Konu:Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:22
Tarih:27/11/2018


Çevre Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

ÖZGÜR KARABAT (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Konuşmama başlarken öncelikle, bir alışkanlık hâline getirdiğimiz torba yasanın, aslında istisnai olarak kullanmamız gereken bir yöntem olması gerektiğini belirtmeliyim. Bu durumun genel bir yasa yapış tarzı hâline gelmesi, içinde ne olduğu vatandaşlarca anlaşılmayan... Vatandaşın deyimiyle çorba mı torba mı belli olmayan bu yöntem hem milletvekillerimizin hem de Parlamentonun saygınlığına gölge düşürmektedir, bunu belirtmek istiyorum. "Huylu huyundan vazgeçmez." derler ama yine de bunu söylemek elzem olsa gerek.

Sayın milletvekilleri, hiçbir iktidar dönemi yok ki çevre konusu bu kadar büyük bir tartışma konusu olsun. Tabii bunun sebebi özellikle AKP iktidarının uyguladığı politikalar. Özellikle büyük kentlerde saksı görsek bina yapma alışkanlığı ve belediyelerin imar yöntemiyle bütçe oluşturma alışkanlığı bu konudaki temel sakatlıklar değerli arkadaşlar. Çevre deyince, çevre hassasiyeti deyince bunun bir maliyet olarak algılanmasıysa başka bir problem. Çevrenin yeşilini dolara tahvil ettiğiniz bir anlayışla belediye yönetmek bu sonuçlara yol açıyor.

Dolar demişken Ziraat Bankası ve Halk Bankasında "bir gece ansızın gelirim" misali düşük kurdan döviz satanlara ne yapıldığını da merak ediyoruz. Aradan onca zaman geçmesine rağmen tek bir işlem yapıldı mı, vatandaşlar adına sormak istiyoruz. Çiftçiye, soğan ve patates tüccarlarına yönelik yaptığınız operasyonların benzerlerini bu kişilere yaptınız mı, soruyoruz. Milletin anasını soğan gibi ağlatanlara ne yaptınız, merak ediyoruz. Operasyonu soğana değil, milleti soyana yapın diyoruz; gözünüzü soğana değil, milleti soyanlara dikin diyoruz.

Sayın milletvekilleri, üzerine konuştuğumuz yasa çok masum ve doğayı koruyan bir yasa gibi gözüküyor olabilir ancak vatandaşlarımız şunu bilsin ki bu yasayla yeni vergi yükleri geliyor. Araç lastiğinden marketten alınan çöp poşetine, eczanede satılan ilaç kutusuna kadar bir dizi yeni vergi yükü ortaya çıkıyor. Tüm bunlar da "çevreyi koruyoruz" kılıfıyla yapılıyor.

"Poşet düzenlemesi" diye sunabileceğimiz bu torbada birçok sürpriz var. Mesela "geri kazanım payı" adı altında getirilen yeni düzenleme özellikle ihracata yönelik esnek plastik sektöründe yeni vergi yükleri getirip ihracatı olumsuz etkileyecek gibi gözüküyor.

Sayın vekiller, hepimiz ara sıra köylerimize gideriz, doğduğumuz yerlere gideriz. Gittiğimizde çocukluğumuzda gördüğümüz derelerin yok olduğunu, göllerin, göletlerin kuruduğunu görüyoruz. Hiç vicdanınız sızlıyor mu diye sormak istiyorum. Eğer gittiğiniz yerlerde kurbağaların sesi kesilmiş, çiçeklerin rengi solmuş, kuşlar ötmüyorsa, ormanlar yok olmaya başlamış ve sararıyorsa bunların sebebi önünü açtığınız HES politikalarıdır değerli arkadaşlar.

Doğayı babamızın malı gibi değil, çocuklarımıza emanet edilecek gibi algılamamız gerekir, bir gelecek olarak algılamamız gerekir. İktidarın uygulamaları sonucudur ki Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre çevre kirliliği noktasında 81 ilimizin 41'i ciddi bir sorun yaşıyor. 41 ilimizde hava kirliliği, Dünya Sağlık Örgütü limitini aşmış durumda. Çevre Performansı Endeksi'nde 180 ülke arasında 172'nci sıradayız. Balık çeşitliliği konusunda 78'inci sıradan 124'üncü sıraya geriledik. Siz balık çeşitliliği konusunda balıkları değil, HES'leri yapan Çalık'ları tercih edebilirsiniz ama biz hâlâ denizlerin, göllerin ve akarsuların balıkların ve yaşayan tüm canlıların ortak mülkiyeti olduğunu düşünüyoruz.

Yine bu kanunla tüm su kaynakları, enerji kaynakları santrali kurmak isteyen şirketlerin emrine veriliyor.

Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum: Doğayı korumayan bir Çevre Kanunu olamaz. Babamızın malı gibi doğayı har vurup harman savuramayız.

Çocukken söylediğiniz ve şimdi çocuklarımızın söylediği bir şarkıyı hatırlatarak konuşmama son vermek isterim. "Tohumlar fidana, fidanlar ağaca, ağaçlar ormana dönmeli yurdumda/ Yuvadır kuşlara, örtüdür toprağa, can verir doğaya ormanlar yurdumda." diyorum. Hepinizi bu anlayışla bir çevre politikasına davet ediyorum.

Çok teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)