Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı Maddeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:37
Tarih:19/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı Maddeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MHP GRUBU ADINA CEMAL ENGİNYURT (Ordu) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2019 bütçesinin, yatırım harcamalarının, 9'uncu maddesi üzerine söz almış bulunmaktayım, Genel Kurulu Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına saygıyla selamlıyorum.

Tabii, yaklaşık on günden bu tarafa bütçeyi konuşurken... Özellikle bir konuya açıklık getirmek istiyorum: 1999 yılında milletvekili olarak Parlamentoya girdim, 57'nci Hükûmet döneminde görev aldım. Burada AK PARTİ'li hatip arkadaşların -tamamı değil tabii ki ama- bir kısmı 1999-2000 kıyaslaması yaparak bugünkü durumlarını izah etmeye çalışırken şuna çok üzülüyorum: 1999-2002 yılları arasında görev yapan 57'nci Hükûmet, gerek ekonomik gerek yapısal reformlar gerekse bu ülkede birçok konuda büyük mesafeler katetmiş, dünyaya farklı pencereden bakan 3 partili hükûmet olmasına rağmen -Allah rahmet eylesin- Sayın Bülent Ecevit'in Başbakanlığında bugün on yıl boyunca AK PARTİ iktidarlarının dahi bence takdir ettiği, bir kısmının söylediği, birçok konuda büyük kararlar almıştır. Lakin konuşmacıların, ısrarla on altı yıllık AK PARTİ iktidarını anlatmaları gerekirken, bana göre de yaptıkları güzel şeyler var, hizmetler var, bu hizmetleri anlatması gerekirken, o gün yaşı 10 olanlar dahi "2002'de bankalara el konuldu." "2001'de faiz şuydu." "2001'de şu oldu." E, tamam da yıl 2018; 2019'a geçiyoruz; konuşacak çok şey var, anlatılacak çok şey var. 2002'de hükûmette bulunan partiler eğer hakikaten halk tarafından desteklenmiş olsaydı zaten baraj altında kalmazlardı. O gün yüce Türk milleti bir karar verdi; Milliyetçi Hareket Partisi, Demokratik Sol Parti ve Anavatan Partisinden oluşan hükûmetin tamamını Meclis dışında bıraktı ve sizleri iktidar etti. Öyleyse ben hassaten rica ediyorum, sürekli geriye dönüp de "Şu oldu, oradan buraya geldik." "Buradan şunu yaptık." diyerek benim hükûmet ortağı olduğum, Milliyetçi Hareket Partisi Grubunda Sayın Genel Başkanımla 21'inci Dönem milletvekili olarak görev yaptığı 57'nci Hükûmete sürekli sataşılırsa bu sefer biz de konuşmak zorunda kalıyoruz, ben konuşunca da haber oluyor; ittifak zarar görür diye sesimizi çıkarmıyoruz çünkü ittifakın yürümesi gerektiğini düşünüyoruz, Cumhur İttifakı'nın 31 Martta da başarılı bir sonuç almasını arzuluyoruz, öyleyse bu arzumuz istikametinde, lütfen biraz hassasiyet göstermenizi önemle rica ediyorum, özellikle sayın grup başkan vekillerinden bunu...

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay) - İttifakı pamuklara sarmamız lazım Başkanım.

CEMAL ENGİNYURT (Devamla) - İnşallah.

Dolayısıyla, şimdi, yatırım harcamalarına gelince, bu on altı yıl içerisinde iktidar olunmasına rağmen, kendi vilayetim Ordu'da sorunların çok fazla olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Örneğin, Ordu ilinde organize sanayi bölgeleri olarak Ünye, Fatsa ve Ordu merkezde 3 tane organize sanayi bölgesi istimlak kararı alındı; bunun 53 milyon istimlak bedeli hâlen ödenmediği için, yaklaşık 118 trilyonluk da bir yatırım olarak önümüzde duruyor, bir türlü hayata geçirilmiyor.

Sayın Sanayi Bakanına önceki gün sorduğumda "Bütçenin yeterli olduğu oranda bakacağız." dedi; "bakacağız" olmamalı çünkü buradan en az 20-25 bin insan ekmek yiyecek, çalışacak, üretecek, hem Türkiye'ye katma değer yaratacak hem ihracat yapacak hem istihdam yaratacak. Öyleyse, bunun bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor çünkü Fatsa, Ünye ve Ordu merkez âdeta lokomotif üç bölge, buna özen gösterilmesi gerekiyor.

Ordu'da, 2014 yılında Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 14 trilyon harcanarak bir botanik bahçesi yapıldı ve açılışı gerçekleşti. Güzel bir hizmetti, takdir ettik, methiye düzdük. Lakin bu yıl içerisinde botanik bahçesi yerle bir edildi, yıkıldı, yerine şehir hastanesi yapılması kararı alındı. Şehir hastanesi kararını da saygıyla karşıladık çünkü Ordu'nun bir şehir hastanesine ihtiyacı var ama maalesef hâlâ arazinin Sağlık Bakanlığına devri bile gerçekleşmedi, arazi üzerinde, 100'ün üzerinde arsa sahibinin alacağı, yani tapusu var -özür dilerim- istimlak paraları ödenmiyor, dolayısıyla şehir hastanemiz bir türlü hayata geçmiyor, geçirilemiyor, bunun dikkate alınması gerekiyor.

Ordu'nun iç kesimlerdeki ilçeleri dediğimiz Aybastı gibi, Korgan, Kumru gibi, Mesudiye gibi ilçelerimizde sağlık hizmetleri yeterli değil. Doktorlar âdeta yok denecek seviyede. Kadın doğum doktoru yok, çocuk doktoru yok, dolayısıyla bu hastanelerin bir an önce 21'inci yüzyıla yakışır, iktidarın hizmet anlayışına yakışır seviyeye getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Yine, Ünye'de bir kültür merkezi, ihalesi yapıldı, müteahhide devri gerçekleşti ama maalesef her ne sebeptendir bilmiyorum, ihale durduruldu, ihaleyi alan müteahhit oraya kazma vurmasına rağmen geri çektirildi. Ne müteahhide "Al, geri veriyoruz teminatını falan, çekil." deniliyor ne de kültür merkezi yapılışı için bir çaba gösteriliyor. Ünyeli, bu kültür merkezinin bir an önce hayata geçmesini bekliyor.

53 tane kapanan belde belediyemiz var, âdeta mezraya döndü, buralar yatırım bekliyor, iktidardan yatırım bekliyor. Büyükşehir olmamız sebebiyle, üç tane limanımız vardı, büyükşehre devredildi, âdeta limanlarımız kapatıldı, hiçbir işe yaramaz hâle geldi. İç Anadolu ile Karadeniz'in bağlantısı olan bu limanların tekrar canlandırılması gerekiyor; Ordu'nun en büyük geçim kaynağı olan denizcilik, balıkçılık tekrar canlandırılmalıdır diyoruz bu yatırım bütçesi kapsamında.

Yine, Ordu büyükşehir olduktan sonra insanlar umutlandı ama maalesef yol ve su sorunları had safhaya çıktı. Bunların da bir an önce çözümlenmesi gerekiyor. Tabii, biz yol ve su deyince bu Ordu Büyükşehir Belediyesi kapsamına giriyor. Ordu Büyükşehir Belediyesine "Neden yapmıyorsunuz? Sular akmıyor köylerde, yollar perişan." dediğimizde Büyükşehir de "Bütçe yeterli değil." diyor ama Ordu Büyükşehir Belediyesine üç ay önce yeni bir belediye başkanı atandı. Atanan belediye başkanı 500 bin liraya "Ters Ev" yapıyor Ordu'ya yani görüntü güzel olacakmış, tanesi de 500 bin lira. Yazık günah değil mi? Para yoksa bu 500 bin lira nereden? Para varsa su niye yok, yollar niye yapılmıyor? Dolayısıyla insanlar soruyorlar bize bunu. Biz de size aracılık görevi yapıyoruz, sayın grup başkan vekillerine. Bunları anlatıyoruz ki not alırlar diye bekliyoruz; muhtemelen tutanaklardan not alacaklar inşallah, değerlendirecekler, muhataplarına bildirecekler diye düşünüyoruz.

Bu on altı yılın neticesinde sorunlar hakikaten çok fazla. Bu sorunların çözümlenmesi gerekiyor. Muhalefet partileri de söylüyor, biz de söylüyoruz. Emeklilikte yaşa takılanların sorunlarının çözümlenmesi için gayret gösterilmeli. Otuz yıl prim ödemiş insanlara, hiç olmazsa sağlık hizmetlerini vermeyi layık görmeliyiz.

Yardımcı hizmetler sınıfı, kadro kaldırılmasını talep ediyor. Bu konuda onların isyanları dikkate alınmalı.

Ceza indirimi bekleyen insanlarımız var. Hakikaten, ekonomik kriz demeyelim ama ekonomik sıkışma -kriz deyince alınganlık yaratabilir- sebebiyle çekler ve senetlerde büyük oranda bir yığılma var, icra dosyaları hayli sayıda arttı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Enginyurt, tamamlayın lütfen.

CEMAL ENGİNYURT (Devamla) - İcra taahhüdünde bulunup da doksan gün hapis cezası alıp bekleyen en az 300 bin insan var. Bu icra taahhüdünün cezasında denetimli serbestlikten de yararlanamıyor, doksan gün hapis yatmak zorunda kalıyor. Bu ekonomik çıkmazdan dolayı çekleri yazılan yüz binlerce insan hapse girmek için âdeta sırada bekliyor. Bu insanların da dertlerine çözüm üretmek için Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız'ın sunduğu ceza indirimini tartışalım, görüşelim, konuşalım; yanlışlar, beğenmediklerimiz varsa çıkaralım ama insanlara bir umut verdik, muhakkak bu umudu hayata geçirelim. Hakikaten mağdur olanlar, hakikaten kader mahkûmu olanlar var. Bu insanların dertlerine bir çözüm üretelim diyorum.

Bütçemizin hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hakk'tan niyaz ediyor, hepinize saygılar sevgiler sunuyorum. (MHP sıralarından alkışlar)