Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:29
Tarih:11/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

CHP GRUBU ADINA TANJU ÖZCAN (Bolu) - Değerli milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi hakkında grubumuzun görüşlerini iletmek üzere huzurunuzdayım.

Öncelikle bu çok hassas ve önemli konuda bana söz veren grup yönetimimize de şükranlarımı sunarak sözlerime başlamak istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Çok değerli milletvekili arkadaşlarım, gerçekten Diyanet İşleri Başkanlığımız Türkiye'nin önemli kurumlarından bir tanesi, aynı zamanda bütçe olarak da. 2019'da öngörülen bütçe artışı yüzde 34. Yüzde 34'lük bir bütçe artışı var ama maalesef her yıl bu bütçe artışları olmasına rağmen, bu yılki bütçe de 10,4 milyara bağlanmak istenirken bakıyoruz, hâlâ Diyanet İşleri Başkanlığının personelinin ve camilerimizin sıkıntıları bir türlü çözülemiyor. Daha ne kadar bütçe ayıracağız, onu da bilemiyorum.

"Personelin sorunları" dedik. Bakın, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız orada. Personel şunu söylüyor önce: "3600 ek gösterge." Hani öğretmenlere ve polislere de verdiğiniz bir söz vardı ya tutmadığınız, Diyanet İşleri personeline de bu söz verilmiş ve yerine getirilmiyor.

Yine, başka talepleri var. Yardımcı hizmetler sınıfında çalışanların genel hizmetlere aktarılması, 4/B sözleşmeli personel alımından vazgeçilerek mevcut çalışanlar, vekil ve fahri görevlilerin kadroya geçirilmesi ki şu anda 20 bin vekil imam, Kur'an kursu öğreticisi kadro bekliyor.

Yine, personel alımı ve görevde yükselmede torpilin değil liyakatin esas alınmasını talep ediyor Diyanet İşleri Başkanlığı personelimiz. Yine, yer değişikliği ve nakillerde objektif bir sistemin oluşturulmasını talep ediyorlar.

Sayın milletvekilleri, bunlar anlaşılabilir talepler ve yerine getirilmesi gereken talepler. Bir de, tabii, Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesi görüşülürken, Sayın Cumhurbaşkanının çok katıldığım bir sözü var, bunu hatırlatmak istiyorum. Hani diyor ya her yerde, ben de buna katılıyorum, "Haram-helal bilen bir toplum arzu ediyorum." Vallahi bunu ben de arzu ediyorum da bu toplumu nasıl oluşturacağız, bunu merak ediyorum.

Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki rüşvet almak, rüşvet vermek, kul hakkı yemek, haram kazanç elde etmek, ihalelere fesat karıştırmak artık sıradan olaylar hâline gelmiş bu ülkede. Toplum bunları görüyor, çocuklarımız bunları görüyor, sonra "Haram ve helal bilen bir toplum arzu ediyoruz." diyoruz. Bu şartlarda bunu nasıl gerçekleştireceğiz, ben çok merak ediyorum.

Sayın milletvekilleri, AKP Grubuna özellikle soruyorum, ahiret inancımız var değil mi?

İSMET YILMAZ (Sivas) - Var.

FEHMİ KÜPÇÜ (Bolu) - Elhamdülillah

TANJU ÖZCAN (Devamla) - Vallahi benim de var Sayın Bakanım.

Şimdi, bakın, ben burada Allahuteala'nın bir ayetikerimesini ve Hazreti Peygamberimiz'in bir hadisişerifini örnek olarak vermek istiyorum.

(Hatip tarafından Âl-i İmrân suresinin 185'inci ayetikerimesinin okunması)

Âl-i İmrân suresinin 185'inci ayetinde Allahuteala... Yine Hazreti Peygamberimiz hadisişerifinde ne diyor: "Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır." Doğru mu? Ee, şimdi, arkadaşlar, siz var ya "Ahiret inancımız var." diyorsunuz da öbür tarafta bence işiniz zor. Ne anlamda zor? Siz burada öyle parmaklar kaldırıyorsunuz ki Türkiye'de yolsuzluğun ve hırsızlığın önünün açılmasını kolaylaştıran yasal düzenlemeler... (CHP sıralarından alkışlar)

Sonra, yaşananları görüyorsunuz, tüyü bitmemiş yetimin hakkının çatır çatır nasıl yenildiğini görüyorsunuz ve sesinizi çıkartmıyorsunuz. Yüce Allah emretmiş, az önce söyledim, "Her canlı bir gün ölümü tadacaktır." Sonra da demiş ki...

(Hatip tarafından Bakara suresinin 28'inci ayetikerimesinin okunması)

"Sonra bana döndürüleceksiniz" demiş.

Şimdi, ben soruyorum: Siz yolsuzluğa ve hırsızlığa, bu ülkede, haram yenmesine, kul hakkı yenmesine göz yumuyorsunuz, kolaylaştırıyorsunuz, elinizden gelen katkıyı veriyorsunuz, itiraz etmiyorsunuz, haksızlık karşısında susuyorsunuz; bu durumda öbür tarafta Allahutaala'ya nasıl hesap vereceksiniz ben çok merak ediyorum. Ben bu soruyu kendinize sorun diye bu ayetikerimeyi burada örnek olarak verdim. Hazreti Peygamberimiz'in hadisişerifini özel olarak geldim, burada dillendirdim. Tekrar sizleri bunları düşünmeye davet ediyorum.

Yine, tabii, Sayın Başkan, Diyanet İşleri bütçesi olup da şu Diyanet İşleri Başkanından bahsetmemek herhâlde mümkün olmaz. Şimdi, ben size 2 tane fotoğraf göstereceğim sayın milletvekilleri. Bakın, burada 1'inci Diyanet İşleri Başkanımız var, Rifat Börekçi, yanında da Mustafa Kemal Atatürk. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi, ben bu ilk Diyanet İşleri Başkanımızdan niye özellikle bahsetmek istedim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Özcan, bir dakika ilave ediyorum.

TANJU ÖZCAN (Devamla) - Türkler Yunanlılara karşı galip gelsinler diye cebindeki son kuruş parayı dahi orduya bağışlamış. Diğer fotoğrafta kim var? Son gelen Diyanet İşleri Başkanımız. Bu ne yapmış? "Keşke Yunanlılar galip gelseydi." diyen püsküllü zatı insani amaçla -tırnak içinde- ziyaret etmiş. Öyle bir adamı ziyaret etmiş ki "Keşke Yunanlılar galip gelseydi." diyecek kadar Türk düşmanı, "10 Kasımda dokuzu beş geçe kenefe gidin..." diyecek kadar da Atatürk düşmanı.

ALİ ÖZTUNÇ (Kahramanmaraş) - Alçak, alçak! Alçak bu adam ya!

TANJU ÖZCAN (Devamla) - Bizim Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanı da bu zatı makamında ziyaret ediyor. Bunun adı utanmazlıktır, bunun adı alçaklıktır! (CHP sıralarından alkışlar) Başka şekilde tarif edemiyorum.

Tabii, bu Diyanet İşleri Başkanının başka meziyetleri de var geçmişte; bak, fotoğrafta ilk Diyanet İşleri Başkanımızın yanında Mustafa Kemal Atatürk var, son Diyanet İşleri Başkanımızın yanında kim var? Bakar mısınız, Adil Öksüz var aynı fotoğrafta.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TANJU ÖZCAN (Devamla) - Sayın Başkanım, tamamlayayım müsaade ederseniz.

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Özcan, bitirelim.

TANJU ÖZCAN (Devamla) - Şimdi, bu Diyanet İşleri Başkanının bir özelliği de şu: Hani şu Adil Öksüz var ya, onun doktora tezinde imzası olanlardan biri, bak burada kırmızıyla gösterdim. Yine, Kimse Yok mu Derneği vardı ya FETÖ'cülerin, onun vitrininde boy gösteren biri. Yine, FETÖ'cülerin Abant toplantıları vardı ya, bu toplantıların daimî konuğuydu ve üzülerek söylüyorum, hâlâ bu Diyanet İşleri Başkanının mutfağından makrube kokusu geliyor. (CHP sıralarından alkışlar) Hâlâ geliyor. Hâlâ geliyor. "FETÖ'yle mücadele edeceğiz." diyorsanız, çevrenizde bulunan bürokratlardan başlayarak bu mücadeleyi sürdürün. Ben bunu tavsiye ediyorum.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler.