Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 8'inci Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:36
Tarih:18/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 8'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ HDP GRUBU ADINA RIDVAN TURAN (Mersin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekran başındaki değerli halkımız; hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Ben de, açlık grevinin 41'inci gününde olan Leyla Güven'e buradan selamlarımı ve dayanışma duygularımı iletiyorum.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu konusunda söz almış durumdayım.

Şimdi, değerli arkadaşlar, BDDK için yasa; tasarruf sahiplerinin hak ve menfaatlerini korumak, mali piyasalarda güven ve istikrarı sağlamak, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasını sağlamak üzere müdahalelerde bulunmak şeklinde bir tarifte bulunmuş. Ve yine, kurumun mali özerkliğe sahip olduğu, ayrıca, hiçbir organ, makam, merci veya kişi tarafından da etkilenemeyeceğini, müdahale edilemeyeceğini mevzuat açıkça ifade ediyor. Şimdi, yazılanlar bunlar. Biraz pratiğe bakalım. Örneğin, çiftçilerin kredi ihtiyaçlarını finanse etmek için kurulmuş olan, biliyorsunuz, Ziraat Bankası üçüncü havalimanının önemli finansörlerinden bir tanesi hâline dönüştürüldü ve kredi verdi. Yine, küçük üreticiyi desteklemek üzere kurulmuş Halk Bankası üçüncü havalimanını finanse eden kurumlardan bir tanesiydi. Acaba bu BDDK'nin, BDDK'yi yönetenlerin hiç akıllarına gelmez mi, hiç bu konuda bir söz söyleme ihtiyacı duymazlar mı? Yani yasanın tarif ettiği ile reel durumda meydana gelmiş olan çelişik duruma ilişkin Allah'tan ilaç niyetine tek bir laf duyabilmiş durumda değiliz.

Yine, örneğin, Doğan Medya, biliyorsunuz, Ziraat Bankası tarafından kredisi sağlanmak koşuluyla Demirören Medya'ya satıldı. Şimdi, birtakım regülatör mekanizmalar var değerli arkadaşlar, biliyorsunuz; işte, bunlar piyasayı düzenlerler, tekelleşmeyi engellerler. Han duvarı gibi bir tekel meydana geldi bu memlekette. Demirören Medya şu anda basın kuruluşlarının, gazetenin, televizyonun kahir ekseriyetini elinde bulunduran bir tekele dönüşmüş durumda ve kredi de Ziraat Bankası eliyle sağlanmış durumda. Ya, merak ediyorum, bu BDDK bu konuda iki çift laf etme ihtiyacı hiç duymaz mı? Yani şöyle mi yapacağız: Mevzuatta yazanlar ile pratikte uyguladıklarımız arasındaki açı farkı bu memlekette hep böyle sürecek gidecek mi? Eğer sürecek gidecekse zaten herhangi bir şeyden şikâyetçi olmaya gerek yok.

Halk Bankası uluslararası bir davanın konusu hâline geldi. Biliyorsunuz, İran'la altın ticareti konusunda ABD'de suçlanan bir banka, bir kamu kurumumuz olan Halk Bankası ama buna ilişkin yine duyduğumuz herhangi bir söz BDDK'den yok.

Şimdi, Kalkınma Bankası Yasası çıktı, biliyorsunuz, geçtiğimiz aylarda ve bu Kalkınma Bankası -bizim iddiamız şudur ki- İşsizlik Fonu'nu hortumlamak suretiyle sermayeye düşük faizli, uzun vadeli kredi imkânı yaratacak. Bunu göreceğiz. Bakalım, göreceğiz BDDK bu konuda iki çift lafı esirgeyecek mi esirgemeyecek mi? Bunu hep beraber göreceğiz değerli arkadaşlar. Üç bankaya, üç kamu bankasına bu memlekette 11 milyar kredi verildi, BDDK'den Allah'tan tek bir kelime yok çünkü BDDK'nin mevzuatta ifade ediliş biçimiyle mali özerkliğe sahip olması bir şehir efsanesinden öte gitmez. Niye gitmez? Çünkü Erdoğan ve saray rejimi BDDK gibi regülatör mekanizmaların hepsinin önüne geçmiş durumda. Eğri oturalım doğru konuşalım, realite bundan ibaret. Dolayısıyla, hani klasik iktisat ekolünün bir varsayımı vardır, piyasanın görünmez eli derler. Piyasanın görünmez eli bütün piyasa mekanizmalarını düzenler, kendiliğinden bunu yapar. Vallahi, bu motto bizim ülkemizde sermayenin, piyasanın görünmez elinden çıkmış ve Erdoğan'ın görünür eli hâline gelmiş. Eğer bu böyle sürüp devam edecekse yani Erdoğan bütün bu mali piyasalara bu biçimde müdahalesini devam ettirecekse burada liberalizmin o savunduğunuz klasik manada geçerli olan herhangi bir kuralının geçerli olması mümkün değil.

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Milletvekili.

RIDVAN TURAN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Zaten aslında yüz altmış yıl önce Marks, sermaye birikimlerinin kaçınılmaz olarak tekelleşmeye elvereceğini ve bunun piyasa tarafından iradi müdahalelerle engellenemeyeceğini söylemişti. Şu anda karşı karşıya kaldığımız durum da iktidarın çıkarları doğrultusunda piyasada ciddi bir sermaye temerküzü oluşmaya başlamış durumda, iktidar yanlısı tekeller meydana gelmiş durumda ve ne yazık ki mali piyasalar açısından eğer bunu konuşacak olursak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun bu konuyla ilgileneceğine ilişkin hiçbir emare söz konusu değil arkadaşlar. Ne diyelim, BDDK'nin Allah taksiratını affetsin diyoruz.

Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)