Konu:Sincan-Ankara arasında sinyalizasyon sisteminin olup olmadığı sorusunun cevabını alamadıklarına ve Recep Tayyip Erdoğan'ın İslam İşbirliği Teşkilatı Yargı Konferansı'ndaki ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:32
Tarih:14/12/2018


Sincan-Ankara arasında sinyalizasyon sisteminin olup olmadığı sorusunun cevabını alamadıklarına ve Recep Tayyip Erdoğan'ın İslam İşbirliği Teşkilatı Yargı Konferansı'ndaki ifadelerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, dün bu olayın hemen ilk saatlerinde bir tek şeyi sorduk burada, dedik ki: Bu kaza, önceki kazalarla ilgili, hem Pamukova hem Çorlu'yla ilgili etkin, ciddi bir soruşturma ve yargılama süreci gerçekleşmemesiyle bağlantılıdır. Pamukova'yla ilgili... Anayasa Mahkemesi, yargılama süreci gerçekten kabul edilemez bir -zaman aşımı da dâhil olmak üzere- boyuta ulaştığında Pamukova'yla ilgili kendisi karar verdi. Ve dün dedik ki, bakın, bize burada açıklama yaparken diyorsunuz ki: "En ileri teknoloji vardı." ama hem Makine Mühendisleri Odası Başkanı hem Birleşik Taşımacılar Sendikası Başkanı diyor ki: "Sincan-Ankara arasında sinyalizasyon sistemi yok, ihalesi de henüz yapılmış değil." Şimdi, bu, çok somut, çok net bir soru, dün bir kez daha tekrar sorduk bunu: Bu sinyalizasyon sistemi var mı, yoksa eski sistem "TMİ" denilen telsizle mi haberleşme yapılıyor? Bu kadar basit bir sorunun dün itibarıyla cevabını alamadık.

Sayın Başkan, iki konuyu daha izninizle paylaşmak istiyorum.

Bugün sabaha karşı Filistinli milletvekillerinin ikisi İsrail tarafından evlerine baskın düzenlenerek gözaltına alındı. Burada her seferinde söylüyoruz, dünyada milletvekillerine -tırnak içerisinde ifade ediyorum- terörist muamelesi yapan, gözaltına alan, tutuklayan birkaç ülke var, İsrail de bunlardan biri. Şimdi bugün en azından bir miktar, İsrail kaynaklı İngilizce yayın yapan sitelere baktığım kadarıyla gerekçeler neredeyse Türkiye'dekilerle motamot aynı. Hamas terör örgütüyle -tırnak içinde ifade ediyorum yine- ilişkili oldukları iddiasıyla bu gözaltılar gerçekleşmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, bakın, biraz önce, Sayın Erdoğan yargıyla ilgili bir konferansta konuşma yapıyor. "Tarih bize adalet çizgisinden sapan devletlerin yıkılışının kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Geçmişte dünyanın önemli bir bölümünde hükümran olmayı başarmış nice güçlü liderin ardından inşa ettiği her şeyin yıkılıp gitmesinin sırrı, adalete dayalı bir düzen kuramamış olmasıdır." diyor Sayın Erdoğan. Herhâlde bu çatı altında bu cümlelerin altına imza atmayacak hiç kimse yok, tarihî hakikati ortaya koyuyor, evrensel gerçekliğe dikkat çekiyor. Ama dün Adalet Bakanı bize cezaevleriyle ilgili burada son derece iyi bir tablo çizdi. Tek davaya dikkat çekip süreyi suistimal etmeden bitireceğim. Fatma Güler, 71 yaşında, 2012 yılında Hozat'ta hayvan otlatırken orada bir çatışma gerçekleşiyor; oradaki güvenlik güçleri hayvan otlatan bu 71 yaşındaki Fatma Güler'i gözaltına alıyor, diyor ki: "Çatışmalarla ilgili bilgin var mı?"

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum.

O da hiçbir bilgisi olmadığını ifade ediyor ve sonra serbest bırakılıyor. Ama arkasından gelen durum gerçekten içler acısı. Sonra şu gerekçeyle, aynen iddianamedeki ifadeyi okuyorum: "Hayvan otlatırken çıkardığı seslerle aslında örgüt üyelerini bilgilendirdiği..." Tırnak içinde bu ifadeler. Bu nedenle, altı yıl süren bir yargılama süreci gerçekleşiyor ve beş yıl üç ay hapis cezasına çarptırılıyor. 31 Ekim 2018'de de Aydın E Tipi Cezaevine tek kişilik odaya konuluyor. Cezaevi kapasitesi çok yüksek olduğu için de o tarihten bu yana tek kişilik odada ama sünger yatak üzerinde yatıyor.

Şimdi, bunu ne kapasiteyle izah edebilirsiniz ne bu yargılamanın adaletinden söz edebilirsiniz ne de bugün yaptığınız adaletle ilgili son derece değerli mesajla bu pratiği izah edebilirsiniz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.