Konu:Çevre Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi Münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:22
Tarih:27/11/2018


Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BURAK ERBAY (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, görüştüğümüz kanun teklifinin gerekçesine baktığımızda, çevremizi ve doğamızı korumanın amaçlandığını görmekteyiz. Yarınlara daha yaşanabilir, temiz bir çevre bırakmak, bu ülkede yaşayan herkesin üzerinde hassasiyetle durması gereken bir konudur. Hepimizi ilgilendiren bu tür konularda bir yasa çıkarılırken öncelikli olarak konunun muhatabı olan sivil toplum örgütlerinden görüş almak, en doğru ve akla uygun yöntemdir. Ancak her zaman olduğu gibi, AKP, hiç kimseden görüş almadan bir yasa teklifi hazırladı ve önümüze getirdi. Bugüne kadar bu yöntemle çıkarılan her yasa, maalesef yandaşa yarar, vatandaşa zarar olmuştur.

Birkaç ay evvel çıkardığınız imar barışı yasasının sonuçlarına bir bakalım. Maalesef, ülkede ve toplumda yarattığı tahribat, çok acı bir şekilde ortada durmaktadır. Çıkardığınız bu yasayla, 31 Aralık 2017 tarihinden önce ruhsatsız ve ruhsata aykırı yapılmış yapıların yapı kayıt belgesi alması düzenlenmiştir. Bugüne kadarki en kapsamlı ve koşulsuz imar affı olan bu düzenlemeyle kaçak yapılar, hiçbir mimarlık ve mühendislik hizmeti almadan, herhangi bir kontrol mekanizması olmaksızın yasal statüye kavuşturulmuştur.

Bu yasanın çıktığı 18 Mayıs 2018 tarihinden bu yana Muğla'da betoncuların beton yetiştiremediğinden haberiniz var mı? Çıkardığınız bu yasadan faydalanmak için bir umutla başvuru yapan ancak kendini ihbar etmiş duruma düşen orman köylüsünün bir odalı ve tek katlı evine yıkım kararı geldiğini biliyor musunuz? Bu kadar yapıyı yasal hâle getirirken belediyelerin buralara hizmet götürme konusunda hazır olup olmadığını sordunuz mu? Peki, bu hazine arazilerindeki koruma bölgelerindeki yasallaştırmaya çalıştığınız evlere kanalizasyon nasıl gidecek, içme suyu hatları nasıl çekilecek? Bakın, bu yasadan sonra yapılan bir inşaat, çıkardığınız yasanın sonuçları.

Değerli milletvekilleri, 24 Haziran seçimleri öncesinde imar affıyla bir taşla birkaç kuş vurmaya çalışan AKP'nin vurduğu tek şey çevremizdir, doğamızdır ve çocuklarımızın geleceğidir. Bu yasa, toplumdaki adalet duygusuna zarar vermiştir, kaçak yapılar yasallaştırılmıştır, bir anlamda, yasalara uyan vatandaşlarımız cezalandırılmıştır. İmar planlarını, şehircilik ilkelerini yok sayan bu düzenleme, aynı zamanda, kentlerin düzenli gelişmesini ve yaşanabilir mekânlar olmasının ortaya çıkmasını imkânsızlaştırmıştır.

Ne demişti ağaç kesenler partisi genel başkanı: "Biz şehirlere ihanet ettik, hâlâ da ihanet ediyoruz, ben de bundan sorumluyum." demişti. İşte bu zihniyet, hazine arazilerini, ormanlarını yağmaya açarak ihanete devam ediyor, koyları, kıyıları yandaşlara peşkeş çekerek bu ihanet devam ediyor, binlerce yıllık tarihî Likya Yolu'na asfalt dökerek ihanete devam ediyor, Yatağan'da beş yüz yıllık çam ağacını keserek bu ihanete devam ediyor. (CHP sıralarından alkışlar)

Ne demişti atalarımız? Balık baştan kokar. İşte bu ihanetin son örneğini de Marmaris Okluk Koyu'nda yaşıyoruz. Ağaç kesenler partisi genel başkanı, 300 odalı yazlık sarayda keyif yapsın diye 40 bin ağaç kesilmiştir, Okluk Koyu'nun doğası katledilmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) Okluk Koyu'nda arazilerine el konulmaya çalışılan vatandaşların iki gündür Marmaris Mal Müdürlüğüne çağrılarak polis baskısı altında pazarlığa zorlandığından haberiniz var mı?

Her ağzınızı açtığınızda FETÖ ihanetinden bahsediyorsunuz. Bu kentlere, bu doğaya yaptıklarınız, FETÖ ihanetinden aşağı kalır bir ihanet değildir. Rant için kestiğiniz her ağacın günahı, teröristlerin masum insanlara sıktığı kurşunun günahından az değildir. İçinizden "Varsa bir hatamız öbür dünyada hesabını veririz." diyor olabilirsiniz ama ant olsun ki Mustafa Kemal Atatürk'ün bize emanet ettiği, uğruna nice şehitler verdiğimiz bu kutsal topraklarda rant uğruna kestiğiniz her ağacın, sattığınız her derenin, doğaya ve çevreye yaptığınız her ihanetin bedelini bu dünyada ödeyeceksiniz. Ülkenin her köşesinde doğaya, kültüre ve kentlere ihanet eden yönetim anlayışınız 31 Martta sandığa gömülecektir. İşte bu yüzden Ankara'yı da kaybedeceksiniz, işte bu yüzden İstanbul'u da kaybedeceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)

BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar) - Bravo!

BURAK ERBAY (Devamla) - Rahat uyu Berkin Elvan, rahat uyu Ali İsmail, rahat uyuyun çocuklar.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)