Konu:Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:27
Tarih:06/12/2018


Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Erzurum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlarım.

Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin başlığı okunduğunda, belli bir kanunun birkaç maddesinde değişiklik öngören çerçeve kanunların bulunduğu ifadesi anlaşılmakta. Hâlbuki teklif, birçok kanunda değişiklik içeren çerçeve kanunlar içeriyor, hatta 20'nci madde veya 23'üncü madde gibi bazı madde teklifleri, kod kanun olarak bile sınıflandırılabilir. Yasama gücümüzün torba kanun düzenlemeleriyle unutturulmaya çalışılmasına karşı olduğumu vurgulamak isterim. Yasama üyeleri olarak bizlerin uzlaşmayla yasama yapma alışkanlığımız olmalıdır. Bu nedenlerle kanun teklifinde ara buluculukla ilgili olarak düzenlenen maddelere yer verilmemesi daha uygun olacaktır. Adalet Komisyonunda veya kurulacak bir adalet alt komisyonda yapılacak kapsamlı çalışmalar sonrası ticari uyuşmazlıklarda ara buluculuk düzenlemesinin Genel Kurulumuzda tartışılmasının daha doğru olacağı kanaatindeyim. Böylelikle hem kamuoyunun üzerinde uzlaşma sağlayabileceği bir ara buluculuk kanunu yapılabilir hem de ticaret mahkemeleri üzerindeki ağır yükü hafifletecek bir düzenleme yasalaşabilir.

13 Kasım tarihinde Meclis Başkanlığına havale edilmiş bu kanun teklifinin görüşmelerine 15 Kasım tarihinde Adalet Komisyonunda başlanmış ve aynı gün tamamlanmıştır. Bir gün kadar kısa bir çalışma süresi içerisinde onlarca ilgili kurumun temsilcileri sizce sağlıklı bir şekilde analizde bulunmuşlar mıdır? Bu aceleciliğin nedeni nedir? Bu kanun teklifinin yasalaşmasıyla işleyişleri tamamen değişecek onlarca kurumun temsilcilerine kapsamlı çalışmalarda, değerlendirmelerde bulunmaları için neden makul bir zaman tanınmamıştır? Hangi arada üyeleriyle, tabanlarıyla görüşüp fikir alışverişlerini yapıp Komisyonda çalışmalara katılmışlardır?

Sayın milletvekilleri, maalesef yanlış bir usul izleyerek kıymetli zamanımızı beyhude harcıyoruz. Yakın gelecekte, yapılan düzenlemenin yetersiz olduğu fark edilince tekraren bu tartışmalarla gündemi meşgul etmek emeklerimizi heba etmektir.

Teklif edilen 20'nci maddenin gerekçesinde ticaret uyuşmazlıklarının zorunlu olarak ara buluculuk mekanizmasıyla giderilmesi ifade ediliyor, böylelikle kısa süre içerisinde daha az masrafla taraflar arasında anlaşmazlıkların giderilmesi amaçlanıyor, eğer giderilemiyorsa yargı yoluna başvurularak çözülmesi belirtiliyor. İktidar partisi, maalesef hep kendi kararlarının doğru olduğunu büyük bir kibirle varsayıyor, müzakeresiz, uzlaşmasız bir düzenlemeyle ticaret erbabını sürüncemede bırakıyor.

2018 yılı başından itibaren iş mahkemelerinde başvurulması zorunlu hâle getirilen ara buluculuk bile fiiliyatta henüz rüştünü ispat edememiştir. Ara buluculuk başvurularında da mahkemelerde olduğu gibi, tarafların avukatla temsil edilmesinin zorunluluğu hâlen tartışılıyor.

İş uyuşmazlıklarında güçlü işveren, güçsüz çalışan eşitsizliğiyle sıklıkla karşılaşılıyor. Bu nedenle de ara buluculuğa karşı olan güven tam manasıyla tesis edilemedi. Hâl böyleyken ticaret mahkemelerinde de dava açmanın şartı olarak ara buluculuk başvurusunun zorunlu tutulması, gerekçede ifade edilenlerin aksine, daha fazla zaman ve para kaybına yol açacaktır.

Ticari anlaşmazlıklarda haklı tarafın menfaati korunarak daha da mağdur olmaması için etkili ve yeterli hareket edebilme yeteneğini henüz ara buluculuk kavramıyla ilişkilendiremedik. "Geç gelen adalet, adalet değildir." sözüne katılmayanınız yoktur sanırım. Ancak dava şartı olarak ara buluculuğu bu altyapısız haliyle kanunlaştırırsak adalet daha da geç gelebilir, belki hiç gelmeyebilir algısı oluştururuz ve haklı ama mağdur bir kitleyi geç gelecek adalete mahkûm ederiz.

Değerli milletvekilleri, ara buluculuk gibi pratik bir adalete ulaşım aracını etkili kullanalım. Adalet Komisyonunda veya arabuluculukla ilgili kurulacak adalet alt komisyonunda uzlaşmayla bize yakışan bir düzenleme yapalım. Ticaret davaları öncesinde ara bulucu olarak görev yapacakların hangi alanlarda ne tür eğitimlerden geçeceğini netleştirelim. Ara buluculuğa belli bir meblağa kadar başvurulmasını, üst meblağlar için doğrudan mahkemelere gidilmesini tartışalım. Avukatların ara buluculuk sürecine de zorunlu olarak katılmalarını netleştirilelim. Tahkim kurumları ve tahkim mahkemeleri bağlamında ara buluculuk kurumunu değerlendirelim. Önceliğimiz, mağdurun adalete kavuşması olsun; haksızın paraya kavuşması değil.

Son olarak ifade etmek istediğim birkaç hususu dikkatlerinize sunmak isterim: Kabul edin veya etmeyin, ülkemizde maalesef bir ekonomik kriz var. Milletimiz giderek fakirleşiyor, geçim sıkıntısı yaşıyor, faturalarını ödeyemiyor. On sene evvel 8 milyon olan icralık dosya sayısı bugün 20 milyona ulaşmıştır. Memleketim Erzurum'da 2 olan icra dairesi 7'ye çıkmıştır. Durum böyleyken on yıl içinde 2,5 katına çıkan icralık dosya sayısının nasıl takip edileceğini torba yasayla belirlemek millete hakarettir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlamak için bir dakika süre veriyorum.

Buyurun.

MUHAMMET NACİ CİNİSLİ (Devamla) - Biz İYİ PARTİ olarak doğruyu, iyiyi söylemekten bıkmayacağız. Son zamanlarda aşırı artan elektrik ve doğal gaz fiyatları sekiz ay ağır kış şartlarının yaşandığı memleketim Erzurum ve diğer çevre illerinde hayatı yaşanamaz hâle getirdi. Göçün önlenmesi, yatırımın kolaylaştırılması ve hayatın yaşanılır hâle gelmesi için doğal gaz ve elektrik fiyatlarıyla ilgili bölgeyi teşvik manasında muafiyetler getirilmesini hassasiyetle vurguluyorum. Bu konuyla ilgili bir kanun teklifimi gündeminize getireceğimizi de belirtmek isterim.

Genel Kurulu saygıyla selamlarım. (İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim.