Konu:Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:26
Tarih:05/12/2018


Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MEHMET GÜZELMANSUR (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan 16 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin 3'üncü maddesi üzerine söz aldım. Sözlerime başlamadan önce sizlere ve bizi izleyen tüm vatandaşlarımıza saygılarımı sunuyorum.

Bu kanunla getirilmek istenen sistemde sadece abonelik sözleşmelerinden doğan alacaklara kolaylık ve ayrıcalık getirilmektedir. Bu durum Anayasa'mızın eşitlik ilkesine açıkça aykırılık oluşturmaktadır. Bu eşitsizliğin giderilmesi için düzenlemenin tüm icra takiplerini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, bildiğimiz gibi bugün 5 Aralık Dünya Mühendisler Günü. Ben de bir mühendis olarak mühendisliğin toplum hayatındaki yeri ve önemi ile ülkemizde mühendislerin yaşadığı sorunlardan bahsetmek istiyorum.

Mühendisliğin ilgi ve faaliyet alanları sosyal yaşantımız içerisinde çok geniş bir yere sahiptir. Sabah güne başladığımız ilk andan günün bitimine kadar geçen zaman diliminde mühendislerin çalışmaları sonucu insanlığın hizmetine sunulan çalışmalarla karşı karşıyayız. Bu çalışmalar sayesinde yaşamımız kolaylaşır. Mühendisler yaptıkları barajlarla, köprülerle, viyadüklerle, otomobillerle, ulaşım araçlarıyla, makinelerle, sağlıklı gıdaya ulaşmadaki çalışmalarıyla, enerji üretimi ve küresel ısınmanın kontrol altına alınması konusunda geliştirdikleri çözüm önerileri ve projelerle ve daha pek çok alandaki katkılarıyla çevreyi düzenler, insan yaşamını kolaylaştırır, insan yaşamının niteliğini yükseltir. AR-GE'deki katkılarıyla sanayinin ve teknolojinin gelişimini sağlar. Toplumsal ve sosyal hayatımızda böylesine önemli bir yer tutan mühendislerin ülkemizdeki sorunları ne yazık ki çığ gibi büyümektedir. Bu sorunların başında işsizlik gelmektedir. Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de 3 milyon 275 bin işsiz insan içerisinde üniversite mezunu sayısı 828 bindir. Bu sayının 73 bini ise mühendislerden oluşmaktadır. Gençlerimiz arasında mühendisliğin potansiyel işsizlik olduğuna dair algı giderek yaygınlaşmaktadır. İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz bu sorunu daha da derinleştirmiştir. Ekonomik krizle birlikte yatırımların durması, projelerin iptal edilmesi, reel sektörün tıkanması gibi sorunlar nedeniyle özel sektörde çalışan mühendislerin önemli bir kısmı işten çıkarılmaktadır. Özel sektörde istihdam olanakları daralmıştır. Özel sektörde çalışmaya devam eden mühendisler ise esnek çalışma, güvencesizlik, sağlıksız çalışma koşulları ve reel ücret kaybı gibi tehditlerle karşı karşıyadır. Mühendislerin büyük çoğunluğu kamuda çalışma imkânına sahip ise yani akraba, arkadaş kayırmacılığı ve partizanlık nedeniyle bir türlü sonuca ulaşmamaktadır. Merkezî atamanın kaldırılması, mülakat sistemine geçilmesi, liyakat ilkesinin göz ardı edilmesi, Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda yüksek puan alan başarılı ve yetenekli mühendislerin mülakatta elenmesine yol açmaktadır. Hak eden yerine sadık olanın, tanıdık olanın, ideolojik yatkınlığı bulunanın tercih edilmesi de devlet hizmetlerini kalitesizleştirmekte ve adaletsiz bir durum yaratmaktadır.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, devlette liyakati tesis etmek, işsizler ordusunu küçültmek, ekonomiyi hareketlendirmek, dışa bağımlılıktan kurtulmak, tarımı ve hayvancılığımızı yeniden canlandırmak için atama bekleyen inşaat ve makine mühendislerini göz ardı etmeyin. ÇAYKUR, Devlet Su İşleri, Karayolları Genel Müdürlüğü başta olmak üzere, kamunun tamamında torpilin önünü açan mülakat sisteminden vazgeçin. İnşaat ve makine mühendislerine verdiğiniz kontenjanları artırın. Ülkemizde her geçen gün itibarı düşürülen bir meslek hâlini alan inşaat mühendisliğinin itibarının yeniden tesisi için müteahhitlik yasasını bir an önce çıkarın. Gıda, su ürünleri ve ziraat mühendislerine verdiğiniz atama sözünü tutun.

Önceki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Eşref Fakıbaba'nın Tarım Bakanlığına 10.550 personel alacağı konusunda bir vaadi vardı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın, selamlayın.

MEHMET GÜZELMANSUR (Devamla) - Aradan on dokuz ay geçti, bu atama neden yapılmadı? Şimdi, Tarım ve Orman Bakanı Sayın Pakdemirli'ye hatırlatmak istiyorum: Devlette süreklilik esastır, önceki bakanın verdiği sözü tutun. Hükûmetinizin verdiği 10.550 atama sözünü bir an önce yerine getirin.

Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, gelişmiş ülkelerin kalkınmasındaki en önemli faktörlerden birinin mühendislik mesleğine ve mühendislere verilen önem olduğunu hatırlatıyor, tüm mühendislerin 5 Aralık Dünya Mühendisler Günü'nü kutluyor, saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)