Konu:Bu kadar da olmaz dedirtecek işler yapılmaya başlanınca bir ülkede, keyfilikten kimin, nasıl, hangi gerekçeyle mağdur edileceğinin kuralının kalmayacağına ve bir bildiriye imza attığı için Gençay Gürsoy'un ceza aldığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:29
Tarih:11/12/2018


Bu kadar da olmaz dedirtecek işler yapılmaya başlanınca bir ülkede, keyfilikten kimin, nasıl, hangi gerekçeyle mağdur edileceğinin kuralının kalmayacağına ve bir bildiriye imza attığı için Gençay Gürsoy'un ceza aldığına ilişkin açıklaması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

AYHAN BİLGEN (Kars) - Sayın Başkan, bugün üzerinde konuştuğumuz kurumları da doğrudan ilgilendirdiği için paylaşma ihtiyacı duyuyorum. Biraz önce de kürsüde bir değerli hatip paylaştı.

Sözcü gazetesinin 2 yazarıyla ilgili, Emin Çölaşan ve Necati Doğru'yla ilgili "FETÖ'ye karşı olmalarına rağmen de FETÖ'cü olabilecekleri" iddiasıyla bir sürecin, bir soruşturma sürecinin başladığı ifade edildi.

Şimdi, bundan birkaç gün önce bir köşe yazarı, yıllardır bu ülkede olduğu gibi, çok sayıda yeni tutuklamalar olacağını, gözaltılar olacağını, yargılamalar olacağını yazdı ve onun hemen sonuçlarını görmeye başladık.

Şimdi, Sözcü gazetesi yazarlarını başka bir şeyle suçlayabilirsiniz ama "Bu kadar da olmaz." dedirtecek işler yapılmaya başladı mı bir ülkede, sınırlar kalktı mı, yarın bu kadar keyfilikten kimi, nasıl, hangi gerekçeyle mağdur edeceğinin hiçbir kuralı kalmaz. Hukuk öngörebilmektir; suçla ilgili tarifin netleşmesidir ki insanların gerçekten yaptıkları işin, söyledikleri sözün cezaya girip girmeyeceğine dair bir irade, bir tavır ortaya koymaları mümkün olsun. Yine, bugün Profesör Doktor Gençay Gürsoy'un...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

AYHAN BİLGEN (Kars) - Tabipler Birliği eski Başkanı, değerli bir hekim, Türkiye'de demokrasi, barış mücadelesi yürüten bir ismin, Gençay Gürsoy'un, bir yıl on beş ay, yayın yoluyla, basın yoluyla suçun işlenmiş olması gerekçesiyle bir bildiriye imza attığı için, "Bu suça ortak olmayacağız." bildirisine imza attığı için ceza aldığını öğrendik. Şimdi, Suriye politikasıyla ilgili uzun bir tartışma yapmaya bu süre yetmez ama insanlar, akademisyenler, sivil toplum temsilcileri Suriye politikasını yanlış bulmuşlar, bir uyarı ve eleştiri yapmışlar, imza atmışlar. Bunun böyle bir cezalandırma konusu olması bizim aklımıza geçmişte Hanefi Avcı'yı Devrimci Karargâh'tan tutuklatan yaklaşım, örgütlenme ve uygulamaların aynen devam ettiği izlenimini getiriyor.

Teşekkür ediyorum.