Konu:Ankara Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:31
Tarih:13/12/2018


Ankara Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, cihaz ne yazık ki çalışmıyor artık.

Teşekkür ediyorum.

Şimdi, Naci Hoca "Dokunulmazlıklar kaldırıldı." dedi ama öyle bir şey olmadı. Yani dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili biz, sizin de içinde bulunduğunuz komisyonun hazırladığı teklifin hâlâ arkasındayız.

Kürsü dokunulmazlığı ifade özgürlüğü kapsamı dışında yüz kızartıcı suçlar, yolsuzluk, suistimal, zimmet, irtikâp, bütün bunları da kapsayacak bir dokunulmazlık uygulamasının kaldırılmasının hâlâ arkasındayız. Bu yargıya rağmen de bunu çok net biçimde söylüyoruz. Ama yapılan dokunulmazlığı kaldırmak değildi. Öyle olsaydı geçtiğimiz günlerde Anayasa Mahkemesi, Pamukova'yla ilgili, tren kazasıyla ilgili verdiği kararda o dönemin sorumlu bürokratının şimdi milletvekili olması dolayısıyla dosyasının kaybolduğunu, ulaşılamadığını ifade etmezdi. Demek ki dokunulmazlık kaldırılmamış.

17-25 Aralıkta bakanları yargılamama yönünde bu Meclis bir irade koydu. Yargıdan kaçan falan bizim açımızdan yok, biz sözlerimizin arkasındayız. Ama burada çok açık bir çifte standart var. Sadece bir partinin milletvekillerini yargılamaya dönük özel, ek 20 maddesi uygulamaya konuldu ve bu maddeyle de başka kimse yargılanmadı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

AYHAN BİLGEN (Kars) - İki üç ay içerisinde neredeyse tüm vekillerimize onlarca fezleke âdeta makineden çıkmış gibi seri biçimde gönderildi.

Şimdi, suçu 2013'te işlemişsiniz, 2014'te işlemişsiniz ama bütün fezlekeler iki ay içinde hazırlandı geldi. O zamana kadar niye fezleke hazırlamamış savcılar? Belli ki bir talep gitmiş, bu talebin gereği yerine gelmiş.

O kadar alelacele işler yapıldı ki... Bakın, benimle ilgili yazılan bir fezleke, sonra ilginç biçimde fezleke kayboldu değerli milletvekilleri. 3 fezleke geldi, 1'i kayboldu. O birinde ne yazıyordu biliyor musunuz? Savcının kendi ifadesi, aynen aktarıyorum, diyor ki: "Kürt halk önderi Öcalan'ın resminin bulunduğu salonda konuşma yapmak." Aynen ifade böyle. Anladım ki alelacele "kes, kopyala" hazırlanmış. Sonra ben bunu basınla paylaştım, dedim ki: Benim konuşmamın içeriğinde bir şey yok ama fezlekedeki ifadenin kendisi yargılama konusu. Değerli arkadaşlar, sonra o savcı görevden alındı ama o savcı FETÖ'cü, diğer dosyalarla ilgili hâkim de FETÖ'cü çıktı, tutanakları hazırlayan polisler de.

Sayın Başkan, uzatmayacağım ama iki örnek daha vereceğim. Bakın, Dilan Dirayet Taşdemir, şu anda milletvekilimiz. Bir dosyada, Antalya'daki bir konuşmasından dolayı yargılandı, beraat etti.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - İstinaf da beraati onayladı. Sonra savcı o dosyayı yeniden yargılama konusu yaptı -bu hukuk tarihine geçecek, ders konusu olacak bir şeydir gerçekten- ve adresine ulaşamadığını belirtti 2 kez, CMK'den avukat istedi -ne Meclis adresine gönderiyor ne ev adresine gönderiyor, CMK'den avukat istiyor- ve iki duruşmaya gelmediği için de Dilan Dirayet Taşdemir hakkında yakalama kararı çıkarttı. Değerli arkadaşlar, istinafın beraatle bitirdiği bir dosya için savcı yeniden nasıl yargılama kararı çıkartır, nasıl fezleke hazırlamadan yeniden yargılamaya devam eder? Şu anda 7 milletvekilimizle ilgili önce istinaf mahkemeleri yargılamayı durdurma kararı verdi, sonra bir ay içerisinde yeniden aynı mahkeme yargılamanın devamı kararı verdi. Şimdi, biz nasıl bu mahkemelerin verdiği kararların bağımsız, tarafsız, adil, eşit olduğunu düşüneceğiz.

Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Bilgen.