Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:35
Tarih:17/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 7'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ İYİ PARTİ GRUBU ADINA MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) - Sayın Başkan, sayın bakanlar, değerli milletvekilleri; Doğu Anadolu Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının 2019 yılı bütçesi hakkında söz almış bulunuyorum. Sizleri saygıyla selamlarım.

DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığının amacı, kamu yatırımlarının planlanıp hayata geçirilmesi olarak tanımlanabilir. İdarenin faaliyet kapsamı alanında 15 il bulunmakta. İdare, 2011 senesinde çıkarılan bir KHK'yle beş yıl süre sınırıyla kurulmuş, hedeflerine ulaşmadığı için 2019 yılı sonuna kadar görev süresi uzatılmış. Uzatılmasına rağmen belirlenen hedefler gerçekleşir mi? Sanmıyorum. Çünkü idarenin 200 milyon lira olan bütçesi 90 milyon liraya düşürülmüş. Bu bütçeyle bölgemizin kalkınma politikaları sürdürülemez. Kurumsallaşması tamamlanmamış idarenin faaliyetlerini yeterince gerçekleştirmediğini ifade etmek isterim.

Sayıştay raporunda DAP İdaresi ile Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı gibi bölgedeki kalkınma ajansları arasında koordinasyon sorunlarının yaşandığı ifade edilmiş. Bunun nedeni, idare ile ajans arasındaki yetki sorumluluklarını düzenleyen açık bir yasal mevzuatın bulunmaması. Fiiliyatta ajanslar bölge planlarını yapıyor, idare ise kamu yatırımlarının koordinasyonunu sağlıyor ancak yetki ve sorumluluklar düzenlenmediğinden bu karışık yapıda her iki kurum da benzeri projelere mali desteklerde bulunuyorlar. Sonuçta, kaynak israfı yapılmasıyla birlikte son derece düşük verimlilik göze çarpıyor. Geniş coğrafyada hâlâ dijital sisteme bile geçmemiş olan ağır bürokratik yapı süreçleri yavaşlatıyor.

Doğu Anadolu'nun merkezi sayılan memleketim Erzurum'da hemşehrilerim yarınlarından endişe ediyorlar. Türk tarihinde önder şehirlerin başında gelen Erzurum yapmış olduğu fedakârlığın karşılığını maalesef alamıyor. Başta Erzurum olmak üzere Doğu Anadolu illerinin göç vermesine göz yumulması beraberinde telafisi güç ve vahim sonuçlar doğurabilir.

Yarın öbür gün göç sorunu karşımıza bir millî güvenlik sorunu olarak çıkmasından korkarım. İnsanlar toprağını, yurdunu göç ettikleri yerlerdeki fırsatlardan dolayı değil kendi memleketlerindeki yokluk ve fırsatsızlıklardan dolayı gözleri arkada terk edip göç ediyorlar. Göç alan bölgelerde oluşan ekonomik ve sosyal maliyet geri bırakılan bölgeleri kalkındırma maliyetinin çok daha üstündedir. Sorunu göç alan yerde pahalı şekilde çözeceğimize göç veren bölgede çözmek hem daha sağlıklı hem de ekonomik olacaktır.

Ülkemizin güvenliği ve birliği açısından bölgeler arası gelişmişlik farkları asgariye indirilmeli. Önemli bir iktisadi merkez olmakla birlikte Doğu Anadolu'nun da kalbi olan Erzurum millî gelirden yüzde 1'in altında pay alıyor. Erzurum'a yapılan kamu yatırımları Türkiye'deki toplam yatırım ortalamasının çok altında kaldı. Doğu Anadolu Bölgesi'nde en fazla vergi ödeyen il olan Erzurum'un son on beş yılda kamu yatırımlarından bu kadar düşük pay alması hiçbir şekilde açıklanamaz. Erzurum böyleyse diğer Anadolu illerini varın sizler düşünün. Doğu Anadolu'da yarım kalmış barajlar gibi tesisler bir an önce millî ekonomiye kazandırılmalı. Başta Erzurum olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi'nde kullanılan elektrik ve doğal gazda göçü önlemede teşvik amaçlı özel indirimler uygulanmalı.

Son yıllarda uygulanan yanlış politikalarla Kars, Erzurum ve Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki hayvancılık sektörü belirsizlik içinde. Canlı hayvanın kaynağı olan küçük işletmeler desteklenmeli, hayvancılık altyapısının geliştirilmesine bir an önce ağırlık verilmeli. Bölge hayvancılığında önemli girdi sağlayan zengin mera alanları ıslah edilmeli. Tarım ve hayvancılıkla ilgili meslek eğitimi veren kurumlar aktif kullanılmalı. Bölge insanları eğitilmeli. İnsanların terk ettikleri topraklarına geri dönmeleri için çekici imkânlar sunulmalı. İşte o zaman bakın, görün ki utanılacak şekilde hayvan ve kırmızı et ithalatı yapmanıza ihtiyaç kalacak mı?

Değerli milletvekilleri, bunların yanında üretilmiş yem bitkisine destek verilmesi bölge ekonomisinin gelişmesine katkı sağlar. Bölgedeki şeker fabrikaları, tarıma olduğu kadar hayvancılığa ve genel istihdama da hayati faydalar sağladığı tamamen göz ardı edilerek acımasızca satılmıştır. Bu, bölgeye yapılmış son ihanettir.

Bölgedeki şehirlerimizin genetik kodlarına uygun yatırımlara öncelik verelim. Kültür, sağlık, kongre, kış turizmi gibi faaliyetlerin teşvik edilmesi sağlanmalı. Bölge gençliğinin bilim, kültür, sanat ve spor alanlarında yetenekleri doğrultusunda girişimlerine imkânlar verilmeli.

Erzurum ve Doğu Anadolu'da Türkiye ortalamasının üzerindeki genç nüfus mutsuz ve umutsuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi bağlayın Sayın Cinisli.

Buyurun.

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Devamla) - Teşekkür ederim.

Üniversite okuyan veya mezun olmuş genç kardeşlerime hedeflerini sorduğumda verdikleri cevap "Yurt dışına gitmek istiyorum." oluyor. Erzurum'daki gencin hedefi İstanbul, Ankara, İzmir değil, direkt yurt dışı. "Neden?" diye sorduğumda aldığım cevap: "Mutsuz ve ümitsiziz, bıktık." Gelinen bu nokta hazindir. Gençliğe ve ülkeye yazıktır. Bu örnekten sonra başka söze gerek yok. On altı yıllık hükûmetler demek ki bugüne kadar bölgeye ve geleceğimiz olan gençleri mutlu edecek bir şey yapmamışlar. Ne yaptıklarını ben size söyleyeyim: Gençliğimizin kıymetli, millî ve manevi değerlerini sömürmekten başka bir şey değil. Karşılığında beklenen tek şey verecekleri oylar.

Bu çerçevede, kurumlara ayrılan ve maalesef azaltılan bütçeyi tartışmaktan ziyade asıl, bölgeyle ilgili zihniyetin değişmesini, rehabilite edilmesini tavsiye ederim. Doğu Anadolu Bölgesi'nin toplu hâlde, akılcı bir devlet politikasıyla ele alınmasını umar, heyetinizi saygıyla selamlarım. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Cinisli.