Konu:2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı İle 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur Görüşmeleri Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:29
Tarih:11/12/2018


2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesabı 1'inci Tur görüşmeleri münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ CHP GRUBU ADINA MAHMUT TANAL (İstanbul) - Değerli Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Öncelikle Sayın Mehmet Muş'un o söylemlerinin tutanaklardan çıkarılmasını istirham ediyorum çünkü bence Meclisin itibarına gölge düşüren bir açıklamadır. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, değerli arkadaşlar, konuştuğumuz konu ve görüşülen bütçe kamu denetçiliği bütçesidir. Kamu denetçisi, Kamu Denetçiliği Kurumu idari bir denetim görevi yapar ve genellikle Avrupa'da insan haklarının, demokrasinin, hukuk devletinin gelişimi açısından buna âdeta yasama, yürütme, yargı gibi dördüncü kuvvet gözüyle bakılmaktadır; yani halkın gözüdür, kulağıdır ve temel hak ve özgürlüklerin, hukuk devletinin bekçisi gözüyle bakılır.

Peki, Türkiye'ye baktığımız zaman bu kurum gerçekten niçin kuruldu? Kurulma gerekçesi, idarenin her türlü eylem ve işlemlerinin, tutum ve davranışlarının demokrasiye, insan haklarına, hukuk devletine uygun olup olmadığını, bunu kontrol etmektir; bu gerekçeyle, bu amaçla kuruldu. Kuruldu ancak bunun kuruluşunun, Birleşmiş Milletler Paris İlkeleri ışığında göreve gelmesinin, görev icrasının, göreve alınmasının siyasi ve idari otoritelerin tercihlerine göre olmaması gerekir, bağımsız ve objektif kriterlere göre bunların olması lazım. Peki, bu oldu mu; olmadıysa demek ki Birleşmiş Milletlerin Paris İlkelerine aykırılık teşkil ettiği açık ve net ortada ve Türkiye'de yüz binler, herhangi bir yargı kararı olmaksızın kanun hükmünde kararnamelerle -ekte adı soyadı yazılanlar- ihraç edilmiştir.

Değerli Başdenetçimiz, Anayasa'nın 129'uncu maddesi diyor ki: Kamu görevlilerinin her türlü disiplin işlemlerinde savunma alınmadan disiplin cezası verilemez. Anayasa 129, 128, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu... Size dünyalarca şikâyetler yapıldı, ne karar verdiniz? Ret kararı verdiniz. Bunların vebali, masum olan insanların -kim suç işlemişse mutlaka cezalandırılmalı ama- vebali sizin boynunuzdadır.

Şimdi, Türkiye'de ombudsman, Kamu Denetçiliği Kurumu göz boyamak için kurulmuştur. Temel hak ve özgürlüklerin bekçisi değildir, demokrasinin bekçisi değildir, özgürlüklerin bekçisi değildir. Eğer biz bunun amacına uygun, düzenli yapılmasını istemiyorsak şunu yapmamız lazım... İdareyi denetliyor, idare Kamu Denetçiliği Kurumunun sadece maaş ve sosyal güvenlik parasını veriyor. Başka bir para veriyor mu Sayın Başdenetçim? Başka para vermiyor ki. Niçin vermiyor? Beni fazla denetleyecek, beni kontrol edecek. Parayı vermesi gereken yere vermiyor, vermemesi gereken yere veriyor. Böyle bir düzensizlik. Sürem bitiyor ancak neler yapılması gerekiyor, önerilerimiz.

Burada öncelikle olması gereken öneriler başlığı adı altında:

1) Dava açma yetkisi bizde verilmemiş, Kamu Denetçiliği Kurumuna bu verilmeli.

2) Kendi inisiyatifiyle resen hareket edemiyor, bu verilmeli.

3) İhtar, disiplin uygulaması yok, sadece tavsiye mahiyetinde karar veriliyor, bunlar verilmeli.

4) Kamu denetçisinin zorlama ve emir verme yetkisi yok, bunlar olmalı.

5) Kamu denetçisinin medyada duyarlı olması gerekir, medya bu konuda Kamu Denetçiliği Kurumuna karşı duyarlı değil, bu konuda duyarlı olması lazım.

6) Anayasa'nın 74'üncü maddesinin üçüncü fıkrası "Herkes, Kamu Denetçiliği Kurumuna başvurabilir." diyor. "Herkes" ibaresi Türk vatandaşı ve yabancı ayrımı yapmıyor. Peki, yabancı Türkçe bilemiyor, İngiliz, Fransız, Alman, İspanyol hangisini alırsanız alın, söyleyin. Türkçe yazmasını bilmiyor. Getirdiğiniz düzenlemede, efendim "Ancak, resmî dil olan Türkçeyle başvurabilir." diyor. Peki arkadaş, "herkes" ibaresi meramını, derdini bunu anlatamıyorsa bu zorlamayı yapmamak lazım burada.

7) Yönetsel soruları anında inceleyip değerlendirmesi için...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Tanal, devam edin, rahat olun, devam edin.

MAHMUT TANAL (Devamla) - Bitireceğim efendim.

...kamu denetçisinin bilgilere, belgelere, arşivlerdeki bilgilere çok rahat, sınırsız bir şekilde erişim hakkının olması lazım. Bu konuda zamanında belge, bilgi verilmediği için Kamu Denetçiliği Kurumu görevini yapamıyor. Verilen sürede, altı ay içerisinde dahi bu belgelerin gelmediği vaki. Bununla ilgili "Türk Ceza Kanunu'nun 257'nci maddesine göre cezalandırılması gerekir." dedik, kanun teklifini verdik ancak iktidar bunu yapmaya yanaşmıyor. Aynı zamanda bununla ilgili 9'uncu hüküm "Kamu denetçiliğine başvurmak için idari kurumlara başvuru şartının tüketilmesi... Bu yanlış. Bunun daha esnek hâle getirilmesi lazım.

Kamu Denetçiliği Kurumunda, şu anda, efendim, yönetmelikte menfaat şartı aranıyor. Menfaat şartının aranmaması lazım. Niçin? Kötü yönetimin panzehri olan şikâyet hakkının her vatandaş için olması lazım. Niçin kuruldu bu kurum? Kötü yönetimi iyileştirmek için. Yani ISO 9000 Belgesi'nin anahtarıdır aslında kamu denetçiliği ama maalesef...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Tanal, devam edin, bir dakika daha vereyim. Önemli konuları ifade ediyorsunuz. Kamu Denetçiliği Kurumu önemli, işler hâle gelmesi açısından tavsiyelerinizi toparlayarak bitirin.

MAHMUT TANAL (Devamla) - Bitiriyorum, çok teşekkür ederim Değerli Başkanım.

Değerli arkadaşlar, hafızamızı tazeleme açısından söylemek isterim, Sayın Meclis Başkan Vekilimiz Levent Gök Bey'in bu kanunun geçmesi sırasında çok etkin ve müthiş açıklamaları olmuştu. Gerçekten o dönemdeki o tavsiye kararları dinlenmiş olsaydı, belki ben bugün bu konuşmayı yapmamış olacaktım.

İngiltere Parlamentosunda da kamu denetçiliği kurumu var, başkanın yanında 50 başkan yardımcısı var. Bizde 5 başkan yardımcısı var. Eğer biz gerçekten Kamu Denetçiliği Kurumunun amacına ve ruhuna... Sırf göstermelik olarak kurulmadığını söylüyorsak, bu anlamda bu kurumu geliştirmek lazım, bu kurumu iyileştirmek lazım. Burada Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuruda menfaat şartını kaldırmak lazım çünkü kötü bir yönetimi ortadan kaldırmak, iyi bir yönetimi istemek her vatandaşın hakkıdır. İyi yönetimi isteme hakkı nedeniyle herkesin başvuru yapmasını menfaat şartına bağlamamak lazım.

Hepinize teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Tanal.