Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 8'inci Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:36
Tarih:18/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 8'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA BARIŞ KARADENİZ (Sinop) - Sayın Başkan, Sayın Divan, çok değerli milletvekillerimiz; ekranları başında bizleri dinleyen çok kıymetli halkımız, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Bugün, Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinde konuşma yapacağım ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: Kendi bütçenizde kendi bütçenize sahip çıkmıyorsunuz, Bakan yok. Ne varsa Cumhuriyet Halk Partisinde var, bütün kadro burada dimdik ayakta. (CHP sıralarından alkışlar) Cumhuriyet Halk Partisi varsa herkes için var, unutmayın, sizin için de var.

"Gelir İdaresi Başkanlığı, gelir politikasını adalet ve tarafsızlık içinde uygulamak, vergileri en az maliyetle toplamak, mükelleflerin vergiye gönüllü olarak uyumunu sağlamak, mükelleflerin hakkını gözetmek, katılımcılık, verimlilik ve mükellef odaklılık ilkeleri üzerine görev yapmak amacıyla kurulmuş bir kuruluşumuzdur." Tanımı güzel. Ancak ülkemizde bu tanımlar güzel bir dille yazılırken uygulamaya gelindiğinde ise tamamen alakasız bir durum ortaya çıkıyor. "Gelir politikasını adaletli ve tarafsızlık içinde uygulamak..." diyoruz. Yine tanım güzel ancak uygulama tutarsız, adaletsiz ve insafsız.

On altı yıllık AKP iktidarı döneminde, milletin yıllarca vergi ödeyerek açtığı kurumları birer birer sattınız, 60 milyar dolara sattınız. Bunlar, doğrudan vergi veren, kâr elde eden, kazanç elde eden firmalardı. Şimdi ne oldu? Sattığınız yerlerin vergisini -ÖTV'siyle, KDV'siyle, dolaylı vergilerle- dolaylı olarak bu vatandaşın sırtına bindirdiniz

Elinizi vatandaşın cebinden artık çıkartın, yeter. Merkezî Uzlaşma Komisyonu tarafından, 2004-2009 yılları arasında 425 milyon vergi borcu olan Mehmet Cengiz gibi adamların borcunu maalesef bir gecede sildiniz. Gelirine gelir katan yandaşlarınıza hesap soracağınıza maalesef hesabı yine bu vatandaşa soruyorsunuz. On beş, on altı yılda tüm kesimlerden 3 trilyon 800 milyar vergi topladınız; bunun 1 trilyon 228 milyarını doğrudan, 2 trilyon 526 milyarını da dolaylı vergi yoluyla vatandaşın cebinden aldınız. On altı yılda devletin topladığı verginin yüzde 67,2'si vatandaşın cebinden çıktı. Bu vatandaş 7/24 vergi ödüyor. Sabah kalkıyor vatandaş -yaz saati uygulaması- ışığa basıyor, bastığı anda 5 tane vergiyi hemen ödemeye başlıyor. Yüzünü yıkayacak -su- yüzünü yıkamak için musluğu açıyor, 4 tane vergi. Arabasına biniyor, kontağa basıyor, ÖTV, KDV; vatandaş benzin yakacağına ilk başta vergi yakmaya başlıyor. (CHP sıralarından alkışlar) Maalesef bu sömürüyle vatandaşın bir gününü değil, bir ömrünü alıp götürüyorsunuz.

Şimdi sizlere bir soru soracağım, tarih bilgisi olanlara, Doğan Başkan bilir: İlk parayı kim buldu?

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Hadi bakalım... Çin.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Lidyalılar.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Çin, Çin.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Vergiyi kim buldu? Sümerliler.

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Lidyalılar değil ya, Lidyalılar takası buldu.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Sayın Başkan, Sümerler buldu; öğren, tarih öğren, onun için de diyorum.

Pekâlâ, verginin vergisini kim buldu, ÖTV'nin vergisini kim buldu?

RECEP ÖZEL (Isparta) - CHP buldu, CHP; CHP buldu.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - AKP. Milattan önce 700 yılında bulunan paranın, milattan önce 400 yılında bulunan verginin...

CAHİT ÖZKAN (Denizli) - Para Çin'de çıktı, Lidyalılardaki trampa, trampa; para değil. Bu, doğru değil.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Vergiden vergi almayı, ÖTV'den vergi almayı siz buldunuz, tarih kitaplarına geçtiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Lidyalılar, Sümerler ve AKP'liler olarak tarih kitaplarına geçtiniz, sizi buradan bir kez daha kutluyorum.

SALİH CORA (Trabzon) - 6 sıfırlı parayı da siz buldunuz, 6 sıfırlı parayı.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Gelir dağılımındaki adaletsizliğin zirve yaptığı, vergi adaletsizliğinin rekora koştuğu, sosyal adaletin yok sayıldığı bir gelirin idaresi olmaz, olsa olsa hezimeti olur arkadaşlar, hezimeti. Eskiden kurumlar vergisi rekortmenleri vardı, şimdi rekortmenler bankalar. Bu ülkeye maalesef yazık ediyorsunuz.

"Gönlümüzü açtık." diyor Sayın Cumhurbaşkanı, "Dünyada 17'nci büyük ekonomiyiz, sosyal yardımlarda ve gönül açmada 1'inciyiz." diyor.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Aynen öyle.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Evet, Suriyelilere kapıyı açtık...

RECEP ÖZEL (Isparta) - Kendi vatandaşımıza, kendi vatandaşımıza, kendi.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - ...belki ihtiyaç vardı. Bu vatandaşa kapıyı açın, bu vatandaşa gönlünüzü açın. (CHP sıralarından alkışlar)

YUSUF BAŞER (Yozgat) - Hadi oradan!

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Bu gönlünüzü bu vatandaşa açarsanız bu kapılar açılır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - İnsana gönlümüzü açalım, insana, insana; insanları ayırmayın. Gönlümüzü insanlığa açalım.

RECEP ÖZEL (Isparta) - Hepsine, insan olan herkese açıyoruz; insan olan herkese, mazlumlara açıyoruz.

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - İnsanlara gönlümüzü açalım.

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili.

BARIŞ KARADENİZ (Devamla) - Katar'dan, Suriye'den gelen oradaki servet sahipleri burada vergi ödemeden mülk sahibi oluyor, siz bu vatandaştan, simitten bile yüzde 8 KDV alıyorsunuz. (CHP sıralarından alkışlar) Bu iş, iş değil. Pırlantadan, yattan niye vergi almıyorsunuz? Yandaştan değil, vatandaştan vergi almayı kendinize şiar edindiniz.

Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)