Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 6'ncı Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:34
Tarih:16/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA İRFAN KAPLAN (Gaziantep) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

On altı yıldır AKP'nin iç politikadaki beceriksizliğine dış politikada da şahit olduk, olmaya da devam ediyoruz.

Dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun bir politika hedefi vardı. Neydi o hedef? "Komşularımızla sıfır sorun politikası." Evet "komşularla sıfır sorun" dediniz, komşu bırakmadınız. "Demokrasi" dediniz, OHAL'i getirdiniz. "Dürüstlük" dediniz, Kamu İhale Kanunu'nu 186 kez değiştirdiniz. "Barış" dediniz, "huzur" dediniz, ülkeyi şehit mezarlığına çevirdiniz. "Fıtrat" dediniz, iş cinayetleri rakamlarını zirveye çıkardınız. "Üretim" dediniz, her şeyi ithal eden bir ülkeye çevirdiniz. "Hızlı tren" dediniz, raydan çıktı; daha üç gün önce 9 can aldı. "Yolları yaptık." dediniz, yollar çöktü. "Köprüleri yaptık." dediniz, köprüler yıkıldı. Velhasıl, ülkemizi batısından doğusuna, güneyinden kuzeyine kangren olmuş, sorunlarla boğuşan ve can çekişen bir hâle getirdiniz.

Değerli arkadaşlarım, bildiğiniz gibi 17 Eylül 2009'da Suriye'yle anlaşma imzalandı ve iki tarafta da vize kalktı. 15 Ağustos 2010'da Recep Tayyip Erdoğan'ın Gaziantep'teki konuşmasında şöyle diyordu: "Esad kardeşimle oturduk, Türkiye ile Suriye'yi bölgenin iki kardeşi, iki dost ülkesi hâline getirdik. Ekonomide, ticarette, dış politikada, kültürde, sanatta, ulaştırmada iş birliği anlaşmasını imzaladık. Şimdi, benim Gaziantepli kardeşim cebine pasaportunu koyuyor, istediği gibi Halep'e, Şam'a gidiyor; oradaki kardeşim de cebine pasaportunu koyuyor, Gaziantep'e geliyor. Kim kazandı? Gaziantep kazandı, değil mi?" Evet, bir Gaziantepli olarak ben de sevindim, mutlu oldum. O dönemde Gaziantep'te turizm canlandı, ekonomi canlandı, alışveriş canlandı.

Peki, sonra ne oldu? Erdoğan'ın Gaziantep konuşmasından sadece beş ay sonra Suriye'de ilk protestolar başladı, kısa sürede iç savaşa dönüştü. Mart 2011'de Erdoğan ile Esad'ın arası bozuldu. Erdoğan'ın kardeşi Esad, oldu düşmanı Esed. Nisan 2011'de Suriye'den kaçanlar sığınmacı olarak Türkiye sınırına geldi. Ne kadar cihatçı unsur varsa tamamı Türkiye üzerinden Suriye'ye geçti. Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu 24 Ağustos 2012'de Erdoğan'a bir mektup yazarak Suriye'nin iç işlerine karışmanın doğru olmadığını, uzun vadede ülkemizi sıkıntıya sokacağını söyledi, dinlemediler.

Değerli arkadaşlarım, hepimiz çok iyi biliyoruz ki Suriye politikası bir diplomasi hezimetidir ve ülkemize çıkardığı fatura ortadadır. CHP'nin derdi mültecilerle değil, mülteci yaratan politikalarladır. Türkiye'de yaklaşık 4 milyon Suriyeli mülteci var. Çoğunluğu İstanbul, Urfa, Hatay, Gaziantep ve Kilis'te yaşıyor. Suriyeli mültecilere 33 milyar dolar harcandı. Bu miktarın nerede, nasıl harcandığı hakkında bir açıklama yok. Suriyeli mültecilere eğitimden sağlığa, barınmadan istihdama kadar birçok hak tanınıyor, tanınmalı da. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizim Suriyeli mültecilerle bir problemimiz yok; aksine, savaştan kaçan, evinden, ailesinden, anılarından, yurtlarından olan bu insanlara yardımcı olmak, kucak açmak hepimizin insani görevidir ancak AKP, yanlış politikaları ve öngörüsüz tavırlarıyla Suriyeli mültecilerle vatandaşı karşı karşıya getirdi. Kayıt dışı çalıştırılan Suriyelilerle birlikte Türk vatandaşının işsizlik seviyesi yükseldi, hastanelerde tüm sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanan Suriyeliler ile 14 kalem ücret ödeyerek sağlık hizmeti alan vatandaşlar karşı karşıya geldi. Kiralar yükseldi. Suriyeli mafyalar türedi. Kapkaç olayları arttı. Gaziantep'te, Kilis'te her gün Suriyeli-Türk vatandaş kavgasına şahit oluyoruz.

İslahiye, Adıyaman, Mardin'de kapatılan çadır kentleri çalışanları taşerondan kadroya geçirilirken "Tayin olmayacak." sözü verdiniz, altı ay sonra insanları Türkiye'nin dört bir yanına gönderdiniz. Nasıl geçinecek bu insanlar?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

İRFAN KAPLAN (Devamla) - Kısaca, kaş yapayım derken göz çıkardınız. AKP Hükûmeti olarak Suriyeliler sorununu çözmek zorundasınız.

Değerli arkadaşlarım, AKP'ye sesleniyorum: Siz, bu bütçede Suriyeli mülteci sorununu çözemiyorsanız, işsizliği çözemiyorsanız, en temel hak olan sağlık hizmetini ücretsiz veremiyorsanız, emeklilikte yaşa takılanların kanun teklifini reddediyorsanız, engellinin, öğrencinin, dar gelirli vatandaşın, çiftçinin, üreticinin, işçinin, memurun, atanamayan öğretmenin, çocuğuna pantolon alamadığı için intihar eden İsmail kardeşimin ve daha nice yaşam sıkıntısı çeken vatandaşın hâlini, derdini anlamıyorsanız siz bu bütçeyle vatandaşı değil, yandaşı besliyorsunuz.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)