Konu:Çevre Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:24
Tarih:29/11/2018


Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ EMİNE GÜLİZAR EMECAN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle biraz önceki tartışmaya istinaden, bugün Aladağ yurt yangınının 2'nci yıl dönümünde sayın hatibin olayı normalleştirmesini ve Cumhuriyet Halk Partisini acılar üzerinden siyaset yapmakla suçlamasını kınıyor ve bu sözlerini kendisine iade ediyorum. Bu ülkede her gün acılar yaşanıyor, daha dün bir yenisini yaşadık. Kocaeli Gebze'de Kuzey Marmara Otoyolu inşaatında mühendislik kurallarına ve iş güvenliği önlemlerine uyulmadan, Hükûmetin bitirme baskısı altında yapılan hızlı imalatın sonucu göçük meydana geldi ve yine işçilerimiz bunun bedelini canlarıyla ödedi. Biz buna kaza değil, cinayet diyoruz. Hayatını kaybeden işçilerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

Değerli milletvekilleri, 15 sıra sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 23'üncü maddesi üzerine söz almış bulunuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Üzerine söz almış olduğum madde 2012 yılında çıkarılmış olan 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun'un 6'ncı maddesinde bazı değişiklikler öngördüğü için bu kanun üzerine ve uygulamaları üzerine konuşacağım.

Ülkemizde yaklaşık 20 milyon yapının neredeyse yarısının güvenli yapı olmadığı, mühendislik hizmeti almadan ruhsatsız ve kaçak imal edildiği, seçim bölgem İstanbul'da ise 2 milyona yakın binanın benzer şekilde bulunduğu bir gerçektir. Aynı şekilde, okul, hastane, yurt, kreş gibi kamuya ait binalar da maalesef risk altında binalardır.

6306 sayılı bu Kanun'un çıkış amacı, adından da anlaşılacağı üzere, 1999 depremleri sonrası güvenli yapılaşmanın sağlanması, afet riski altındaki alanlardaki can kayıpları başta olmak üzere, risklerin olabildiğince azaltılmasıydı. Bu kanunun her ne kadar iyi niyetle çıkarıldığını söylesek de işleri kolaylaştırmak adına bazı maddelerin suistimale açık olduğu görülmüştür. Sonrasında, AKP iktidarı döneminde uygulamalarda da bunun böyle olduğunu zaman içerisinde gördük. Uygulanmakta olan dönüşümün bir vizyonu ve bütünlüğü olmadığını, özellikle metropollerde her ilçenin kendine göre bir dönüşüm gerçekleştirdiğini, vatandaşın mülkiyet hakkını gasbetmeye yönelik uygulamalar gerçekleştirildiğini söyleyebiliriz. Yine bu süreçte risk tespit edilmiş alanlar dururken ne hikmetse hangi riskleri içerdiği açıklanamayan, getirisi yüksek, ranta açık alanların riskli alan ve rezerv alanı olarak ilan edildiğini, üzerine konuştuğumuz maddeyle vatandaşın mülkiyet haklarının sosyal devlet anlayışıyla uyuşmayacak şekilde aktarımlarının gerçekleştirildiğini birçok uygulamada maalesef gördük. Birçok yerde değerli alanlar önce rezerv alanı ve riskli alan ilan edilip sonra TOKİ'ye devredilerek hissedarlar yok sayıldı ve sayılmaya da devam ediyor. Bu maddede yapılan değişikliklerle -şimdi de işler hızlandırılma bahanesiyle- insan haklarına aykırı şekilde, kararlara katılmayan vatandaşlarımızın hakkı devlet ve bakanlık eliyle gasbedilmeye devam edilecek.

Hemen size seçim bölgemden bir örnekle devam etmek istiyorum. Birkaç ay önce Zeytinburnu Nakliyeciler Sitesi'nde 216 bina iş yeri sahiplerinin bütün itirazlarına rağmen yıkıldı. Bu araziyi 2014 yılında Suudi Arabistan merkezli Al Qemam Grubunun yatırım şirketi Akzirve Gayrimenkul satın almıştı. CHP İstanbul İl Başkanlığımızın 2016 ve 2017 yıllarında mülk sahipleri ve kamu lehine açtığı davalar devam ederken, keşif ve bilirkişi raporları beklenirken bakanlık, satın alan şirketin yanında durdu ve bu alanı önce riskli alan, daha sonra da rezerv alanı ilan ederek inşaat izni verdi. Siteyi boşaltan nakliyeciler şu anda açıktalar ve çok mağdurlar. Ayrıca, emsal dışı alanlar da dâhil edildiğinde, 400 bin metrekare civarında olan bu alan için 10-15 katlı binalar düşünüldüğü de iddialar arasında. İşte size çıkarılan yasa, işte bunun uygulaması, işte yabancılara peşkeş çekilen bir İstanbul değerli milletvekilleri.

Yine, Esenyurt, Fikirtepe, Kirazlıtepe ve Gaziosmanpaşa başta olmak üzere birçok yerde bu yasanın suistimal edildiğini gördük. Hele Esenyurt'ta Belediye Başkanınız bu projelere maalesef, garantörlük yapmış, reklam filmlerinde oynamış, billboardlarında yer almıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

EMİNE GÜLİZAR EMECAN (Devamla) - Tamamlayacağım Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Emecan.

EMİNE GÜLİZAR EMECAN (Devamla) - Bugün de yine yarım kalan projeler de dâhil, kararlara katılmayan vatandaşlarımızın hakları tehlike altındadır. Bakanlık bu yaşananların üzerinde mutlaka durmalıdır.

Madde üzerindeki düzenleme de hiçbir aksaklığa ilaç olmayacaktır. 6306 sayılı Kanun'un uygulamasının yeniden gözden geçirilmesi, rant odaklı değil risklerin azaltıldığı bir yaklaşımla halkımızın can ve mal güvenliğini koruyacak şekilde uygulanmasını dileyerek sözlerime son veriyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)