Konu:Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:26
Tarih:05/12/2018


Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 26'ncı Dönemde bakanlar tarafından getirilen torba yasalara Meclis alışmıştı. Buna karşı da sık sık muhalefet olarak uyarıda bulunuyorduk. Bu tür torba yasa tekliflerinin, özünde, diğer bütünlüğü gerektirecek temel yasa tekliflerini olumsuz kıldığını belirtiyorduk. Şimdi milletvekillerimiz yasa teklifi getiriyor ama ne yazık ki yine bir torba kanun teklifiyle karşı karşıyayız.

Değerli arkadaşlar, ben bütününe baktım bu yasada ne amaçlanıyor diye; işçinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin, dar gelirlinin haklarını koruyup onlara fayda sağlayacak bir şey göremedim. Neyi gördüm? Tahsilatı gördüm. Neyi gördüm? İcrayı gördüm. Neyi gördüm? Konkordatoyu gördüm. Şimdi, değerli milletvekili arkadaşlarımızın, 1'inci partinin milletvekili olmaları nedeniyle, kanun teklifleri buraya geliyor. Ben de konkordatoyla ilgili bir kanun teklifi verdim 15 Ekim 2018'de. Bu kanun teklifi de geçti, komisyonlara da gönderildi ama bu, nedense Meclise gelmiyor.

Biz ne istemişiz bir bakalım farkımız anlaşılsın diye. Biz diyoruz ki: Konkordato ilan edilen iş yerlerinde çalışan işçilerin haklarını koruyacak bir düzenleme yapalım. Çünkü orada işçi alacakları rehinli alacaklarla birlikte değerlendirilse dahi banka alacakları işçi alacaklarının önüne geçiyor ve konkordato ilan edilen yerde kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi işçi alacakları birinci derecede iken ikinci sıraya düştüğü için ödeme süresinde orada çalışan işçiler mağdur oluyor. Biz "O işçi arkadaşlarımızın hakkını koruyalım, konkordato ilan edilen işyerlerinde bu düzenlemeyi yapalım." diye bir kanun teklifi vermişiz ama bu kanun teklifi Meclise gelmiyor.

Peki, konkordato nereden doğar arkadaşlar? Sizler de televizyonlarda izliyorsunuz, bu ülkenin köklü firmaları alacaklılarıyla aralarında borç nedeniyle bir düzenleme talebini niye isterler? Ekonomi düzgünken, sorun yokken bu firmaların -çoğu marka olmuş firmalar- konkordato ilan etmek zorunda kalmalarının nedeni ne? Yaşanan ekonomik kriz. Ekonomik kriz sonucu, bunların yaşadığı mağduriyetlere çözüm üretmek yerine onlarla ilgili yeni düzenlemeler getirmenin temel mantığı da koruyucu olmak yerine "Ortaya çıkan tablodan iktidar olarak kendimizi nasıl kurtarırız?" mantığıdır çünkü burada getirilen yeni düzenlemelerde küçük ve orta ölçekli işletmelerin konkordato ilan etmesini engelleyecek yani düzenleme sonucunda bu yola başvurmalarının önünü tıkayacak düzenlemeler yapılmış.

Değerli arkadaşlar, güneş balçıkla sıvanmıyor. Bakınız, sizin döneminizde yani Adalet ve Kalkınma Partisinin döneminde icra dairelerinin sayısı patladı. Bir borç-alacak ilişkisinde eğer toplumun önemli kesimi mağdursa bununla ilgili farklı düzenlemelerle olayı farklı boyutlara taşımak yerine, o mağdur kesimleri destekleme gerekiyor.

Size bir önerim var iktidar milletvekilleri yani 1'inci parti milletvekilleri: Biliyorsunuz, kayıp kaçağı vatandaştan alıyorsunuz, TRT payını vatandaştan alıyorsunuz ama özel şirketlere sağladığınız büyük bir imtiyaz var. Bu nedir? Gün içi arz fiyatları sıfır ile 2 bin arasında; bu da şu demek: Normalde 130 ile 300 kuruş arasında değişen enerji fiyatı, özel işletme sektörüne dâhil olan firmalar tarafından devlete satılırken kar yağdığı gün ya da hava soğuduğunda talep patladı mı 2 bin liraya çıkarılıyor ya da 1.800 liraya çıkarılıyor. Büyük bir vurgun var. Geçen yıl, Bakanlık, üç ay bununla ilgili önlem almış, düzenleme yapmıştı. Gelin, bununla ilgili bir kanun teklifi getirin, "Bu gün içi arz fiyatı sıfır ile 500 lira üzerine çıkamaz." deyin çünkü bir günde trilyonlar dönüyor. Yani vatandaşın -icra takibine düşüp, ödeme güçlüğü içinde oldukları mağduriyeti- burada yeni düzenlemelerle nasıl boğazını daha çok sıkarız diye düşüneceğinize, büyük şirketlerin, devasa holdinglerin kârına kâr kattığı uygulamalara karşı kanun teklifleri getirin, biz de Cumhuriyet Halk Partililer olarak içimizin rahatlığıyla oy verelim. Ama bu gidiş iyi gidiş değil, her kesimin sıkıntısı artıyor, siz de ekonomik kriz ortaya çıkmasın, görülmesin diye yeni düzenlemelerle olayı örtbas etmeye çalışıyorsunuz.

Yüce Meclisi saygıyla selamlarım. (CHP sıralarından alkışlar)