirmek istiyorum: Şimdi, hesap makinelerinin ekranlarına sığmayacak kadar büyük olan bütçe kalemlerinin içerisinde neler gözden kaçıyor? O göremediğimiz, eski parayla katrilyonlar, şimdiki milyonların karşılığında acaba Muş'un payına ne düşüyor? Muş'un payına bu resim düşüyor. (AK PART sıralarından gürültüler)

MELİHA AKYOL (Yalova) - Valilik açıklama yaptı, para yardımı yaptığına...

BAŞKAN - Arkadaşlar, yerinden laf atanları kürsüye çağıracağım, yarımşar saat süre vereceğim.

GÜLÜSTAN KILIÇ KOÇYİĞİT (Devamla) - Muş'un payına eski bir battaniyeden yapılmış bir sırt çantası ile okula giden çocuğun görüntüsü düşüyor. Bu resmi yayana ne oldu, biliyor musunuz? İşinden atıldı. Bu resmi paylaşıp öğrencisine yardım isteyen Selvan Öğretmen işinden oldu.

Biraz vicdan, birazcık vicdan diyorum değerli arkadaşlar. Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)