Konu:Ortak vatanda ortak sembollerle kan dökmeden nasıl yaşanacağının, hangi hukukla birlikte olunacağının konuşulması gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:31
Tarih:13/12/2018


Ortak vatanda ortak sembollerle kan dökmeden nasıl yaşanacağının, hangi hukukla birlikte olunacağının konuşulması gerektiğine ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, yer isimleriyle ilgili tartışmayı, tabii, çok kısa sürede bitirmek mümkün değil ama burada milletvekillerimizin bayrak, vatan gibi ortak semboller üzerinden bir tartışması söz konusu değil, bir bölünme talebi değil söz konusu olan.

Çok açık bir tabloyla karşı karşıyayız. Bakın, geçen yıl, bir önceki Meclis Başkanımız, bize orijinal Nutuk dağıttı, Osmanlıca el yazması Nutuk dağıttı. Bu Nutuk'un -değerli arkadaşlar, Arapça bilmiyor olabilirsiniz ama- hiç olmazsa "Kürdistan" kelimesinin bulunduğu harflerin geçtiği fihristine bakarsanız göreceksiniz ki Mustafa Kemal'in Nutuk'unda, orijinalinde, Meclisin bize dağıttığında var. Çok uzak değil, hemen Ulus'a giderseniz Birinci Mecliste milletvekillerinin isimlerinin yanında sıfatları sayılırken var. Bunu bir korkuya çevirmek, bunu bir bölünme sendromuna çevirmek doğru bir şey değil. İran'da var, değerli arkadaşlar.

Bakın, bu ülke, uzun bir süre Irak'ta Barzani ve oradaki yönetimle ilişki kurmadı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Siyaseten karşı çıkarız başka bir şey. Türkiye'nin ekonomik çıkarları nedeniyle sonunda bu ilişki kuruldu. O süre zarfında söylenmiş sözler bir yerde duruyor, Sayın Cemil Çiçek'in sözü var, başka sözler var; son derece aşağılayıcı sözler.

Değerli arkadaşlar, bu coğrafyada bu insanlar yaşıyor ve bu insanların tarihî olarak yaşadıkları coğrafyanın ismi var. Bitkilerde isim var, ilk defa bulunmuş bitkiler var, coğrafyada isim var. Sayın Erdoğan'ın grup konuşması var, grup konuşmasında "Kürdistan vardır." diye kendi cümlesi var. Şimdi ben tekrar o tartışmaları açmak için söylemiyorum ama bunu bir gerilime, bir polemiğe çevirmek yerine, burada birlikte yaşamı, hukuku, ortak vatanı, ortak sembollerde kan dökmeden nasıl yaşayacağımızı, hangi hukukla birlikte olacağımızı konuşalım. Yoksa her dışlayıcı yaklaşım, her reddedici yaklaşım, tarihe yönelik, kültüre yönelik, kimliğe yönelik her reddedici yaklaşım, Orta Doğu'da sadece çatışmaya ve bölgede yaşayan halkların başka gerilimlerin tarafı hâline getirilmesine hizmet ediyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Bilgen.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Oysa Türkiye'nin çıkarına olan, hem Türkiye içerisinde hem dışında bütün toplumsal ve tarihsel gerçekliklerle barışık olmasıdır ve bu ülkede asla bölünme, çatışma, başka denklemlere fırsat vermemesidir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Teşekkür ediyorum.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Bilgen.