Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:34
Tarih:16/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

İYİ PARTİ GRUBU ADINA ÜMİT ÖZDAĞ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Jandarma Genel Komutanlığı Türkiye'nin PKK terörüne karşı elindeki en önemli ve etkin güçlerin başında gelmektedir. 1984 yılında doğrusu zayıf bir kuvvet olan Jandarma, aradan geçen yıllar içinde terörle mücadele sürecinde büyük deneyim ve etkinlik kazanmıştır. Diğer bir ifadeyle, Jandarma, bugün, mükemmel bir düşük yoğunluklu savaş ordusu veya hibrit savaş ordusu hâline gelmiştir.

15 Temmuz FETÖ'cü darbesi sonrasında Jandarmaya sızmış FETÖ'cülerin çok büyük bir kısmı tasfiye edilmiştir. Jandarmanın hibrit savaş ordusu olma özelliğini güçlendirici adımlar atılmıştır. Jandarmanın İHA güçleri büyümüş ve etkili şekilde kullanılmıştır. Jandarmanın zırhlı araç sayısında önemli gelişmeler olduğunu görüyoruz. Jandarma komando sayısı artmış, tamamı uzman erbaşlardan oluşan komando tabur sayısı 82'ye yükselmiştir. PKK'yla yurt içinde de etkili bir mücadele sürdürüldüğünü görüyoruz. Bunlar, doğrusu Jandarma adına ve İçişleri Bakanlığı adına olumlu ve takdir edilmesi gereken gelişmelerdir ancak unutulmamalıdır ki Türkiye'nin başındaki iki büyük terör belası, PKK, geri dönmek üzere büyük ölçüde Suriye'ye çekilmiştir; FETÖ ise geri dönmek üzere dünyaya dağılmıştır. Selefi cihatçı terörist örgütlenmeler ise Türkiye içinde kozalarını hızla örmeye devam etmektedirler.

Değerli milletvekilleri, geri dönmek üzere hazırlanan FETÖ dışında Türkiye'nin önümüzdeki yıllarda bir hibrit savaş olan Orta Doğu iç savaşından ülkemize yönelik kaynaklanan tehditlerin daha da artacağı anlaşılmaktadır. Bundan dolayı, Jandarma Genel Komutanlığının güçlendirilmesine devam edilmesi gerekmektedir ancak bu güçlenmenin doğru kimlik üzerine inşa edilmesi gerekiyor.

Jandarma Genel Komutanlığı Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir parçasıyken 15 Temmuz sonrasında Türk Silahlı Kuvvetlerinden koparılmıştır. Önce, FETÖ'cü sızmanın ağır tahribatına maruz kalan Jandarma Genel Komutanlığı 15 Temmuz sonrasında ise askerî statüsünü tamamen kaybetmiş ve kimlik sorunları yaşamaya başlamıştır. 2803 sayılı Yasa'nın 5'inci maddesinde, Jandarma, askerî statülü kolluk kuvvetinden silahlı genel kolluk kuvvetine dönüştürülmüştür. Ancak Jandarmanın adını ne koyarsanız koyun Jandarma bir ordudur ve Türk Ordusu'nun parçasıdır.

Değerli milletvekilleri, Jandarma Genel Komutanlığına "silahlı genel kolluk kuvveti" de deseniz Jandarma güçlerinden sınır ötesi operasyonlarda istifade ediyorsunuz. Sınır ötesi operasyonlarda Jandarma çok başarılı operasyonlar, çok etkin operasyonlar yapıyor ve hâlen Suriye'nin kuzeyinde birçok Jandarma elemanı görev yapmaya da devam ediyor. Afrin Harekâtı'nda da en fazla şehidi Jandarmanın verdiğini görüyoruz. Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 60 bin Mehmetçik vatani hizmetlerini yapmaya devam ediyorlar. Üstelik temmuzda bu kaldırılacak ama bunun da devam etmesi lazım Jandarmanın çalışmalarını sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için.

Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevi ülkemiz lehine düzenlemeler yapmaktır. Burada yapılması gereken Jandarma Genel Komutanlığı Yasası'ndaki askerî statülü kolluk kuvveti konumunu güçlendirmektir, fiilî durum zaten budur, gerekli olan da budur.

Değerli milletvekilleri, Türk devlet kurumlarını FETÖ'ye teslim etmek çok büyük bir hataydı. Fatih Sultan Mehmet, çok güçlenen ve siyasete müdahale eden bir tarikatın tüm mensuplarını İstanbul'da kılıçtan geçirtmiştir. Devlet ortak kabul etmez, ettiği zaman ortaya paralel devlet çıkar. Ve 5 bin senelik Türk tarihinde paralel devletin ortaya çıktığı tek zaman var, o da sizin Türkiye'yi yönettiğiniz dönem, başka hiçbir dönem yok. Hadi, bana tarihten bir paralel devlet verin. Yok. Bugün de Jandarma Genel Komutanlığında FETÖ'cü örgütlenmenin yerini bir başka tarikatın örgütlenmesi alıyor. Orduda tarikat bağı olmaz, cemaat bağı olmaz, orduda bir tek bağ olur, o da silah arkadaşlığı bağıdır. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

Jandarma Genel Komutanlığı konusundaki bir diğer sıkıntı, Jandarmanın siyasileşmesidir. Eğer subaylar tayin ve terfi için il başkanı ve milletvekili aramaya başlarlar ise ne ülkenin güvenliğini ne de Türk milletinin varlığını böyle bir subay kadrosuna emanet etmek mümkün olmaz.

Değerli milletvekilleri, Jandarmayla ilgili yapılması gereken bir başka düzenleme, Jandarmaya ülke çapında istihbarat yetkisinin verilmesidir. Bugün polisin bu yetkisi var, Millî İstihbarat Teşkilatının da var ve olmalı ama Jandarma kendi yetki alanıyla sınırlı yapabiliyor bunu ve Türkiye'nin nüfusunun çok büyük bir bölümü Jandarmanın yetki alanı dışında. Bu da Jandarmanın kırsalda başladığı takibi kentte devam ettirmesini engelliyor özellikle teknik takipte. Keza Selefi terörizmle mücadele konusunda da Jandarmanın kapasitesine önümüzdeki dönemde daha fazla ihtiyaç duyulacak, bunun da kullanılmasını engelliyor.

Değerli milletvekilleri, FETÖ'nün TSK ve Jandarma içindeki yapılanmasına yönelik operasyonlar devam ediyor ve etmeli. Bu operasyonların bir bölümünün de ankesörlü telefon operasyonları olduğunu biliyoruz ancak bu ankesörlü telefon operasyonlarında da ağır hataların yapılmaya başladığını görüyoruz. Örneğin, 2010 senesinde bir yüzbaşı bir tek kez bir ankesörlü telefondan aranmış, görevden alınıyor; yapmayın bunu.

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Bir kezle olmaz, bir kezle olmaz o.

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Bu, doğru değil. Sayın Genel Müdür...

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Bir kezle olmaz, size bunu yanlış vermişler.

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Hayır, doğru bu.

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Yok öyle bir şey.

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Bakın, ben bu tür konularda araştırma yapmadan konuşmam, bunu biliyorsunuz.

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Yok Hocam, yanlış olmuş.

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Bir defa aranmış ve görevden alınmış. Bu, yeni bir Ergenekon çıkarmasın karşımıza. Bakın, bu iş çok cıvıyor, bu iş çok cıvıyor, bu cıvımanın arkasından birilerinin FETÖ için genel affı gündeme getirdiğini göreceksiniz. Bunu bilinçli olarak yapıyorlar.

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Hocam, yanlış bilgi vermişler size, yanlış bilgi vermişler.

ÜMİT ÖZDAĞ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Jandarma Genel Komutanlığı, terörle mücadele deneyimi yüksek, profesyonellik seviyesi ileri bir ordudur. Yapılması gereken, Jandarmanın sivilleştirilmesi fantezilerini bir yana koyarak ve yeni tarikat yapılanmalarını engelleyerek Jandarma Genel komutanlığını terörle mücadelede güçlendirmektir. Bu, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerini terörle mücadele dışına çıkarmamıza imkân verecek ve jandarmayı, sınır içinde ve sınır ötesinde terörle mücadele eden tek güç hâline de getirebilecektir. Türkiye'nin önümüzdeki süreçte gerçekten böyle bir orduya ihtiyacı vardır ve biz, İYİ PARTİ olarak böyle bir jandarma gücünün geliştirilerek devam etmesini arzu ediyoruz. Jandarmayla ilgili bütçeyi de İYİ PARTİ olarak kabul ediyoruz.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)