Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:32
Tarih:14/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA BURAK ERBAY (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesi üzerine, CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Çok değerli vekiller, avukatlık mesleğim süresince, ülkemin çağdaş ve evrensel hukuk kurallarıyla yönetilebilmesi için mücadele verdim ve hâlen de mücadele vermeye devam ediyorum ancak bu hafta içerisinde yaşadığımız bir olay gösterdi ki maalesef, ülke olarak gerçek bir hukuk devleti olma yolunda bir arpa boyu yol almamışız ve yaşanan olumsuzluklardan ders çıkarmamışız. Yıllarını FETÖ'yle mücadeleye adamış usta gazeteci Emin Çölaşan ve Necati Doğru hakkında takipsizlik kararı veren savcı üç gün sonra, her nedense, kendi kararına itiraz etmiş, itiraz üzerine bu 2 usta gazeteci ve Sözcü gazetesi yöneticileri hakkında, FETÖ'ye yardım ettikleri gerekçesiyle dava açılmıştır. Bu durum göstermektedir ki artık bu ülkede 81 milyonun hiçbir hukuki güvencesi kalmamıştır. Bu tür proje davaların ülkeye büyük zararlar verdiği kısa bir süre önce açık, net bir şekilde görülmüştü. Bu tür hatalara tekrar düşülmemesi için tüm yetkilileri bu kürsüden bir kez daha uyarıyoruz.

Değerli milletvekilleri, AKP Hükûmeti on altı yıldır bütçe yapıyor. Daha önce yaptığı bütçelerin sonucu ortadadır. Halk borç batağında; kredi kartı, kredi borcu olmayan insanımız yok denecek kadar az. En önemlisi, insanlarımız mutsuz. Bir ülkenin itibarını belirleyen, sarayda yanan ampulün sayısı değil, halkının ne kadar refah içerisinde yaşadığıdır. Yine, görüyoruz ki bu bütçe halkın değil, sarayın bütçesidir.

Değerli milletvekilleri, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra 161 vakıf kapatıldı. Bu vakıflara ait yurt, okul, bina, arsa gibi 2.117 taşınmaz Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildi. El konulan bu taşınmazların değeri yaklaşık 10 milyar lira. Peki, el konulan bu taşınmazlar ne oldu biliyor musunuz? Bu taşınmazların kaç tanesi satıldı ya da kiraya verildi? Bu taşınmazlardan ne kadar gelir elde edildi? Bu gelirler nereye harcandı? Birçok ilde çocuklarımız kalacak yurt bulamazken el konulan bu yurtlar hangi cemaatlere, hangi tarikatlara devredildi? Türkiye'nin dört bir yanındaki bu taşınmazlar ne oldu biliyor musunuz? AKP'nin yandaşlarına yok pahasına peşkeş çekildi hatta bazıları bedelsiz olarak TÜRGEV gibi sarayın vakıflarına devredildi. Bu peşkeşe ve yağmaya karşı çıkan namuslu bürokratlar da baskı gördü, "FETÖ'cü müsünüz?" denilerek, "İhraç ederiz." denilerek tehdit edildi. Yani anlayacağınız, Vakıflar Genel Müdürlüğü yanlış olan bu düzenin bir parçası hâline geldi. Dün vakıf malları FETÖ'ye verilmişti, şimdi FETÖ gerekçesiyle el konan mallar AKP'ye veriliyor.

Çok değerli vekiller, Vakıflar Genel Müdürlüğünün görevi, ecdat yadigârı tarihsel ve kültürel varlıkları korumak, mimari ve tarihî değerlere sahip eski eserleri muhafaza etmektir; böyle alengirli işlerle uğraşmak değildir. Benim seçim bölgem Muğla'da, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait camiler, hamamlar, çeşitli taşınmaz tarlalar ve araziler bulunmaktadır. Menteşe ilçemizde dünyaca ünlü Karabağlar Yaylası'nda, Osmanlı'dan kalan, Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı en önemli kültürel miraslarımızdan biri olan tarihî kahvehane maalesef atıl durumdadır.

Yine, Muğla Menteşe ilçemizde Kurşunlu Camisi ve hemen yanındaki meydan restorasyonu, tarihî Saat Kulesi çevresi ile tarihî hamamın restorasyonu için Menteşe Belediyemiz tarafından, Vakıflar Genel Müdürlüğüyle beraber, ortak bir proje yapılması önerilmiş ancak Vakıflar bu öneriyi reddetmiştir. Bu nedenle restorasyon ve çevre düzenlemesi gerektiği gibi yapılamamıştır. Bu araziler ve tarlalar tarıma, turizme kazandırıldığı ya da toplumun menfaati için kullanıldığı takdirde kentimizin gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır.

Muğla ilimiz, Aydın ve Denizli'yle birlikte Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğüne bağlıdır. Bu müdürlüğün üç ille ilgili karar mercisi olması nedeniyle vakıf varlıkları tam olarak değerlendirilememekte, bu taşınmazlardan gerekli verim alınamamaktadır. Vatandaşlar, vakıf hissedarı olduğu arsa ve tarlalarla ilgili yapmak istedikleri her türlü işlem için Aydın'a gitmek zorunda kalmakta ve bu durum vatandaşlar açısından hem zaman hem emek hem de maddi kayba neden olmaktadır.

Son olarak şunu söylemek isterim ki bütçe görüşmeleri başladığı günden itibaren çıkarılan yüzeysel tartışmalarla bu bütçenin içeriği gizlenmeye çalışılmış...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili...

BURAK ERBAY (Devamla) - ...gerçeklerin ortaya çıkması engellenmek istenmiş, bu bütçenin bir saray bütçesi olduğu gerçeği halktan saklanmaya çalışılmıştır. Ancak ne kadar çırpınırsanız çırpının bu bütçenin çarşı pazardaki yangına derman olmadığını, işçiye, emekçiye bir şey vermediğini, bu bütçenin halkın değil sarayın ve yandaşlarının bütçesi olduğunu gizleyemezsiniz.

Siz 3Y'yle; yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele edeceğiz diye iktidara geldiniz ama bırakın bu 3Y'yi ortadan kaldırmayı bunların yanına 3Y daha; yandaşlık, yağmacılık ve yozlaşmayı eklediniz. İşte bu yüzden 31 Martta, bu bütçede yer verilmeyen işçiler, köylüler, emekçiler, atanamayan öğretmenler, EYT'liler, öğrenciler, esnaflar, işsizler, kadınlar, gençler size gereken cevabı verecektir diyorum Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)