Konu:Çevre Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:22
Tarih:27/11/2018


Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ MENSUR IŞIK (Muş) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

15 sıra sayılı Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 6'ncı maddesi üzerine partim adına söz almış bulunmaktayım. Genel Kurulu saygıyla selamlamaktayım.

Sevgili arkadaşlar, "il çevre ve orman müdürlüğü"nün "çevre ve şehircilik il müdürlüğü" olarak değiştirilmesi aslında teknik bir düzenlemedir ancak maddeye eklenen paragrafla çevre ve şehircilik il müdürlüklerince uygulanacak idari para cezalarına karşı açılacak davalarda muhatabın çevre ve şehircilik il müdürlüğünden Bakanlığa çevrilmiş olması yasa teklifi olarak önümüzde.

Şimdi, bu durumu biz şöyle değerlendirmekteyiz: Birincisi, aslında Bakanlığın davalı olarak görülmesi, bu şekilde bir değişiklik yapılması mağdur edilen kişilerin, idari para cezasına çarptırılan kişilerin mağduriyetlerinin dava konusu olması sürecinde, bir defa dava sürecini uzatacaktır. İkinci husus, Bakanlığın davalı konumdan düşürülmüş olmasının, daha doğrusu bu şekildeki bir değişikliğin Bakanlık tarafından, dava açan davacılara, mağdurlara karşı bir baskı unsuru olarak kullanılabileceğini düşündüğümüz için biz bu madde değişikliğine karşıyız, muhalefetimiz bu yönde.

Şimdi, aslında, söz almışken, ben Muş'ta kronikleşmiş hastane sorununu burada, Genel Kurulda milletimizin, halkımızın, halklarımızın huzurunda bir kez daha dile getirmek istiyorum.

Şimdi, sevgili arkadaşlar, sevgili milletvekilleri; Muş 400 bin nüfusuyla bölgenin en büyük illerinden bir tanesi. Aynı zamanda, Muş'ta kurulacak araştırma hastanesi çevre illerle beraber yaklaşık olarak 1 milyon kişiye hizmet verecek bir duruma gelecektir. Yine, Muş'ta neredeyse her gün onlarca hasta çevre illere sevk edilmektedir; örneğin Elâzığ, Malatya, Van ve Erzurum illerine neredeyse her gün onlarca hasta sevk edilmekte ve bu hastaların bir kısmı maalesef yolda yaşamını yitirmektedir. Bu hastalar sevk edildikten sonra, yaşamış oldukları ekonomik sorunlardan kaynaklı ailelerin birçoğu hastasını zamanında doktorun -sevk ettiği zaman itibarıyla- sevk ettiği araştırma hastanesine götürememektedir ve bu yönlü ciddi bir sıkıntı, sorun Muş için yaşanmaktadır. Zamanın Başbakanı, şimdi hâlâ da Meclis Başkanı olan Sayın Binali Yıldırım Muş'ta yapmış olduğu bir mitingde 400 yataklı bir araştırma hastanesi sözü vermişti. Biz de ilimizin bir vekili olarak, ilden özellikle yerel yöneticiler, ildeki meslek örgütleri ve birçok sivil toplum örgütünden, aynı zamanda halkımızdan gelen talebi burada Meclis huzurunda, halkımızın huzurunda bir kez daha dile getirmek istiyoruz ve bunun takipçisi olacağımızı bir kez daha burada belirtmek istiyoruz.

Şimdi, bunu neden talep ediyoruz sevgili arkadaşlar? Öncelikle Muş maalesef gelişmişlik sıralaması itibarıyla yaklaşık kırk yıldır hâlâ 81'inci il yani son sırada yer almaktadır. Sağlık sorunları ve sıkıntıları itibarıyla da Muş sondan 6'ncı yani 81 il içerisinden 75'inci sırada yer almaktadır. Örneğin Erzurum'da 3.347 yatak sayısı olmasına rağmen Muş'ta 715. Örneğin şöyle daha somutlaştırmak gerekirse 100 bin kişi başına düşen hastanedeki toplam yatak sayısı Muş'ta 176 iken Erzurum'da 439, yanı başımızdaki Elâzığ'da 470 yani yaklaşık olarak 2,5-3 katlık bir sıkıntı var. Bundan dolayı bizim, Muş'ta mutlaka ama mutlaka devlet hastanesinin yanında aynı zamanda bir araştırma hastanesine ciddi anlamda ihtiyaç duyulmaktadır. Bunu bir kez daha buradan milletimizin, halkımızın huzurunda dile getirmem gerekmekte.

Değerli milletvekilleri, Sayın Genel Kurul; biraz önce AKP'li hatibin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Selahattin Başkan için, Sayın Demirtaş için vermiş olduğu kararı ne şekilde okuduğunu anlamak gerçekten güç. Yani şimdi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin başvurusu esnasında elbette ki onlarca maddenin ihlal edildiğini iddia edebiliriz ama bu, ihlal iddialarımızın hepsinin kabul edilmesi anlamına gelmez bir karar. Bu kararda talep ettiğiniz, ihlalini iddia ettiğiniz...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MENSUR IŞIK (Devamla) - Sayın Başkan, bir dakika daha...

BAŞKAN - Tamamlayalım lütfen.

Buyurun.

MENSUR IŞIK (Devamla) - Tamam.

Bir defa şunu söylemek lazım, şunu görmek lazım: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Selahattin Demirtaş kararında net bir şekilde tahliye için gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini söylemektedir, bu bir.

İkincisi, sayın hatip ve temsil ettiği iktidar partisi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 18'inci maddesinin ihlalinin ne anlama geldiğini biraz okusalar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin geçmiş kararlarına baksalar çok iyi olacaktır.

Üçüncü husus da şu: Bir defa, yürütme organının başı olan Cumhurbaşkanının AİHM'in Demirtaş kararından sonra "Biz gerekli adımları atacağız ve bu işi bitireceğiz." demesinden sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcısını makamına çağırıp ona talimat vermesi, bir hukuk devletinde ne anlama gelir, bunu da bir kez daha halkın huzurunda sizlere sormak istiyorum.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)