Konu:Siyasette haksız rekabet pozisyonu devam ettiği müddetçe, keyfî gözaltılar devam ettiği müddetçe ekonomiyi rayına oturtmanın mümkün olmayacağına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:36
Tarih:18/12/2018


Siyasette haksız rekabet pozisyonu devam ettiği müddetçe, keyfî gözaltılar devam ettiği müddetçe ekonomiyi rayına oturtmanın mümkün olmayacağına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, bütçe ve özel olarak da Maliye Bakanlığıyla ilgili bir tartışmada, bir değerlendirmede ortaklaşabilmek için galiba devlet ile vatandaş arasındaki ilişkide vergi nereye oturuyor, bunu daha net biçimde ortaya koymamız gerekiyor. Aslında Yunus'un şiirlerindeki "kamu" kelimesi galiba daha doğru, daha şeffaf, daha hesap veren, hesap soran bir ilişki tarifini daha rahat sağlıyor.

Bakın, eğer, devlet ile toplum arasındaki ilişkiyi şöyle kurarsanız, vergilerin yönetimi açısından, harcama yapma yetkisi açısından, devlet diye ayrı bir güç var, ayrı bir irade var ve o elindeki kaynağı canı nasıl istiyorsa öyle harcama gücünü, yetkisini kullanıyor. Böyle baktığınızda, o zaman "devlet malı deniz" tabiri tam yerine oturur ve o kaynağın başına oturan, o musluğu yöneten canı nasıl istiyorsa öyle harcar. Batık krediler, birtakım yayın organlarına devlet bankalarından verilen reklamlar bu mantığın bir eseridir ama tersi varsa, kimi demokratik ülkelerde olduğu gibi vergi mükellefi olmanın kendisi aslında -tırnak içerisinde- bir patronluk pozisyonudur, sahip olma pozisyonudur ve hesap sorma pozisyonudur. Böyle olduğunda da vergi veren herkesin aynı zamanda hesap sorma ve kamu malı üzerinde hak sahibi olma pozisyonundan bahsederiz. Bugün kurulan ilişki ne yazık ki böyle bir ilişki değildir Türkiye'de. Onun için de kamu malıyla ilgili duyarlılık dibe vurmuştur. Aksine, kamu kaynaklarına ulaşmak neredeyse hızlı zengin olmanın, haksız zengin olmanın, kolayca zenginliğe ulaşmanın bir imkânı, vesilesi gibi görülmüştür.

Şimdi, burada kürsüden ifade edildiği için özellikle Yunus Emre'nin "kamu" ifadesini hatırlatmak istedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

AYHAN BİLGEN (Kars) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Grup Başkan Vekili.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Bazı konuşmalar dolayısıyla bir milletvekili, devletten maaş alan milletvekillerinin kürsüdeki konuşmaları üzerinden bir tartışma, bir değerlendirme yaptı.

Şimdi "devlet" dediğiniz şey bize de oy veren seçmenlerin dışında, üzerinde ayrı bir şey mi, yoksa bu toplumun bütününün örgütlülük hâli mi? Dolayısıyla o parayı kullanırken o paranın kimden alındığının da farkında olarak mı konuşulacak? Bakın, bugün sabaha karşı yine -şu anda bizim belediyelerimizden kayyum atanmayan tek il belediyesidir- Iğdır'da Belediye Eş Başkanı, yine 25'inci Dönem Milletvekilimiz ve Tuzluca Belediye Başkanlarımız gözaltına alındılar 2015'te işlendiği iddia edilen bir suçtan dolayı. Daha önce de aynı iddiayla alınmışlardı, bırakılmışlardı. Şimdi, Iğdır'daki seçmenler bu bütçe görüşmeleri yapılırken kendilerini bu bütünün parçası olarak hissediyorlar mı, yoksa onlar şehirlerindeki kendi seçtikleri siyasetçilere reva görülen bu muameleyi nasıl algılıyorlar, nasıl okuyorlar?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - 31 Martta bir seçime gideceğiz ve biz, seçimlerden önce yapılan bu operasyonların siyasi operasyon olduğunu söylediğimizde "Hayır, bu yargısal bir süreçtir." deniliyor.

Şimdi, aynen, biraz önce bazı konuşmacıların ekonomi için söylediği haksız rekabet pozisyonu siyasette devam ettiği müddetçe -ister halk sinsin ve başka bir partiye belediyeyi bıraksın- bu, meşruiyet tartışması doğurur. Hayır, bizce büyük ihtimalle tersi olacak; seçmen belki belediyeyle ilgili, bizdeki belediyeyle ilgili eleştirisi varsa bile sahip çıkacak ama en fecisi de sonuç itibarıyla, bu ülkede haksız gözaltılar, keyfî gözaltılar devam ettikçe ekonomiyi rayına oturtmak mümkün olmayacak, dünyanın en iyi maliye bakanını da getirseniz bu siyasi istikrarsızlık ve kaos içinde bütçe denkleştirmeyi ve büyümeyi asla başaramayacak.

Teşekkür ediyorum.