Konu:Her konuşmacıdan sonra yeni bir tartışma yapmanın çalışmanın verimliliği açısından sıkıntı doğurduğuna, hem Orta Doğu'da hem de ülkede en büyük ihtiyacın barış olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:32
Tarih:14/12/2018


Her konuşmacıdan sonra yeni bir tartışma yapmanın çalışmanın verimliliği açısından sıkıntı doğurduğuna, hem Orta Doğu'da hem de ülkede en büyük ihtiyacın barış olduğuna ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, birkaç gündür ifade ediyorum bütçe görüşmeleri boyunca, özellikle burada farklı partileriz ve farklı yaklaşımlarımız, yorumlarımız var. Her kürsüye çıkan konuşmacıdan sonra yeni bir tartışma yapmak birbirimizi ikna için zaten anlamsız ama çalışmanın verimliliği açısından da son derece sıkıntılı.

BAŞKAN - Doğru.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Bu sabah üçe doğru buradan ayrıldık. Ben, sekiz buçukta bir toplantım vardı, güne öyle başladım.

Şimdi, tabii ki burada her şeyi konuşacağız, tartışacağız ama ben aralarda söz almayı çok acil bir durum olmadıkça tercih etmemekle birlikte, gayet tabii her grubun kendi tercihi olarak görüyorum. İzninizle, Genel Kurulun sabrını çok zorlamadan bugünkü görüşme konusu olan kurumlarla ilgili çok genel birkaç noktaya değinmek istiyorum. Elbette grubumuzdan arkadaşlarımız kurumlarla ilgili vakit yettikçe değerlendirme yapacaklar ama bugün bütçesini görüştüğümüz kurumlar, cumhuriyetin kuruluşunda ortaya çıkan, kurulmuş mekanizmalardır. Bu tip mekanizmalar elbette ki dondurulmuş, dogmatik bir mantıkla ele alındığında günün ihtiyaçlarına cevap verme konusunda zorlanır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Hem kuruluş amaçlarına uygun bir okuma ve değerlendirme yapmak hem de günün ihtiyaçlarını, değişen dünyayı, değişen koşulları, toplumsal talepleri birlikte ele almak gerekir. Burada, 1950'lerde, çok partili hayata yeni geçtiğimiz dönemdeki gibi eğer "Kim daha Atatürkçü?" yarış ve tartışmasıyla meşgul olursak o günlerde yine ortaya çıkan ve bir heykele yönelik, Atatürk heykeline yönelik saldırı üzerine çıkartılan Atatürk'ü Koruma Yasası'yla tam da bugün eleştirdiğimiz dogmatik ve Atatürk'ün kendi ilkeleriyle, devrimcilik ilkesiyle en azından çelişen tabloyla bir kez daha karşı karşıya kalırız. Yani doksan yıl önceyi okumakta da, elli, altmış yıl önceyi okumakta da en azından asgari koşullarda ortaklaşmamız gerekiyor.

Bakın, bugün hem Orta Doğu'da hem ülkede en büyük ihtiyacımız barış ve Orta Doğu büyük bir çatışmanın, kaosun arifesinde. Mustafa Kemal kucağında bulduğu bir savaşı asker kimliğine rağmen barışla bitirmenin belki de en dâhiyane örneklerinden birisidir. Bütün siyasi tarihte örnek gösterilecek isimlerden birisidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Ama onun hem genel Orta Doğu hem de dünya siyasetinde ortaya koyduğu bu örnekliğe rağmen bugün Suriye politikasında neredeyse yedi yıldır bir vesayet savaşının tarafı pozisyonundayız ve ilk gününden itibaren ilk düğme yanlış iliklendiği için şimdi sonuçlarıyla da ne yazık ki büyük yanlışlarla karşı karşıyayız.

Yine, çok yakın tarihte, 14 Aralık tarihinde -bugün yıl dönümü- Sur, Cizre başta olmak üzere şehirlerde operasyonlar yapıldı. Bu operasyonlardaki komutanların büyük kısmı şu anda cezaevinde. Bunun tartışmasını yapmak için söylemiyorum ama bugün galiba Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Tarih Kurumu, Dil Kurumu; bütün bu kurumlarla ilgili bütçeyi tartışırken "Yurtta barış, dünyada barış." anlayışının bölgede de, ülke iç siyasetinde de ne kadar önemli olduğunu yeniden değerlendirmek, ele almak zorundayız.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. (HDP sıralarından alkışlar)