Konu:Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:27
Tarih:06/12/2018


Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

HAYDAR AKAR (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; evet, bir torba kanunun da sonuna geldik ve son konuşmacı olarak da kürsüdeyim.

Ya, kanuna şöyle bakınca gerçekten de milletin aklıyla dalga geçtiğinizi hissediyorum.

Şimdi, ne yapmışsınız? Abonelik sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin bir yasa çıkarıyorsunuz, cezaevi harcı ve tahsil harcını kaldırıyorsunuz.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Cezaevi harcını kaldırmıyoruz.

HAYDAR AKAR (Devamla) - 1 lira, 2 lira, 3 lira, 5 lira... Kaldırıyorsunuz. Asıl mesele olan... Ne de abonelik var?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Yanlış bilgilendirme!

HAYDAR AKAR (Devamla) - Bir keser misin sesini!

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Yanlış bilgilendirme!

HAYDAR AKAR (Devamla) - Elektrik aboneliği, doğal gaz aboneliği, telefon aboneliği, su aboneliği, internet aboneliği var ve birçok aboneliği de ekleyebiliriz. İnsanlar burada paralarını ödeyemedikleri için yasal bir süreç başlamış -parayı ödeyemedi- ve burada da tahsil edecek şirketlerin işini hızlandırmak için, işin aslı paralarını tahsil edebilmek için, büyük bir kıyak yapıyorsunuz aslında ama içine de bir iki ufak tefek şey ekleyerek sanki bal sürdüğünüzü düşünüyorsunuz.

Ya, be kardeşim, 13 milyar dolara iletişim hatlarını özelleştirdiniz, dağıtım şirketlerini özelleştirdiniz, 1 lira yatırım yapmadınız, 1 lira yatırım yapmadınız!

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Kim diyor?

HAYDAR AKAR (Devamla) - 30 lira tutan elektrik tüketimi 60 liraya çıkıyor. Niye çıkıyor? TRT fonu çıkıyor. Niye çıkıyor? Dağıtım bedeli çıkıyor. İçinde ne var, biliyor musunuz? 1 direk diktiğinizde 1 metre tel çektiğinizde vatandaşın kanını emiyorsunuz, parasını alıyorsunuz. Bu vatandaş ayrıca gelir vergisi ödüyor, ayrıca abone parası ödüyor. Direk dikildiği zaman, tel çekildiği zaman da vatandaştan para alıyorsunuz, adına da kayıp kaçak diyorsunuz. Dünyanın hiçbir yerinde kaçak diye bir şey yok, kayıp vardır; yüzde 6'dır, yüzde 7'dir ortalama. Kayıp vardır, kaçak yoktur ama siz ne yapıyorsunuz? Vatandaştan kaçak elektrik bedeli alıyorsunuz.

Doğal gaz diyorsunuz, aynı şekilde şehirlerin dibine kadar getirdiniz, kimse doğal gaz yakmıyor. Daha önceleri bunu belediyeler yapardı, bütün alanlara yayardı. Şimdi dağıtım şirketleri fizibil olmayan, para kazanılmayacak hiçbir yere doğal gaz getirmiyor. Ben size bunu iddiayla da söylüyorum, sizden önce, 2002'den önce giden 5 şehir doğal gaz yakmasın, konutlarda doğal gaz tüketimi yok denecek kadar az.

Şimdi, aslında, baktığımız zaman vatandaşın derdi başka. Vatandaşın derdi aldığınız KDV'ler, ÖTV'ler, aldığınız dağıtım bedelleri, aldığınız TRT payları, aldığınız elektrik dağıtım şirketlerinin ödemesi gereken fonlar. Bunlardan indirim yapacaksınız ki vatandaş gitsin parasını ödeyebilsin. Parasını ödeyememiş, biraz evvel AKP'li hatip çıkmış, burada 8,5 milyon icra dosyası -aslında 18 milyon- bunun 3,5 milyonu sözleşmelerden dolayı diyor. Ayıp bir şey ya, bu ayıp! Demek ki vatandaş batmış, bitmiş, parasını ödeyemiyor. Yaktığı elektriğin parasını ödeyemiyor, içtiği suyun parasını ödeyemiyor, yaktığı doğal gazın parasını ödeyemiyor. Siz de bunu övünerek anlatıyorsunuz ki tahsilatı nasıl hızlı yapacağız diye.

Sevgili arkadaşlar, hiçbir problem çözmüyorsunuz. Bakın, size bir örnek vereceğim. 15 Temmuz 2016'da bir darbe girişimi oldu, 20 Temmuzda siz ayrı bir darbe yaptınız, olağanüstü hâl ilan ettiniz ülkede. Herkesin, FETÖ'cüsünün de FETÖ'cü olmayanın da konutlarına, iş yerlerine el koydunuz. Kurunun yanında yaş da yanar diyebilirsiniz. Dün bir vatandaş geldi bana, iki buçuk yıl evvel el konan bir şirkete -bir buçuk yıl önce dava açmış- darbeden önce dava açmış, diyor ki: "Yüzde 20 hissem var." Hissedarlıktan ayrılmak için dava açmış darbeden bir buçuk sene evvel ama darbe olduğu için, bir kanun hükmünde kararnameyle de el konulan mülkler, şirketlerin davaları derdest edildiği için hakkını arayamıyor. Olağanüstü Hâl Komisyonu... Mahkeme "Ben bakmam." diyor, iptal etmiş dosyayı. Sonra "Olağanüstü Hâl Komisyonuna gidin." diyorlar. O diyor ki: "Darbeden önce oldu. Darbeden önce senin mahkemen, buna ben bakmam." Bu vatandaş çareyi nerede arayacak?

Yine bir başka örnek: 10 tane ortağı var okulun, el konulmuş okula, 1 tanesi tespit edilmiş, FETÖ'cü, 9 tanesi mağdur. Şimdi, biraz evvel verdiğim örnekteki vatandaşın o şirketin bankaya olan borcundan dolayı evine satış gelmiş, icradan satış gelmiş evine. "Bir evim kaldı. Devletten alacağım var çünkü devlet el koydu. Yüzde 20'si benim. Darbeden bir buçuk sene önce dava açmışım. Gideceğim yer yok." diyor. Gittim konuştum, bir tane satışı yapılmamış, darbe nedeniyle el konulan, kanun hükmünde kararnameyle el konulan mal, mülk neyse FETÖ'cülerin. Peki, arkadaşlar, o "FETÖ'cü" diye tanımladığınız şirketlerin alacaklılarının, şirketlere mal veren, onlardan alacağı olan insanların hakları ne olacak? Yüzlerce insan sizi bekliyor, bir tanesini çözmemişsiniz. Yahu bir de problem çözün şu Mecliste Allah aşkına ya! Ne kadar sermaye şirketi varsa, ne kadar parayla ilgili konu varsa çözüyorsunuz ama vatandaşı mağdur eden hiçbir konuyu getirmiyorsunuz buraya. Getirin, hep beraber çözelim, bu vatandaşların mağduriyetlerini önleyelim arkadaşlar.

Onun için, böyle gelip geçici tedbirlerle, işte 1 liralık, 2 liralık vatandaşa tasarruf...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Akar, bir saniye...

HAYDAR AKAR (Devamla) - ...ettirdiğinizi düşündüğünüz kanun teklifleriyle buraya gelmenin bir mantığı yok.

BAŞKAN - Sayın Akar...

HAYDAR AKAR (Devamla) - Bu Meclisi de oyalamayın Allah aşkına, oyalamayın!

BAŞKAN - Sayın Akar...

HAYDAR AKAR (Devamla) - Vatandaşın derdi var, çiftçinin derdi var.

ŞEYHMUS DİNÇEL (Mardin) - Oyunun rengi...

HAYDAR AKAR (Devamla) - Birazdan oyumun rengini belirteceğim Sayın Başkan, izin verirseniz.

BAŞKAN - Ben sizi uyarıyorum ama siz dinlemeden devam ettiniz.

Buyurun.

HAYDAR AKAR (Devamla) - Evet, peki, teşekkür ediyorum.

Çiftçinin derdi var, memurun derdi var, işçinin derdi var, EYT'lerin derdi var; yahu toplumun her kesimi dertli. Hiç mi üzülmüyorsunuz, hiç mi etrafınızda komşunuz yok, hiç mi görmüyorsunuz? Neyi çözeceğiz biz?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Sen bu tarafa bakma, öbür tarafa bak, CHP'ye bak.

HAYDAR AKAR (Devamla) - Niye buradayız biz? Niye buradayız, niye?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - CHP'ye bak.

HAYDAR AKAR (Devamla) - Sana bakıyorum özellikle, sürekli laf yetiştiriyorsun. Sen bir algıla bunu, bir öğren diye söylüyorum, bir bak.

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Algılıyorum, algılıyorum. Sen CHP'ye bak, niye bize bakıyorsun?

HAYDAR AKAR (Devamla) - Sizin arkadaşınız yok mu, sizin dostunuz yok mu, size gelen yok mu?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Yok!

HAYDAR AKAR (Devamla) - Yahu buraya da bir problemi çözmek için, vatandaşın problemini çözmek için bir kanun teklifi getirmeyecek misiniz?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Bu kanun onun için, tam onun için işte bu.

HAYDAR AKAR (Devamla) - Elektrik dağıtım şirketleri, köprüleri yapanların dertleri, tünelleri yapanların alacakları, onların vergilerini affetme; hep bunu mu yapacağız biz burada ya?

ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - Kanunu okumamışsın!

HAYDAR AKAR (Devamla) - Bir şey yapalım arkadaşlar, bir şey. Bu vatandaşın lehine bir şey yapalım diyorum.

Buna külliyen ret vereceğimizi ifade ediyor, sevgiler saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Akar.