Konu:Bir ülkede toplumun diğer kesimlerini rahatsız etmeden kendisini sokakta ifade etmenin imkânı yokmuş gibi algı oluşturulursa o ülkenin demokratik ülkeler kategorisinden çıkacağına ve bir sunucunun "Gezi'ye katılanların başları koparılmalı." sözlerine sessiz kalınırsa Türkiye'nin Suçluların İadesi Anlaşması'nı işletemeyeceğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:17/12/2018


Bir ülkede toplumun diğer kesimlerini rahatsız etmeden kendisini sokakta ifade etmenin imkânı yokmuş gibi algı oluşturulursa o ülkenin demokratik ülkeler kategorisinden çıkacağına ve bir sunucunun "Gezi'ye katılanların başları koparılmalı." sözlerine sessiz kalınırsa Türkiye'nin Suçluların İadesi Anlaşması'nı işletemeyeceğine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, ben de çok uzatmayacağım ama ben de zaten telefon dinlemeleriyle ilgili tutarsız ve çelişkili yaklaşıma dikkat çektim.

Şimdi, elbette ki -insanların özel hayatının gizliliği ve bu konuda- son derece kurnazca, sinsice planlarla neredeyse herkesin telefonunun dinlenmiş olması kabul edilemez. Ben, o dönemde Tevhid Selam örgütü üyesi olma iddiasıyla beş yıl dinlenenlerden birisiyim birçok bürokratla birlikte, siyasetçiyle birlikte. Ama şimdi o dönem dinlemeleri, hâlâ devam eden yargılanmama, dosyaya ek delil olarak konuldu. Bu, bir yıl önce oldu arkadaşlar, 17-25 Aralıktan bahsetmiyorum. Hâlâ bir yıl öncesine kadar delil olarak bu usulsüz dinlemeler benim, diğer arkadaşlarımızın dosyalarına konulabiliyorsa ya hâlâ inisiyatif başkalarında ya siz kendinize geldiğinde tavır koyuyorsunuz ama başkası olduğunda bundan faydalanmayı umuyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sokakla ilgili durum çok nazik bir durum. Eğer bir ülkede çevreye zarar vermeden, toplumun diğer kesimlerini rahatsız etmeden kendisini sokakta ifade etmenin imkânı yokmuş gibi bir algı oluşturulursa o ülke demokratik ülkeler kategorisinden çıkar ve bunun bedelini dışarıda Türkiye'yi savunanlar, Dışişleri çok zor biçimde ödemek zorunda kalır.

Bakın, çok küçük bir örnek vereceğim: Zeliha Bilgin, Çorlu tren kazasında 2 kardeşi ve yeğenini kaybetmiş. Değerli arkadaşlar, anma yapmak istiyor sadece, diyor ki: "Biz devlet düşmanı değiliz."

Şimdi, bir kişinin, yakınlarını kaybetmiş bir kişinin -yakınlarını kaybetmese bile tren kazasıyla ilgili bir anma da değil, protesto yapmak için bile- çevreye zarar vermedikçe kendisini ifade etmek istediğinde "Devlet düşmanı değiliz." diye beyanda bulunmak zorunda kalması kötü bir şeydir değerli arkadaşlar. Devlet, suçlu olanı ispat etmek zorundadır. Vatandaş kendisini suçsuz olduğunu ispat etmek zorunda hissediyorsa...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bağlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - ...durum gerçekten vahim bir noktaya gelmiştir eğer insanlar en temel haklarını kullanma konusunda böyle bir beyanda bulunmak zorunda kalıyorlarsa.

Son olarak, Sayın Başkan, bakın, birkaç gündür bir televizyon kanalının sunucusu çok net biçimde diyor ki: "Gezi'ye katılanların başları koparılmalı."

Şimdi, değerli arkadaşlar, size soruyorum: Buna hiçbir tepki vermiyorsunuz. Bu, her sabah hani "Ver mehteri!" filan diyor ya, bildiğiniz o malum şahıs, her dönemde, 28 Şubatta da benzer tarz yayınlar yapıyordu, başkalarını hedef gösteriyordu. Şimdi, bir televizyon kanalının sunucusu bütün Gezi eylemine katılanları... Ki o gösterilere katılanların içinde ilk günlerde kimi bakanların çocuklarının da olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama eğer siz böyle açıklamalara sessiz kalırsanız, Türkiye, suçluların iadesi anlaşmasını nasıl işletecek Allah aşkına? Avrupa'dan, darbeye doğrudan karışanların iadesini nasıl sağlayacaksınız? Demez mi insanlar "Siz Gezi'ye katılanların kafasının kesilmesini savunabiliyorsanız..."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Son olarak bağlayın lütfen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Gezi'ye katılanların, şiddete bulaşmamış, hakkında yargılama olmamış, orada pasif biçimde oturmuş, sonra çadırları yakılmış, sonunda yakanların suçlu olduğuna dair bir iddia ortaya çıkmış, o zabıtaların başka birtakım bağlantıları ortaya çıkmış ve Gezi'ye katılanların hepsinin başının kesilmesini savunabiliyorsa siz suçluların iadesi kapsamında hiçbir ülkeyi, hiç kimseyi inandırıp suçluların iadesini sağlayamazsınız çünkü Türkiye o zaman ancak bu şekilde algılanan bir ülke kategorisinde kalır.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler.