Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 2'nci Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:30
Tarih:12/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 2'nci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA MEHMET GÜZELMANSUR (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün bütçesi üzerine söz aldım. Bu vesileyle Genel Kurula ve televizyondan bizi izleyen tüm vatandaşlarımıza saygılarımı sunuyorum.

Kısa adı "MAPEG" olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü 703 sayılı KHK'yle temmuz ayında kurulmuş olup bundan sonra da bu petrol işlerini kendisi üstlenmiştir. Maden İşleri Genel Müdürlüğü ile Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün birleştirilmesiyle oluşturuldu MAPEG. MAPEG'in, maden ve petrol ruhsat işlemleri, bunların denetlenmesi gibi çok kritik ve önemli görevleri vardır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, maden, petrol, enerji konularını konuşurken iki önemli hususa değinmeden geçmemek lazım: Bunlardan birincisi, Türkiye'nin giderek artan enerjide dışa bağımlılığı. Türkiye'nin enerji üretiminin enerji arzını karşılama oranı AKP iktidarında düştü. 2000 yılında yüzde 67 olan dışa bağımlılık 2016'da yüzde 74'e çıktı. Türkiye'nin enerji ithalatının toplamı 40 milyar dolara yaklaştı. Enerjide bu denli yüksek dışa bağımlılık hem cari açığın hem de enflasyonun baş sebeplerindendir. Doğal gazda dışa bağımlılık yüzde 99 iken petrolde ise yüzde 92 dolaylarındadır.

Değerli milletvekilleri, her seçim öncesinde yandaş medyada ülkenin dört yanında doğal gaz, petrol bulunduğuna dair haberler yer alır. Trakya'da, Karadeniz'de, Hakkâri'de, Adıyaman'da bulduğunuz bu petrollere, doğal gazlara ne oldu?

Sayın Bakan "Petrol tüketicisi değil, petrol üreticisi olacağız." dediniz, "Petrol fiyatlarını düşüreceğiz." diye sözler verdiniz. Ne oldu bu sözlere? Bugün vatandaşlarımız alım gücüne göre dünyanın en pahalı benzinini kullanıyor.

2008'de ham petrolün fiyatı 140 dolardı, bugün ham petrolün fiyatı 50 dolara düştü. Bu fırsatı neden değerlendirmediniz? Bunu vatandaşa neden yansıtmıyorsunuz? Beş altı ay Eşel Mobil Sistemi'yle gelen zamları ÖTV'den karşıladınız, "8,5 milyar liralık ÖTV feragatimiz var." diye yapmadığınız reklam kalmadı. Bu ülkenin vatandaşlarının yıllardır benzine, motorine ödediği yüzde 66 vergiden, vatandaşın yıllardır cebinden yaptığı feragatten neden bahsetmiyorsunuz? Akaryakıtta ÖTV'yi neden indirmiyorsunuz?

Bakın, değerli milletvekili arkadaşlarım, enerji ithalatı Türkiye'nin ne kaderi ne de seçeneğidir. Ülkemiz rüzgâr, güneş, biyokütle gibi yenilenebilir enerji potansiyeli olan yüksek bir ülkedir. Bu potansiyel kullanıldığında sadece enerjide dışa bağımlılık azaltılmış olmuyor, aynı zamanda çevre kirliliğinin de önüne geçilmiş oluyor.

Bakın, değerli milletvekili arkadaşlarım, yıllık bin altı yüz saat güneşlenme süresi olan Almanya, günlük elektrik ihtiyacının yüzde 78'ini güneş enerjisiyle karşılıyor. Yıllık iki bin yedi yüz otuz yedi saat güneşlenme süresi olan Türkiye bunu niye yapamıyor, bu potansiyeli neden kullanmıyorsunuz? Çareyi neden hâlâ, yabancı güdümündeki nükleer santrallerde arıyorsunuz? "Yenilik" "millîlik" söylemleriniz neden lafta kalıyor?

Değerli milletvekilleri, enerjide bu denli dışa bağımlılık sürdürülebilir değil. Ekonomik kriz derinleşti. Bu nedenle, dışa bağımlı, yanlış enerji politikalarınızı hemen terk edin. Doğal gaza ve ithal kömüre dayalı elektrik üretim tesislerinin üretimdeki payını düşürün. Yerel kaynaklara sözde değil özde öncelik verin.

Değerli milletvekilleri, ikinci konu ise doğal gaz ve elektriğe enflasyon üzerinde yapılan zamlardır. 2018 yılı içerisinde konutlarda kullanılan elektriğe yüzde 31, sanayide kullanılan elektriğe ise yüzde 41 zam yaptınız. 2018'in başından bugüne kadar konutlarda kullanılan doğal gaz yüzde 18, sanayide kullanılan doğal gaza yüzde 37, elektrikte kullanılan doğal gaza yüzde 50 zam yaptınız. Bu zamlarla 4 kişilik bir ailenin asgari tüketimiyle elektrik ve doğal gaz faturasının bedeli 273 liraya çıkmıştır. Buradan Sayın Bakana soruyorum: Döviz yükseldi diye yapılan bu zamları döviz düştükten sonra niye geri almıyorsunuz, bunları geri almanız gerekmiyor mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

MEHMET GÜZELMANSUR (Devamla) - Krizde zam yapanları, döviz düşünce fiyat indirmeyenleri fırsatçılıkla suçluyorsunuz. Elektrik ve doğal gaza zamlarını geri almamak fırsatçılık olmuyor mu? Sayın Bakan, bu zamları lütfen bir an önce geri alın, vatandaşın kışını kara kışa çevirmeyin. Yanan kaloriferler olsun, petekler olsun; yanan, vatandaşın cebi olmasın.

Sözlerimi tamamlamadan önce Kütahya Eti Gümüşte işten çıkartılan 650 işçinin ve üç aydır maaşını almayan 300 işçinin feryadına kulak vermenizi istiyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)