Konu:Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş'ın Yaptığı Açıklamasındaki Bazı İfadelerine İlişkin Açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:17/12/2018


Siirt Milletvekili Meral Danış Beştaş'ın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; tekrar hayırlı akşamlar diliyorum.

Sayın Beştaş'ın ileri sürdüğü konularla alakalı birkaç şey ifade etmek istiyorum.

Şimdi, mecellenin çok önemli bir kaidesi var, "Bir işten maksat neyse hüküm ona göre verilir." deniliyor. Bu, hukukta da çok temel bir kaidedir; maksat, niyet neyse hüküm de ona göre verilir.

İnsanların mesleğinin gazetecilik olması onların yaptığı, söylediği her eylemin denetimden ari olduğu anlamına gelmiyor. İsim söylediğiniz için ben de tekrar zikretme ihtiyacı duyuyorum. Fatih Portakal, yaptığı yayınlarda gazetecilikten öte şeyler yapıyor. Eğer mesele insanları demokratik haklarını kullanmak konusunda bir eylem yapmaya çağırmak olsa problem yok. İnsanlar toplanır, yasal izinlerini alırlar. Türkiye'de her gün, hemen hemen her ilimizde pek çok eylem icra olunuyor ama siz gazetecilik kisvesi altında, buna sığınarak toplumu tahrik eden ve bu kisve altında kendinizce bir siyaset, bir politika yürüten bir tavır içindeyseniz bunda bir problem var gerçekten.

KAMİL OKYAY SINDIR (İzmir) - Yargı yok mu yargı?

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Fatih Portakal siyaset yapmak istiyorsa buyursun gelsin, burada siyasetini yapsın ama insanları tahrik ederek onları eyleme, sokağa çağırmak istiyorsa o zaman hukuk gerekeni yapar.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Ya "Kafası kesilmeli." diyen bir meczup çıktı, onun için bir şey dediniz mi?

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Müsaade eder misiniz ifademi tamamlayayım. İfademi tamamlamak istiyorum Sayın Grup Başkan Vekili, söz alma imkânına sahipsiniz.

Devamında şunu ifade etmek istiyorum: Bu ülkede hiç kimse sadece ve sadece gazeteci olduğu için asla ve kata gözaltına alınmıyor, asla ve kata hukuki bir soruşturmaya tabi tutulmuyor. Mesele, bu mesleği ifa ederken hangi maksatla, hangi argümanları kullanarak ne yaptığınız.

Devamında yine ifade ettiniz çünkü çok farklı konuları arka arkaya sıralıyorsunuz, belki kafa karışıklığı olacak ama bunlara arka arkaya ben de cevap verme ihtiyacı duyuyorum.

"Tahir Elçi'yi hedef gösterdiniz." diyorsunuz. Tahir Elçi'nin nasıl öldürüldüğü meselesi ortada zaten, olayın içerisinde yani sanki hedef gösterildi...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Teşekkür ederim.

O sürecin içerisinde kasten bir süreç varmış gibi anlatıyorsunuz. Olayın nasıl olduğuna dair zaten süreç devam ediyor, hukuki süreç devam ediyor, yargılamalar devam ediyor. Her birimiz üzgünüz, ben de çok üzgünüm Tahir Elçi'nin vefatından dolayı ve orada meselenin nasıl olduğu zaten aşikâr görüntülerde, bu işi yapanlar da öldü diyeceğim, öyle söyleyelim. Öncesinde hayatını kaybeden polis memurlarımız var, nasıl cereyan ettiğini biliyorsunuz. Yani kasten öldürmekten ziyade, o olay esnasında ortaya çıkan bir durum var ama daha henüz süreç bitmedi. O yüzden "Hedef gösterilerek öldürüldü." ifadesi çok önemli bir niyet, bir kasıt oluşturuyor. Buna itiraz ediyorum.

AİHM'le alakalı... Yani şunu görüyorum: Bu Mecliste en istikrarlı şey, muhalefetin tekrar tekrar aynı konuları bir daha açmasıdır. Bu konuyu, AİHM meselesini çok yeni, daha geçtiğimiz hafta uzun, neredeyse birkaç saat konuştuk. Sayın Bakanımız burada ifade edecektir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Son bir kez daha rica ediyorum.

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Zengin.

Buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - AİHM'in vermiş olduğu karar tutuklamayla alakalıydı. Tutuklamayla alakalı olarak buna ilk gerekçeyi yani tutuklamaya dair ilk gerekçeleri haklı bulduğunu ama uzatmaya dair verilenlerde de daha detaylı delillendirilmesi gerektiğini söylüyor AİHM kararı, bunu ifade ediyor ve şu anda da bize şunu söylüyor, diyor ki: Bu konuya dair bir karar verin. Bu manada yargının vermiş olduğu yeni bir karar ver. Yeni karar nedir? Onamadır yani bir karar vermesi gerekiyordu, bu kararı vermiş oluyor. Yargının verdiği bu kararın talimatla olduğunu söylüyor olmanız, hakikaten çok tuhaf geliyor yani. O zaman bütün neticeler talimatla cereyan ediyor. O sebeple, evet, doğrudur, bütün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği kararlar iç hukuk sistematiğimiz açısından Anayasa'nın 90'ıncı maddesine göre bağlayıcıdır, amenna ama nihayetinde hangi karar olduğunu görmek lazım. Verilen karar tutuklamanın devamına dair bir meseledir. 18'inci maddedeki söylenen şey de orada bir çerçeve çiziyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Lütfen, toparlayın Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Doğrusu o kararın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin bu kararının, 18'inci madde uygulamasının dünyada çok az uygulaması var ve böyle bakıldığı zaman da bunların tamamına yakını siyasi yaklaşımların neticesidir. Bu tarz mahkemeleri bir yerel mahkemedeki adli yargılama süreci gibi algılamamak lazım. Uluslararası bu tarzda mahkemelerin siyasi perspektifleri her zaman vardır. Uzun zamandır, dünyada sadece Türkiye'de değil -FETÖ'cüler gibi- uluslararası mecrada da hukuk üzerinden ülkeler hizaya getirilmeye çalışılıyor, bunu da görmemiz lazım. Bu da bir yön verme -amiyane bir tabirle ülkeleri hizaya getirme, bir tokatlama hâline geldi. O sebeple, orada söylenen yaklaşımı ben de siyasi buluyorum, siyasi görüyorum ve nihayetinde de biz, kendimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarını uyguladık bugüne kadar ama bunları doğru okumak lazım diye düşünüyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Zengin.