Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 8'inci Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:36
Tarih:18/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 8'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) - Sayın Başkan, Sayın Bakan, değerli milletvekilleri; 2019 yılı bütçesi çerçevesinde şahsım adına aleyhte söz almış bulunuyorum. Sizleri ve aziz milletimizi saygıyla selamlarım.

Bütçe, yürütmenin iktidar etme aracıdır. Bütçe teklifi, yürütmenin ekonomik ve siyasal yapıya ilişkin fikirleridir. Görüştüğümüz bu bütçe teklifi, toplumsal adalet, işsizlik, gelir dağılımı gibi Türkiye'nin yapısal sorunlarına herhangi bir çözüm önerisinde maalesef bulunmamakta. Başta belirtmeliyim ki bunları bir muhalefet milletvekili olarak keyifle söylemiyorum. Bütçe teklifinde kamu-özel iş birliği projelerinden kaynaklanan ödemeler net değil. Son dönemde gerçekleşen projelerle ilgili sözleşmelere dayalı olarak verilen garantilerin bütçeye yükü konusunda hesaplamalar nasıl yapılmış? Bunların 2019 bütçesine etkisi nasıl hesaplandı ve hangi ödenek içine ne kadar konuldu? Bu konudaki tespitlerin Sayıştay denetim raporlarında olması gerekirdi ama yok. Korkarım ki buradan doğacak maliyeti kurduğunuz ekonomik sistemden beslenen azınlık değil, hiçbir sorumluluğu olmayan milyonlarca vatandaşımız ödeyecek.

Dolar bazında dış borç stoku 2002 yılından günümüze yüzde 360, özel sektör borcu yüzde 754, kamu borcu ise yüzde 218 artmış. Özel sektör borçları kaynaklı bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. Çoğu yurt dışından alınmış borçların artık uygun maliyetle çevrilme imkânı çok zorlaştı. Gerek devlet yönetme anlayışınızın oluşturduğu olumsuz siyasi şartlardan gerekse ekonomiyi yönetme biçiminizden dolayı yabancı yatırımcıların Türkiye ekonomisine olan güveni de azaldı. Ne yazık ki Türk ekonomisi yıllar yılı dış kaynağı sorumsuz harcama sonucuyla krize sürüklenirken krizden çıkmak için maalesef yine bir dış kaynak girişine ihtiyaç duymakta. Hem vahşi bankacılık sisteminin hem de reel sektör firmalarının kapsamlı bir iyileşme sürecine tabi tutulması gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, lütfen, bir ülke düşünün ki devletin başkanı kendisini bir anonim şirketin başına atıyor. Damadı olan hazine bakanını ise anonim şirkette başkan vekilliğine getiriyor. Sayın Cumhurbaşkanının kimseye güvenememesi nedeniyle kendisini ve damadını Varlık Fonu'na atadığını iyi niyetle düşünelim. Fakat keşke Sayın Cumhurbaşkanı kimseye güvenemeyeceği bir ortamın yaratılmasına imkân vermeseydi, toplumsal ve ekonomik alanlarda güven duygusu içinde yaşayabilseydik.

Kıymetli AK PARTİ'li milletvekilleri, bizlerin manevi dünyamızda faiz yokken sizler ise faizcilikten bir yandan yakınıyor diğer taraftan günlük siyaset uğruna bu duyguyu sınırsızca sömürüyorsunuz. Bankalar ise faizden rekor kazançlar elde ediyorlar. Televizyonlarda çikolata reklamı gibi çekici faiz reklamlarına izin veriyorsunuz. Gün geçmiyor ki telefonlarımıza tüketici kredisi teklifleri gelmesin. Borçlanmaları için adeta insanımızın aklı çeliniyor. Bu anlattıklarım sizin kontrolünüzdeki ekonomik sistem içinde yapılıyor. "Borçlanma" diyoruz ama bu kelime aslında yapılan operasyon için çok hafif kalıyor. Halkımızın ve vatanımızın geleceği ipotek altına alınıyor.

Bugün dünyanın birçok teknoloji merkezinde Türk gençleri çalışmakta. Özellikle bilgi teknolojileri alanındaki gençlerimiz Avrupa ülkeleri tarafından transfer ediliyorlar, kolaylıkla vatandaşlık veriliyor. Türkiye'deki beyin göçünü tersine çevirip yüksek teknoloji üretir bir hâle gelmek zorundayız. Bu, lüks üniversite binası yapmakla gerçekleşmez, zihinsel reformla olur. Düşünen beyinlerin önündeki engelleri kaldıralım. Toplumsal ve ekonomik adaleti sağlamadıkça bu hedefleri gerçekleştirmemiz de mümkün değil. İnsanımızın önünü açalım ki teknoloji ağırlıklı millî markalarımız, küresel firmalarımız olsun.

Sayıştay raporlarına gelecek olursak; Sayıştaya göre, Maliye Bakanlığı kayıtları gerçekçi, sağlıklı tutulmamış, yanlış bilgiler girilerek hesaplar manipüle edilmiş. Maliye Bakanlığı bu kadar hatalı ve doğru olmayan işlemleri neden yapar? Sayıştay raporunda Gelir İdaresi Başkanlığına ait olmayan gelirlerin Başkanlığın tablolarında yer aldığı tespit edilmiş. Ayrıca, Hazine Müsteşarlığı, SPK ve BDDK'yle ilgili olarak da benzer sorunların bulunduğu tespit edilmiş. Yanlış bilgilerle gelirleri fazla göstererek bizleri değil asıl kendinizi kandırıyorsunuz.

Bir de özelleştirme mevzumuz var. Değerli milletvekilleri, yapılan özelleştirme değildir. Sayıştay raporları Özelleştirme İdaresi Başkanlığıyla ilgili çok önemli tespitlerde bulunmuş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Milletvekilim.

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Devamla) - Bunlardan biri, özelleştirme işlemlerine ait değer tespit sonuçlarının kamuoyuna duyurulmaması; bir diğeri, özelleştirme programına alınan taşınmazların mali tablolarda yer almaması. Kamuoyundan bu tür bilgiler neden saklanıyor? Değerinin altında özelleştirmeler mi yapıldı? Evet, şahidim, yapıldı. Buna, memleketim Erzurum'un şeker fabrikasının, kimsenin haberdar olmadığı, AK PARTİ döneminde çalıştırılmayan içindeki alkol fabrikasıyla birlikte yok pahasına satılmasını örnek olarak verebilirim. Kamu zarara uğratıldı, Erzurum'un can damarlarından biri kesildi. Buna "özelleştirme" diyemeyiz, buna desek desek "millî servet transferi" diyebiliriz.

Son tahlilde, ülkenin geldiği finansal çöküş tablosunda, gönül istemez ama, yabancı kurumlardan borç alınacaksa inşallah para karşılığında para öderiz. Umarım ki, rahmetli Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in ikaz ettiği gibi, bu sefer istenecek borcun karşılığı para artı siyasi taviz olmaz.

Sözlerimin sonunda, bu konuyu çalışırken görüşlerinden istifade ettiğim, Plan ve Bütçe Komisyonunda İYİ PARTİ'mizi temsil eden Sayın Durmuş Yılmaz Beyefendi ve İsmail Tatlıoğlu Beyefendi'ye şükranlarımı sunar, Genel Kurulu saygıyla selamlarım.

Teşekkür ederim. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)