Konu:İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam'ın 16 Sıra Sayılı Kanun Teklifi'nin 25'inci Maddesiyle İlgili Önerge Üzerinde Yaptığı Konuşmasında Şahsına Sataşması Nedeniyle Konuşması
Yasama Yılı:2
Birleşim:27
Tarih:06/12/2018


İstanbul Milletvekili Nazır Cihangir İslam'ın 16 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 25'inci maddesiyle ilgili önerge üzerinde yaptığı konuşmasında şahsına sataşması nedeniyle konuşması
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖZLEM ZENGİN (Tokat) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Çok değerli milletvekilleri, günün sonuna geldiğimiz bir noktada Sayın İslam'ın kürsüye davet ettiğini düşünüyorum beni.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Sizi dinlemek ayrı bir zevk efendim.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Şimdi, kendisi, tabii, bir tıp doktoru, ben de bir hukukçuyum. Biraz evvel konuşmamda da ifade ettim bütünlük içerisinde, adalet arayışı hepimizin arayışı. Çok asli bir şey vardır, mecellede de var, hukukta da, çok temel bir ilke vardır; usul ve esas arasındaki denge. Biliyoruz ki önce usul, sonra esas. Siz dediniz ki: "Esasta sorun var, o yüzden usulde sorun var." Yani önce böyle ifade ettiniz.

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Anlamamışsınız. Geleceğim, neyse; gelip konuşacağım.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Hayır, ben gayet iyi dinlediğimi düşünüyorum.

BAŞKAN - Sayın Zengin, siz devam edin.

Sayın İslam, lütfen karşılıklı olmasın, hatibi dinleyelim.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Şimdi, burada problem şu...

NAZIR CİHANGİR İSLAM (İstanbul) - Dinlediniz de anlamadınız, onu söylüyorum.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Hayır, müsaade ederseniz ben anladığıma cevap vermek istiyorum.

BAŞKAN - Sayın Zengin, siz devam edin.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Şimdi, burada mesele şudur, benim itiraz noktam şuydu: Sayın grup başkan vekili konuşmasında şöyle ifade ettiler, dediler ki: "Ayıralım. Sayın Cumhurbaşkanıyla alakalı bizim eleştirilerimiz olabilir, Genel Başkanken bu eleştirilere sizin cevap vermeniz doğaldır grupta ama Cumhurbaşkanı sıfatıyla olan şeylere hiç sesinizi çıkarmayın." Ben de dedim ki: Bu kimlikleri ayıramayız. Yani benim şimdi bir sürü kimliğim var; televizyoncuyum, milletvekiliyim, anneyim; bunların her biriyle alakalı bir sürü şeye hayatta muhatap oluyorum. Bunların hiçbirisini ayırmamız mümkün değil, hepsi benim zaten. Aynı şekilde biz bir Anayasa değişikliği yaptık. Bu Anayasa değişikliği de milletin referandumda yüksek oranda kabulüyle geçti yani artık bunu ayırmak mümkün değil. Bir tarafta Sayın Cumhurbaşkanımız Cumhurbaşkanı olarak görevini ifa ediyor ve aynı zamanda da AK PARTİ'nin Genel Başkanı. Hatta yürürlük maddesi koyduk yani seçimden evvel yürürlüğe giren 2 maddeden bir tanesi de buydu. Yani siz burada millet iradesinin defaatle altını çiziyorsunuz. Buna inanmıyor musunuz? Milletin iradesine binaen biz bunları yapıyoruz ve bunların hepsi mündemiçtir hukuken. Anayasa'ya binaen bu bahsettiğiniz vazifeler, AK PARTİ Genel Başkanı olmak, Cumhurbaşkanı olmak Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın şu anda kendisinde mündemiç görevlerdir, anayasal görevlerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Ben size bir dakika daha süre vereyim Sayın Zengin.

ÖZLEM ZENGİN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.

O yüzden usulen bir sorun yok, asıl mesele arkadaşlarımın usulen doğru olan bir şeye itiraz etmelerinden kaynaklanıyor, ben çok tabii olarak buna cevap veriyorum.

Şimdi, devamında siz arkadaşlarımın isimlerini zikrettiniz hak aramayla ilgili olarak. Hak aramak birini tokatlamak değildir, birine ceza vermek değildir. Biz hakkımızı arıyoruz çünkü siz bu kürsüde bize çok ağır ithamlarda bulundunuz; değil laf takmak, değil bir kelimeyle bizleri anlamlandırmak, çok ağır ithamlarda bulundunuz ve biz de mücadelemizi elbette hukuken yapacağız. Siz milletvekili olduğunuz için size karşı açabileceğimiz davalar maddi şekli olan davalardır ve bunu yerine getirdik. Arkadaşlarımız en doğal haklarını kullandılar. Ne zamandan beri hak kullanmak, hukuk kullanmak suç oluyor?

Teşekkür ederim. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim, sağ olun.