Konu:Türkiye'nin 17-25 Aralık konusunda uluslararası arenada zor duruma düşürüldüğüne ve toplantı gösteri yürüyüşleriyle ilgili AİHM'de tazminata mahkûm edildiği çok sayıda dava olduğuna, bütçe görüşmelerinin ruhu, saygınlığı açısından rücu davalarıyla ilgili inandırıcı açıklamaların yapılmasının önemli olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:17/12/2018


Türkiye'nin 17-25 Aralık konusunda uluslararası arenada zor duruma düşürüldüğüne ve toplantı gösteri yürüyüşleriyle ilgili AİHM'de tazminata mahkûm edildiği çok sayıda dava olduğuna, bütçe görüşmelerinin ruhu, saygınlığı açısından rücu davalarıyla ilgili inandırıcı açıklamaların yapılmasının önemli olduğuna ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, biz birkaç kez burada Yemen'le ilgili durumu gündemleştirdik ve biraz önce de yine birinci gruptan kimi milletvekillerinin Yemen'deki insanlık dramına dikkat çekmesi sevindirici ama galiba biraz geç. Yemen'le ilgili yapılan bütün uyarılara rağmen, büyük ihtimalle -en azından genel, yaygın kanaate göre- uzun süredir, işte, kralın ölümündeki yas ilanından tutun yakın tarihlere kadar Suudi Arabistan'la dış politikada girilen ilişkinin bir sonucu olarak orada ne yazık ki çok sayıda çocuğun ilaçsızlıktan, sağlıklı gıdaya ulaşamamaktan hayatını kaybetmesi karşısında ciddi, etkin tepki verme konusunda son derece geç kalınmıştır. Şu anda Körfez ülkelerinde Türkiye kökenli ürünlere karşı boykot kampanyaları var, sosyal medyada görebilirsiniz, elbette ki Kaşıkçı olayıyla ve daha önceki bazı olaylarla ilgili ama bu konularda galiba daha ilkeli ve daha erken hareket etmek gerekiyor.

İkincisi Sayın Başkan: Biraz önce tartıştığımız konuda yani 17-25 Aralık konusunda eğer farklı hareket edilip hızlı davranılsaydı, bugün Zarrab, muhtemelen, Amerika'da Türkiye'ye karşı kullanılan bir koz, bir rehine gibi olmayacaktı. Şimdi düşünün ki ortağı Zencani İran'da yargılandı ve Türkiye'de ne kadar rüşvet dağıttığına dair çok somut rakamlar telaffuz etti. İran, idam kararı aldı ama parayı tahsil etmeden idam yapmama konusunda da net bir irade beyanında bulundu. Şimdi ne olup bittiğini İran biliyor; Amerika muhtemelen biliyor, Zarrab ne kadar konuştuysa ama biz, Türkiye'de, bu konuyu hâlâ ciddi biçimde konuşup kamuoyuna bilgi vermiyoruz. Şimdi bunun güvenlikle, devlet sırrıyla bir izahı olabilir mi? Bu, doğrudan doğruya aslında uluslararası arenada Türkiye'nin zor duruma düşürülmesidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun devam edin Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Son olarak da Sayın Başkan, son derece somut, doğrudan bütçeyi ilgilendiren bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Şimdi toplantı gösteri yürüyüşleriyle ilgili Türkiye'nin AİHM'de tazminata mahkûm edildiği çok sayıda dava var. Tek tek dosya ayrımı yapmayacağım ama daha genelleyerek bu konuya dikkat çekmek istiyorum. 2002 ile 2012 arasındaki başvuru rakamları Adalet Bakanlığı tarafından cevaplanmış ama sonraki yıllara dair veriler son derece düşük. Neredeyse her yıl artan sayılarda, son yıllarda on binleri bulacak rakamlarda başvuru yapılıyor; iki binli rakamlarla başlamış, on binlerce rakamlarda başvuru var. Türkiye'ye hükmedilen tazminat rakamları ilk yıllarda yaklaşık 3-4 milyon avroyla başlamış, şu anda 6-7 milyon avro civarında -2015, 2016 yıllarında- Türkiye'ye tazminat hükmedilmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi bağlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Şimdi bu kadar büyük rakamlarla, tazminata mahkûm olmuş bir ülkede, yine bu iktidar döneminde çıkartılmış, Avrupa Birliği süreciyle son derece ilişkili ve yerinde bir karar olan rücu düzenlemesinin hayata geçirilmemesi, uygulanmaması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu konuda en son açıklamayı Sayın Bozdağ Adalet Bakanlığı adına yapmış, yaklaşık 80 milyon civarında rücuyla bir tahsilat yapıldığını... Yani ihlale sebebiyet veren kamu görevlisinin bunun bedelini millete ödetmesi değil, kendisinin ödemesi caydırıcılık açısından son derece önemli bir düzenlemedir. Sadece rakamlar değildir önemli olan, elbette ki ihlallerdeki haksızlıkları telafi etmek imkânsızdır ama bir de bunun yükünün millete ödetilmesi asla kabul edilemez bir şey. En son, 2017 yılı sorulduğunda Maliye Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı rücuyla ilgili herhangi kayıt bulunamadığını, hesapların karıştığını beyan etmişler. Bu konuda ciddi, inandırıcı bir açıklama yapılırsa sanırım, bütçe görüşmelerinin ruhu, saygınlığı açısından önemli olacak.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Bilgen.