Konu:Çevre Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:24
Tarih:29/11/2018


Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Çağdaş ve demokratik ülkelerde yaşanan çevre sorunları, çevre katliamları yürütmeye karşı iki şekilde çözümlenebilir. Bir tanesi, bağımsız yargı organlardır yani bizde olmayan. Üzülerek söylüyorum ki bizim idareye karşı açtığımız davalarda mahkemenin vermiş olduğu kararların altındaki imzanın kalemi yürütme ve idareye, saraya ait. Çok ciddi çevre sorunlarında, HES'lerle ilgili, ÇED raporlarıyla ilgili idare mahkemelerinde davalar açılıyor. İlk derece mahkemeleri lehimize kararlar verebiliyor ama Danıştay jet hızıyla, aleyhe, kesin olarak kararları bozuyor. Yani Türkiye'de hür, bağımsız bir yargı yok. İkinci seçenek sivil toplum örgütleri, dernekler, halk, toplulukların anayasal hakları, dirençleri, vermiş olduğu tepkiler, gösterilerdir. Ben eminim ki bugün hukuksuzluğa, haksızlığa, eşitsizliğe hâlâ tepki verecek milyonlarca vatandaş var. Konuyu farklı bir noktaya getirmek istiyorum.

1995-2000 yılları arasında, öğrencilik yaptığım -burada Değerli Hocam İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu var- dönemde Sayın Meclis Başkan Vekili Mustafa Şentop Hocam var. Günlerce ders çalışıyorduk, sınavlara giriyorduk, bir ay çalıştığımız derslerimiz oluyordu ve sınav sırasında yanımızdaki bir arkadaşımız düşüncesinden, kılık kıyafetinden dolayı sınavdan atılıyordu; biz o gün sağcısı, solcusu, ülkücüsü onun yanında ciddi tepkiler verebiliyorduk, direniyorduk polise karşı, YÖK'ü protesto ediyorduk hep beraber. O gün bize hiç kimse "terörist" dememişti, bugün de demiyor, diyemez. Ama bu ülkede çevre için, ülke için, geleceği için, daha eşit bir Türkiye için beş yıl önce meydanlarda olan Gezi kahramanlarına hakaret edilebiliyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Size cevap vereceğim birazdan.

BAŞKAN - Arkadaşlar...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Kimse şunu unutmasın. Gezi bu ülkenin onurudur.

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Yazık, yazık!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Gezi bu ülkenin aydınlık geleceğidir. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) O insanlar bu ülkenin geleceğine ışık tutmak için yürümüşlerdir. Devlete karşı silah sıkmamışlardır. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Ayıp, ayıp, çok ayıp! Sizi ayıplıyorum! O taraf, bu taraf olmaz!

BAŞKAN - Hatibin sözünü kesmeyelim, lütfen...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Ben, öncelikle, Gezi olaylarında gözünü kaybeden, yaralanan, sakat kalan kardeşlerimi buradan saygıyla selamlıyorum.

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Polisleri de selamla! Yaralanan polisleri de selamla!

FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Polisleri bu kadar düşünüyorsanız 3600 ek göstergeyi verin!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Hayatını kaybeden tüm Gezi kahramanlarına rahmet diliyorum.

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Orada yaralanan polisler var.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Tabii Sayın Akdağ, kızabilirsin.

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Orada yaralanan polisler ne oldu?

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Polisleri de selamla, sen teröristleri selamlıyorsun.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Gezi kahramanlarının CV'sinde FETÖ yok, Menzil yok, Adnan Hoca yok, Müslüm Gündüz yok!

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Yazık sana! Yazık sana!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Onların CV'sinde Mustafa Kemal'in bağımsızlık ruhu var, tabii ki rahatsız olacaksın, tabii ki rahatsız olacaksınız. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

RECEP AKDAĞ (Erzurum) - Seni ayıplıyorum, ayıplıyorum! Yazık sana!

SELAMİ ALTINOK (Erzurum) - Sen teröristleri selamlıyorsun kardeşim!

BAŞKAN - Arkadaşlar, hatibi dinleyelim.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Değerli milletvekilleri, kimse AK PARTİ gibi düşünmek zorunda değil, kimse onunla aynı yolda yürümek zorunda değil, kimse onların yaptıklarını onaylamak zorunda değil.

HALİL ÖZTÜRK (Kırıkkale) - FETÖ organizasyonuydu kardeşim o!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Tüm çağdaş demokrasilerde, çoğulcu demokrasilerde yüzde 49'a saygı duymak zorundalar. Siz hâlâ kendinizi şu Mecliste çoğunluk olarak görüyorsunuz. 290 kişisiniz, unutmayın bunu. Siz bu ülkede yüzde 49'a saygı duymak zorundasınız. (AK PARTİ sıralarından gürültüler, "Parmağını indir!" sesleri)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Parmağımı da indirmiyorum.

Teşekkür ediyorum, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)