Konu:Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:27
Tarih:06/12/2018


Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MHP GRUBU ADINA MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz 16 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin ikinci bölümü hakkında Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini arz etmek için söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi ve yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlamadan önce, dün, Sinop Durağan İlçe Başkanımız Osman Yıldırım ile Durağan eski Belediye Başkanı ve Belediye Başkan adayımız Ali Dalkılıç adaylık başvurusu için Ankara'ya gelirken elim bir trafik kazası sonucu Hakk'ın rahmetine kavuşmuşlardır. Dava arkadaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine sabırlar, camiamıza da başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, bu teklif, içerik olarak icra iflas dairelerinin iş yükünü azaltırken diğer taraftan, ekonomik olarak sıkıntıya giren firmalarımızın zorunlu olarak almış oldukları konkordato kararlarını düzenlemektedir. Yıllardır adalet sistemimizde bir çözüm yolu bulunamayan icra dairelerinin iş yükünün hafifletilmesinin, hem maddi külfeti hem de daha hızlı sonuç alınması bakımından ülkemize büyük yararlar sağlayacağı düşüncesindeyiz.

Bu teklifle icra işlemlerine hız kazandırıyor ve hafifletiyoruz ama vatandaşlarımızın icra dairelerine düşmelerini engellemek için neler yapıyoruz, ne tür tedbirler alıyoruz; bunu da ayrıca iyi düşünmek gerekmektedir. Günümüzde icra dairelerinde bulunan dosya sayısı 20 milyona dayanmıştır. Bu dosyaların muhteviyatına baktığımız zaman, çoğunluk olarak banka takiplerinin, GSM operatörlerinin, elektrik, su gibi temel ihtiyaçların borçlarından kaynaklandığını görmekteyiz. Bu durum vatandaşlarımızı hem ruhsal hem de sosyal olarak negatif yönde etkilemektedir. Bu bakımdan, icra takip işlemlerini kolaylaştırırken diğer taraftan vatandaşlarımızı borç sarmalından çıkaracak yasal düzenlemeleri de yapmamız gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu kanun teklifiyle haciz işlemlerinin UYAP üzerinden takip edilebilmesinin önü açılmıştır. Ancak hâlen avukatlarımız UYAP sistemine girerken sıkıntılar yaşamaktadırlar. Bu sıkıntıların bir an önce aşılması elzemdir. Aslında bu şekilde bir uygulamanın yürürlüğe girip faaliyete geçirilmeden önce test edilip yaşanacak sıkıntıların önceden giderilmesi, sistemin doğru çalışması ve istenilen verimin alınabilmesi açısından önemli olmaktadır. Bu konuda, Milliyetçi Hareket Partisi adına daha önce konuşmuş olan Kırıkkale Milletvekilimiz Sayın Halil Öztürk'ün de ifade ettiği gibi, bir pilot uygulamanın, bölgesel bir uygulamanın önceden hayata geçirilip arkasından tüm ülke sathında bu uygulamanın yürürlüğe konulması belki daha doğru bir uygulama olurdu diye düşünmekteyiz.

Değerli arkadaşlar, teklifin içinde önemli gördüğümüz ve toplumun genelini ilgilendiren bir diğer konu ise konkordato işleminin yapılmasının yasal zemininin revize edilmesidir. Ticaret Bakanlığının yayınlamış olduğu verilerde konkordato ilanı vermiş firma sayısı her geçen gün artmaktadır. Konkordato ilan eden firmaların çoğunun inşaat sektöründe faaliyet gösteren işletmeler olduğunu görmekteyiz. İnşaat sektöründeki firmaların bu durumda olması, ülkemizdeki ekonomik hayata etkileri bakımından oldukça sıkıntılı bir durumdur. Bunun yanında diğer sektörlerde de konkordato ilanlarının artıyor olması bizi endişeye sevk etmektedir.

İş dünyasıyla kurmuş olduğumuz temaslarda şu durum açıkça görülmektedir: Bir defa, konkordato müessesesi ticaret hukukunda her zaman varlığını sürdürmesi gereken bir müessesedir. Türkiye'de özellikle son dönemde yaşanan ekonomik sıkıntıların ticari işletmelerde doğurduğu yıkıcı sonuçların önüne geçebilmek adına böyle bir tedbire başvurulması kaçınılmaz olabilmektedir. Ancak bu hakkın kötüye kullanılma ihtimalini hiçbir zaman gözden uzak tutmamak gerekmektedir. Türkiye'de konkordato ilanına yönelen ticari işletmeler belli şartlar altında kendilerini koruma altına alırken bu işletmelerden alacağı bulanan ticari işletmelerin hak ve menfaatlerinin zarar görmesi, ticaret hayatımıza büyük zarar vermekte ve büyük darbe vurmaktadır. Gerçekten, bugün, kötü niyetli olarak bilançolarını, mali tablolarını muvazaalı bir şekilde çok önceden konkordato ilanına hazırlayan işletmelerin var olduğu ifade edilmektedir. Bu işletmelerden alacaklı durumunda bulunanlar haksız bir şekilde çaresizliğe ve hatta yok olmaya itilmektedir. Bu sıkıntılı durumun acilen önüne geçilmelidir. Bu hususlarda yeniden bir düzenleme yapılması gerektiği kanaatindeyiz. Yapılacak düzenlemeyle konkordato ilanı şartlarının yeniden gözden geçirilmesi, işletmelerin muvazaalı ve kötü niyetli konkordato ilanına engel olunması, bu şekilde konkordato ilan edenlerin hukuki ve cezai yaptırımlara muhatap olması gerektiğini düşünmekteyiz.

Ülkemize yönelen ekonomik saldırıların ve manipülasyonların devam ettiği ve önümüzdeki süreçte devam edeceğinin açıkça görüldüğü bir dönemde ekonomik ve sosyal düzenimizin sarsılması, millî sermaye birikimimizin zayıflaması 2023, 2053 ve 2071 hedefleri açısından sıkıntılı bir durumun ortaya çıkmasına neden olacaktır. Her ne şart altında olursa olsun Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler Türk milletinin refahını, sosyal ve ekonomik yapısını güçlendirmek için gereken her türlü adımı atmaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında bu hedefe yönelik çalışmalarda sorumluluk almaya devam edeceğiz.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde uyuşmazlık çözüm yollarıyla alakalı ara buluculuk kurumunun ne kadar önemli olduğu bu teklifle karşımıza çıkmaktadır. Ara buluculuk, kamu düzenini ilgilendirmeyen ve küçük çaplı olayların adli mercilere yansıtılmadan çözülmesi için kuşkusuz önemlidir. Ülke olarak ara buluculuk kurumunun tam manasıyla düzene oturtulup hayata geçirilebilmesi, adliyelere düşen iş ve dosya sayısının azaltılmasına, kamu düzenini ilgilendiren davaların daha hızlı çözülmesine imkân sağlamış olacaktır. Aslında, ara buluculuk kurumu konusunda vatandaşlarımızı özendirecek politikaların düzenlenmesi ve hayata geçirilmesi, adalet mekanizmamızın daha hızlı çalışması için öncelikli ve önemli konulardandır.

İş uyuşmazlıklarında zorunlu ara buluculuk uygulaması başlamış bulunmaktadır. İstatistiki verilere bakıldığında, iş uyuşmazlıklarının yarısından çoğunun ara buluculuk sürecinde çözüme kavuşturulduğu görülmektedir. Bu durum, bizim açımızdan memnuniyet vericidir.

Ticari uyuşmazlıklarla ilgili olarak da zorunlu ara buluculuk uygulamasının bu teklifle birlikte yürürlüğe girmesi hâlinde, umarız ki ticari uyuşmazlıklarda da kısa sürede ara buluculuk zemininde çözüm sağlanmış olur. Bu konuda ticari işletmelerin farkındalığının artırılması, hukuki hak ve menfaatleri ile uyuşmazlık hâlinde yaşayacağı yargı süreçleri konusunda bilgi sahibi olması, ara buluculuk sürecinin başarı oranını artıracak önemli hususlardandır.

Değerli arkadaşlar, ülkemizin içinden geçmiş olduğu bu zor zamanlarda millî bir duruş sergileyebilmek ve milletin menfaatlerini her şeyden üstün tutmak gerekmektedir. Yaşamakta olduğumuz zor günlerde, popülist ve gerçekçi olmayan politikalarla gündemi meşgul etmek yerine Türkiye'nin mücadele ettiği terör belasına karşı tek yumruk olmak, dünyada savaş tamtamları çalınırken Türkiye'yi her türlü ihtimale karşı hazırlıklı ve dirayetli kılmak her şeyden önemlidir. Bu duruşu sergilerken toplumumuzun sorunlarını görmezden gelmemek, toplum kesimlerinin şikâyet ve yakınmalarına karşı kulak tıkamamak da gerekmektedir.

Bu çerçevede, Milliyetçi Hareket Partisi olarak bizler, Türkiye'nin birliğine, bütünlüğüne halel getirmemek kaydıyla, vatandaşımızın haklı yakınmalarının tamamını çözmek için kendimizi görevli addetmiş bulunmaktayız. Milliyetçi Hareket Partisi bu konuda hesabi değil, hasbidir. Üzerinde uzlaşma sağlanmadan, sadece ve sadece Mecliste oylansın da reddedilsin, sosyal medyada köpürtülsün diye siyaset yapmak Milliyetçi Hareket Partisinin üslubu da meşrebi de değildir.

Milliyetçi Hareket Partisi, her zaman ifade ettiği gibi, vatandaşımızın sıkıntılarına samimiyetle çare olmaya çalışmakta, bu konuda Mecliste uzlaşmanın temin edilmesiyle gerekli yasaların çıkarılmasına gayret sarf etmektedir. Bu konuda, daha önceden vermiş olduğumuz EYT'yle, emeklilikte yaşa takılanlarla alakalı kanun tekliflerimiz; ek göstergeden bir kısım memurların, kamu görevlilerinin faydalanmasına ilişkin vermiş olduğumuz kanun tekliflerimiz ve buna benzer bütün yasal çalışmalarımız hâlen devam etmekte, Meclis gündeminde hâlihazırda mevcut bulunmaktadır. Bu konuda Milliyetçi Hareket Partisinin vermiş olduğu sözlerden vazgeçtiğini, Milliyetçi Hareket Partisinin bu konuda bir tavır değişikliği içerisinde olduğunu ifade etmek tam manasıyla bühtandır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu iddiaların tamamını reddediyoruz fakat toplumumuzun da milletimizin de çok yakinen bildiği gibi, Milliyetçi Hareket Partisi, burada, bu Meclis çatısı altında, Cumhur İttifakı ruhuyla, Türkiye'nin önündeki meseleleri, problemleri çözmeye; Türkiye'nin güvenliğine, memleketimizin millî üniter yapısına yönelik tehditleri bertaraf etmeye ve aynı zamanda Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin, ülkemizde "demokrasimizin üçüncü fazı" olarak ifade ettiğimiz Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin kökleşmesini temin etmeye çalışmaktadır. Bu noktada Milliyetçi hareket Partisi, sistemi tıkayan, sistemi bloke eden değil; Milliyetçi Hareket Partisi, sistemin önünü açan, her zaman olduğu gibi, Türkiye'de sistemsel olarak ortaya çıkabilecek problemleri önceden tespit ve teşhis edip bunların önüne geçmeye çalışan bir tarzda siyaset uygulamaktadır. Bizler, yasama organından çıkacak olan kanunların yürütme organı tarafından da sıhhatli bir şekilde uygulanacağı zemini temin etmek durumundayız.

Bu noktada, Milliyetçi Hareket Partisi, dün olduğu gibi bugün de bu hususlarda uzlaşmadan yanadır. Emeklilikte yaşa takılanların probleminin çözülmesi için, bugün, Türkiye'de, bu manada... Meclis çatısı altında birinci parti durumunda olan Adalet ve Kalkınma Partisinin de katkısı temin edilerek onlarla birlikte uzlaşma içerisinde, emeklilikte yaşa takılan vatandaşlarımızın probleminin çözülmesi gerektiği kanaatindeyiz. Bunun dışında problem çözmeye çalışanlar, hariçten gazel okumaktadırlar; gerçeklerle, gerçeğe uygun bir şekilde konuşmamakta, siyasetlerini çarpıtmaktadırlar. Milliyetçi Hareket Partisinin duruşunu bu noktada sorgulamaya çalışmak kimsenin haddi değildir. Milliyetçi Hareket Partisi de ne gerekçesinde ne kanun hazırlığında içerisinde bulunmadığı, kanuni ve hukuki zeminde de teknik olarak da içerisinde birçok problemi ihtiva eden ve yeni birtakım problemlere yol açacak olan kanuni düzenlemeleri, teklifleri desteklemek mecburiyetinde değildir. Milliyetçi Hareket Partisinin destekleyeceği kanuni düzenlemeler, Milliyetçi Hareket Partisinin düzenlemiş olduğu, Milliyetçi Hareket Partisinin mutfağından çıkacak olan ve demin ifade ettiğim gibi, Cumhur İttifakı anlayışı içerisinde, Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran yapının uzlaşmasıyla ortaya çıkacak olan kanuni düzenlemelerdir. Bunun dışında, Milliyetçi Hareket Partisini başka yapılarla, başka ortamlarda hizalandırmaya çalışmak ve bu noktada vatandaşımızda farklı algılar oluşturmaya çalışmak samimiyetli bir tutum değildir.

Milliyetçi Hareket Partisi verdiği sözlerin arkasındadır. Bu sözlerin yerine gelmesi için de sonuna kadar mücadele edecektir. Fakat Milliyetçi Hareket Partisi bu mücadeleyi ederken diğer bütün anlayışlardan farklı olarak, memleketin birliğine bütünlüğüne, devletin gücüne, kudretine halel getirmeden, Türkiye'nin dengelerine zarar vermeden yapar ve birilerinin yaptığı gibi farklı odaklara imkân tanıyarak, farklı odakların ekmeğine yağ sürerek bu işi yapmaz; bunu hissettiği anda her türlü tedbiri alır. Hiçbir şey Türkiye'nin varlığından, birliğinden ve Türk milletinin güvenliğinden, geleceğinden, güvenli yarınlarından daha önemli değildir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu konuda hassasiyetimiz devam etmektedir. Biz kendi anlayışımız çerçevesinde siyasetimizi yürütürüz, bu anlayış çerçevesinde milletimizden destek bekleriz. Allah'a hamdolsun ki milletimizin de bu noktada Milliyetçi Hareket Partisine göstermiş olduğu takdir ve teveccüh her zaman bizim en büyük gücümüz olmuştur.

Ben bu düşüncelerle sayın heyetinizi saygıyla selamlar, çalışmalarda başarılar dilerim. (MHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Bülbül.