Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:32
Tarih:14/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 4'üncü Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA MÜRSEL ALBAN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2019 yılı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı bütçeleri üzerinde CHP Grubu adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Konuyla ilgili konuşmama başlamadan önce, bundan tam otuz sekiz yıl önce faşist 12 Eylül cuntası tarafından yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren'i saygıyla anıyorum. Özgürlük, demokrasi, tam bağımsızlık uğruna vermiş olduğu mücadeleyi ve gözlerindeki son bakışı unutmadık. Mücadelen, mücadelemizdir Erdal Eren. (CHP sıralarından alkışlar)

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kültürün, sanatın olmadığı yerde hayat da olmaz. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur. Türkiye AKP iktidarında, sanata ve sanatçıya bakış açısı nedeniyle bitkisel hayattadır. 2002'den beri uygulanan kültür değil, kültürsüzlük politikasıdır; Türkiye'yi bakın nereye getirdi: Ülkenin yüzde 50'si yani yarısı hayatında hiç sinemaya gitmemiş, yüzde 70'i hiç tiyatroya gitmemiş, yüzde 40'ı hiç kitap okumuyor, yüzde 70'i kültürel etkinliklere hiç katılmamış. AKP iktidarı döneminde halkın yüzde 85'i ise televizyon izliyor yani siz Türkiye'yi televizyona mahkûm ettiniz. Baleyi belden aşağı sanat olarak gören, "ucube" diye heykel yıktıran, kadının şarkı söylemesini günah sayan bir zihniyetten Türkiye'yi sanat ve kültür ülkesi yapması zaten beklenemezdi.

Köprü yapmakla, yol yaptırmakla övünen AKP iktidarına soruyorum: On altı yıldır tek başınıza iktidardasınız, kaç tiyatro salonu açtınız? Ben söyleyeyim: Açmak yerine, onları ya sattınız ya da kapattınız. Fakat merak etmeyin, AKP iktidarının halkımıza yapamadığı kültür, sanat hizmetlerini CHP'li belediyeler yapıyor. CHP'li belediyeler yurttaşlarımızı tiyatroyla, festivalle, sanatla, kültür etkinlikleriyle buluşturuyor. Örnek mi istiyorsunuz, işte size örnek: Büyükşehir Belediyemiz Muğla'mızda düzenlenen pek çok ulusal, uluslararası festivallere destek oluyor, tiyatro topluluklarını, müzisyen ve sanatçıları yurttaşlarımızla buluşturuyor. Biz, Cumhuriyet Halk Partililer olarak karanlığa inat, AKP'ye inat yaşasın sanat diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)

Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; şimdi sizlere göstereceğim resimdeki, AKP iktidarının yazlık sarayıdır. Okluk Koyu'nda yapılan, şu resimde gördüğünüz, 300 odalı yazlık saray ülke turizmine ne katkıda bulunuyor, bunu soruyorum.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale) - Ne zaman yapılmış o?

ÖZKAN YALIM (Uşak) - Saraya bakın, saraya.

MÜRSEL ALBAN (Devamla) - Saraya bakın, saraya. Asgari ücretli inim inim inlerken, babalar çocuklarına harçlık veremezken, mutfaklarda tencerede yemek değil, dert pişerken bu yazlık sarayı yapmaktan utanmıyor musunuz? (CHP sıralarından alkışlar) Üstelik, bu yazlık sarayı yapmakla kalmadınız, şimdi de çevresindeki arazilere göz diktiniz. Gözünüz doysun, gözünüz. Bu işte, bu belge bunları anlatıyor.

Bakın, şu belgeye dikkatli bakın arkadaşlar, bu belge Marmaris Millî Emlak Müdürlüğü tarafından vatandaşlara gönderilmiş, konusu kamulaştırma, pazarlık görüşmeleridir. Özetle diyor ki: "Ey vatandaş, yazlık saraya komşu bahçen, tarlan varmış. Biz senin arazini yazlık saraya katacağız. Ya bunu güzellikle ver kurtul ya da burayı zorla 'kamulaştırma' altı altında senden alacağız." Yazının özeti bu. Yazlık sarayı yaptınız, şimdi de milletin bağına bahçesine mi göz diktiniz? Vatandaşın malını zorla elinden alan bir devlet olur mu? Yahu, sizde hiç mi insaf, hiç mi vicdan kalmadı?

Değerli arkadaşlarım, şimdi sizleri fotoğraflarla bir Türkiye gezisine çıkarmak istiyorum. AKP Türkiyesinde vatandaş mazot parasını protesto için traktörün altına yatıyor, bakın, traktörün altına. AKP Türkiyesinin yönetiminde 200 kişilik işe 5 bin kişi başvuruyor. AKP'nin yönettiği Türkiye'de asgari ücret çaya, simide bile yetmiyor. AKP'nin yönettiği Türkiye'de pazarda patatesin, soğanın yanına bile yaklaşılmıyor, 7 TL. AKP'nin yönettiği Türkiye'de Sözcü gazetesinin 2 Atatürkçü yazarına iftira atılıyor, FETÖ'cü ilan ediliyor. Ayıptır, yahu ayıptır! Sizde hiç mi vicdan kalmadı? Bunlar FETÖ'cü ise "Beraber yürüdük bu yollarda." diyenler necidir, size soruyorum? (CHP sıralarından alkışlar)

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili.

MÜRSEL ALBAN (Devamla) - Toparlıyorum Sayın Başkan.

Hazırladığınız bu bütçe emekçiyi, emekliyi, çiftçiyi, işçiyi diri diri toprağa gömüyor. Bu bütçe halkın değil, sarayın ve yandaşlarının bütçesidir. Bu bütçeye grubum adına "hayır" diyoruz. Bu bütçe... Direnin gençler, direnin emekçiler, direnin ezilenler, direnin emekliler, direnin alın teriyle üretenler, direnin köylüler, direnin işçiler.

Cumhuriyet Halk Partisinin iktidarında aydınlık günler yakındır diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)