Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:34
Tarih:16/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AK PARTİ GRUBU ADINA SAMİ ÇAKIR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi'nin Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bütçesi üzerinde AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Yeni sistemle birlikte, bakanlıkların azaltılması çerçevesinde, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının birleştirilmesiyle oluşturulan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2019 yılı bütçesini görüşüyoruz. Hem yeni Bakanlığın hem de görüşeceğimiz bütçenin hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.

"Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar." ifadesiyle anayasal bir güvenceyle kayıt altına alınmış bir alanın sorumluluğunu üstlenmiş bir bakanlığın bütçesini görüşüyoruz.

Devlet yapısının kök hücresi gibi kabul edebileceğimiz aile, kan bağlılığı, evlilik ve diğer yasal yollardan aralarında akrabalık ilişkisi bulunan ve çoğunlukla aynı evde yaşayan bireylerden oluşan, bireylerin psikolojik, sosyal, ekonomik ihtiyaçlarının karşılandığı, topluma uyum ve katılımlarının sağlandığı ve düzenlendiği temel birimdir. Güçlü bir aile oluşturmaya yönelik atılacak her adımın, güçlü devlet olma yönünde atılmış bir adım olacağını biliyoruz.

Hem çalışma hayatıyla ilgili hak ve menfaatlerin korunmasını temin etmek hem de ailenin arzu edilen bir konuma ulaşmasını temine yönelik bir çalışma alanı zor ama bir o kadar da güzel ve kutsal olanı. Bunun başarılmasıyla da ana hedefi insanın mutluluğunu ve insanın memnuniyetini sağlayacağı bilinen bir gerçektir.

Aile birlikteliği, önemsediğimiz, inkâr edilemez ve burada bulunan hemen hemen herkesin üzerinde ittifak ettiği bir konudur. Eğitimin bunda inkâr edilemez bir karşılığı vardır. Aile birlikteliğini bozabilecek tüm yaklaşım ve metotların, savrulmaların ittifakla karşısında durmayı da başarabilmeliyiz.

Çalışma hayatını düzenlemek, denetlemek, çalışma barışını sağlamak, istihdamı artıracak ve sosyal güvenliği yaygınlaştıracak tedbirler almak toplum refahının artmasına katkı sağlayacağı gibi, aile içinde birlik ve beraberliği ve aile olma bilincini yerleştirmeye yönelik etkileşim sağlayacağı da açıktır.

Tam istihdamın ve herkes için sosyal güvenliğin sağlandığı, çalışma şartlarının her geçen gün daha da iyileştirildiği ve çalışma barışının hâkim olduğu dünya ölçeğinde iyi bir yerde bir Türkiye arzulanıyorsa, bu, tarihimizden, medeniyetimizden, kültürümüzden bugüne taşıyacağımız mirasla mümkün olabilecektir.

Çalışma hayatına getirilen yenilikleri başlı başına saymak vakit darlığı itibarıyla mümkün olmayacaktır. Sadece, 1 Mayısın Emek ve Dayanışma Günü olarak kabul edilmiş olmasını, emeğin kutsallığına inanmışların, yola çıkarken "İşçinin emeğinin karşılığını alın teri kurumadan veriniz." düsturunun bir yansıması olarak görebilmeliyiz. Bu anlayışı belki de bugün geçtiğimiz süreçlerden, zorlu süreçlerden sağlıklı çıkmayı başaracak bir ön adım olarak görmek mümkün olacaktır.

Çalışma hayatında insan onurunu korumayı, insana saygıyı, insanın sağlığını ve geleceğini, istisnasız bütün vatandaşlarımızı kucaklayacak temel alanlarda reformları hayata geçirmenin, dün olduğu gibi bugün de ana stratejimiz olmaya devam edeceğine inanıyoruz ve Bakanlığın bu alanda ve sosyal devlet olma adına sosyal yardımlarla ilgili yaptığı çalışmaları sonuna kadar arkasında durulması gereken hususlar olarak görüyoruz.

Son ILO raporlarında, tüm dünyada sürüp gitmekte olan işsizlik oranlarının, yükselen ve gelişmekte olan pek çok ülkede görülen kronik ve kırılgan istihdamın çalışma yaşamını da etkilemeye devam edeceği uyarısı bulunmaktadır. Bu politika yapanların, istihdam politikalarını güçlendirme ve aşırı eşitsizliklerinin giderilmesine daha fazla odaklanmalarını gerekli kılmaktadır. AK PARTİ iktidarlarının bu husustaki gayretleri ve çalışmaları bu anlayışın bir tezahürüdür.

Toplam 103 milyar 91 milyon 801 bin lira olan 2019 Bakanlık bütçesinin hayırlı olmasını diliyor, Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)